2 saat önce

Yüksek Seçim Kurulu, adaylığı 8 Kasım'da kesinleşecek kamu personeli ve kooperatif çalışanlarının 9 Kasım'da izne çıkmasının zorunlu olduğunu bildirdi. Resmi seçim propagandası 10 Kasım'da başlayacak.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 6 Aralık 2026'da yapılacak erken genel seçimde aday olan kamu personeli ile kooperatif çalışanlarının 9 Kasım'da izne çıkmak zorunda olduğunu duyurdu. Kurul, 5 Kasım tarihli açıklamasında bu yükümlülüğün Anayasa'nın 120. maddesine ve Seçim ve Halkoylaması Yasası'nın 57. maddesine dayandığını belirtti.

Kimler izne çıkacak

Duyuruya göre yükümlülük yalnızca kadrolu memurlarla sınırlı değil. Devlet hizmetinde asıl, sürekli, geçici ya da sözleşmeli statüde çalışan herkes, ayrıca kamu iktisadi teşebbüslerinde, diğer kamu kuruluşlarında ve kooperatiflerde görev yapan adaylar kapsama giriyor. YSK, adaylıkları 8 Kasım 2026'da kesinleşecek olanların ertesi gün, yani 9 Kasım'da izne ayrılması gerektiğini bildirdi ve ilgili adaylara yasadaki izin hükümlerinin uygulanacağını ekledi.

Seçim takvimindeki sonraki adımlar

Seçim takvimine göre kesinleşen adaylar 9 Kasım'da ilan edilecek. Aynı gün aday sıralamasını belirlemek için ad çekme işlemi yapılacak. Resmi seçim propagandası ise 10 Kasım Salı günü başlayacak.

Duyuru, 6 Aralık 2026'da yapılacak Milletvekilliği Erken Genel Seçimi ile Yerel Kuruluş Organları Genel Seçimleri için geçerli. Aday listeleri kesinleştikten sonra izin süreci başlayacağından, kamu kurumlarında ve kooperatiflerde çalışan adayların 9 Kasım itibarıyla görevlerinden ayrılması gerekecek.

Son güncelleme05.11.2026 18:49
Kaynaklar Bugün Kıbrıs, Star Kıbrıs
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
16 saat önce

Cevher İlhan, iktidarın muhalefeti yargı ve transferlerle dağıtmaya çalıştığını savundu; muhalefet partilerini birbirlerine yüklenmek yerine ortak adayda uzlaşmaya çağırdı.

Yeni Asya yazarı Cevher İlhan, 5 Kasım tarihli köşe yazısında muhalefetin ortak aday ve birleşik bir demokratik cephe etrafında bir araya gelmesi gerektiğini savundu. İlhan'a göre iktidar, hem yargıyı hem de siyasi transferleri kullanarak muhalefeti dağıtmaya çalışıyor.

Yargı ve fon krizi üzerinden eleştiri

İlhan, Türkiye'de kuvvetler ayrılığının ortadan kalktığını, yargıya güvenin sıfırlandığını ve Meclis'in etkisizleştirildiğini öne sürdü. Yazara göre "fon vurgunu" sonrasında iktidar çevresindeki dosyalar soruşturulmazken, muhalefet isimleri gözaltı ve tutuklamalarla itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. İlhan, bu süreçte gizli tanık ifadelerinin ve çocuklar üzerinden baskı kurulan itirafçıların kullanıldığını iddia etti. Yazar, kamuya çok küçük bir zarar verildiği iddiasıyla evlerin sabaha karşı basıldığını, kişilerin günlerce gözaltında tutulup aylarca tutuklu kaldığını ve yargılama bitmeden suçlu ilan edildiğini ileri sürdü; buna karşılık fon soruşturmasıyla gündeme gelen isimlerin serbestçe dolaştığını savundu.

Seçim takvimi ve anayasa tartışması

Yazar, Cumhurbaşkanı'nın yeniden aday olabilmesi için Anayasa'nın 101. maddesindeki iki dönem sınırının aşılmasına yönelik bir plan yapıldığını ileri sürdü. İlhan'a göre bu amaçla seçimin 7 Mayıs 2028 tarihine denk gelen zamandan birkaç hafta öne çekilerek "Nisan'da seçim" fikri gündeme getirildi; yazar bunu erken seçim değil, bir takvim manevrası olarak niteledi.

İlhan, milletvekillerinin "ya iktidar partisine geçersin ya içeri girersin" baskısıyla transfer edildiğini, belediye başkanlarına da benzer bir yolun dayatıldığını öne sürdü. Yazara göre bu transferlere rağmen seçimi öne almak için gereken çoğunluk sağlanamadı.

Muhalefeti bölme iddiası

Yazar, enflasyondan faize, tarımdan eğitime, sağlıktan sanayiye ve dış politikaya kadar pek çok alanda başarısızlık yaşadığını söylediği iktidarın, sandıktan çıkma umudu kalmadığı için muhalefeti dağıtmaya yöneldiğini savundu. İlhan, muhalefet partilerinin arasına fitne sokulduğunu, bunun "siyasi mühendislik" olduğunu ve amacın millet iradesini tasfiye etmek olduğunu öne sürdü. Yazara göre yandaş medyanın da desteğiyle halkta "ne yapsak bunlar gitmez" algısı yaratılıyor; hedef, seçmeni umutsuzluğa sürükleyip sandığa gitmemesini sağlamak.

Muhalefete çağrı

Yazısının son bölümünde İlhan, muhalefetin birbirine karşı incitici bir dil kullanmaması gerektiğini söyledi. Yazara göre muhalefet partileri demokrasi, hukuk ve temel haklar gibi ortak değerler üzerinde iş birliği yapmalı, birleşik bir demokratik muhalefet oluşturmalı ve ortak aday üzerinde uzlaşmalı. İlhan, tek adam rejimi olarak nitelediği yönetime karşı çözümün bu olduğunu savundu.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme05.11.2026 04:24
Kaynak Yeni Asya
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu