Para Analiz'in aktardığına göre Avrupa Komisyonu aday ülkelerin ilerlemesini dış politika ve güvenlik uyumuna da bağlamayı planlıyor; Türkiye, uyumu çok düşük bulunan tek aday ülke olarak anılıyor.
Para Analiz'in haberine göre Avrupa Birliği genişleme politikasında yeni bir döneme giriyor: Avrupa Komisyonu, adayların üyelik yolundaki ilerlemesini değerlendirirken ekonomik ve hukuki reformların yanı sıra Birliğin dış politika ve güvenlik hedefleriyle ne kadar örtüştüklerini de ölçmeyi planlıyor. Haberde, yakın tarihli değerlendirmelerde Türkiye, Gürcistan ve Sırbistan'ın hem dış politika uyumu hem demokratik reform karnesi nedeniyle eleştirilen üç aday olarak öne çıktığı belirtiliyor.
Güvenlik, üyelik sürecinin merkezine taşınıyor
Brüksel'in beklentisi yalnızca reform yapmak ve AB mevzuatını almak değil; adayların uluslararası krizlerde Birliğe yakın bir çizgi tutması da isteniyor. Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaş ile Avrupa'da artan hibrit tehditler, güvenlik başlığını genişleme sürecinin ortasına yerleştirdi. Kimliği açıklanmayan üst düzey bir AB yetkilisine göre ortak güvenlik ve savunma politikası müzakerelerde ağırlık kazanıyor ve adaylardan henüz üye olmadan da Birliğin güvenliğine katkı sunmaları bekleniyor. Bu çerçevede savunma, sınır yönetimi, siber güvenlik ve hayati altyapının korunması gibi alanlarda iş birliği öngörülüyor. Rusya'ya uygulanan AB yaptırımlarına ne kadar katılındığı da adayların dış politika yönelimini ölçen temel ölçütlerden biri sayılıyor. Komisyon, süreçte en ileri noktadaki dört adayı öncü ülkeler olarak adlandırıyor.
Türkiye'ye yönelik değerlendirme
Haberde aktarıldığına göre Komisyon, Türkiye'nin dış politika uyumunu "çok düşük" buluyor ve bu nitelemenin yapıldığı tek aday Türkiye. Bu tablo, AB'nin geliştirmekte olduğu kademeli bütünleşme modelinden Ankara'nın ne kadar yararlanabileceği sorusunu gündeme getiriyor. Değerlendirmede Türkiye'nin Rusya yaptırımlarına katılmamasının payı büyük. Üst düzey bir Komisyon yetkilisi, Ankara'nın yaptırımların üçüncü ülkeler aracılığıyla delinmesini engelleme yönünde bir miktar yol aldığını kabul etti, fakat daha fazlasının gerektiğini söyledi. Komisyon ayrıca Türkiye'de demokratik standartların ve temel hakların durumunu üyelik önündeki engeller arasında sayıyor; bir AB yetkilisi, Türkiye ve Gürcistan'da demokratik gerileme yaşandığını dile getirdi.
İş birliği alanları ve Orta Koridor
Habere göre Komisyon, ilişkilerin her yönüyle olumsuz seyretmediğini de vurguluyor: Ticaret, göç ve sınır güvenliği, bölgesel güvenlik ile ulaştırma ve bağlantısallık alanlarında Ankara ile ilişkilerin ilerlediği kaydediliyor. Avrupa ile Orta Asya arasındaki Orta Koridor, hem Rusya üzerinden geçen kuzey hattına hem de Süveyş Kanalı'nı kullanan güney deniz yoluna alternatif oluşturuyor ve AB bu hatta yatırım yapıyor. Yine de Komisyon, ekonomik ve stratejik iş birliğinin üyelik için aranan siyasi koşulların yerini tutmayacağını belirtiyor.
Kıbrıs, Sırbistan ve Gürcistan
Habere göre Kıbrıs sorunu, ilişkilerin geliştirilmesi ve müzakerelerin yeniden başlatılması önündeki ana engellerden biri olmayı sürdürüyor. Brüksel, Kuzey Kıbrıs'taki Türk askeri varlığını işgal olarak tanımlıyor; Ankara ise bu varlığı Kıbrıslı Türklerin güvenliği ve garantörlük hakkı gerekçesiyle savunuyor. Haberde Sırbistan için AB dış politikasıyla uyum oranının yüzde 63 olduğu aktarılıyor; Belgrad'ın Rusya ve Çin'le ilişkileri ile Rusya, Belarus ve İran'a karşı uygulanan AB yaptırımlarına katılmaması eleştiri konusu. Gürcistan'da ise Komisyon, adaylık verilirken taahhüt edilen dokuz reform başlığında ilerleme olmadığını belirtiyor.