Ahmet Hakan, yazısında Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasından itibar kaybı ve kibir üzerine dersler çıkardı. Seçime gidilmesi için iki koşul saydı, AK Parti tabanının fon tepkisini övdü.
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, "Fatma Betül olayından çıkarılacak beş ders" başlıklı yazısında eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasını ve fon gündemini çeşitli yönleriyle değerlendirdi. Yazının ilk bölümünde Hakan, olaydan çıkardığı derslerden bazılarını sıraladı.
Sayan Kaya olayından çıkan dersler
Hakan'a göre en büyük kayıp itibar kaybı ve bu kaybı iki milyar lirayla telafi etmek mümkün değil; dört milyar lira da kurtarmaz. Bir siyasetçi için en kötü durum, kendi partisinden hiç kimsenin savunmaya çıkmadığı noktaya gelmek. Güçlü olduğuna ve korunaklı olduğuna, yani kimsenin kendisine dokunamayacağına inanma duygusu birleştiğinde çöküş kaçınılmaz. Yazarın formülü ise kibirden uzak durmak, açgözlü olmamak ve ibret almasını bilmek.
Hakan ayrıca yıldız, gezegen ve burçlara bakmadan konuştuğunu belirterek önümüzdeki dönemde sert günlerin süreceğini, her yerden ifşaların yükseleceğini, gözaltı ve tutuklamaların sık yaşanacağını öngördüğünü yazdı. Emir Sarıgül'ün soyadını değiştirmek istediği yönündeki haberlere de değinen Hakan, ona dedesinin soyadını alarak Emir Köksaloğlu olmasını önerdi.
Seçim için iki koşul
Hakan, bütün işaretlerin seçime gidilmeyeceğini gösterdiğini savundu. Yazara göre emeklinin yüzü güldürülmeden ve fona karışanlar hesap vermeden sandığa gidilmeyecek.
AK Parti tabanına övgü
Yazar, AK Parti tabanının fon olayındaki tutumunu över nitelikte değerlendirdi. Hakan'a göre taban eleştirel tutum almaktan geri durmadı, Fatma Betül'e duyduğu öfkeyi saklamadı, sonuna kadar gidilsin yönünde çok sayıda paylaşım yaptı, fon gözaltılarına destek verdi ve duyduğu utancı dile getirdi. Hakan, AK Parti'yi bu batağın içinden çıkaracak olanın taban olacağını yazdı.
Muhalefete ve Mekke tartışmasına göndermeler
Hakan, YENİ Parti'ye gönül vermiş bazı akademisyenlerin Kemal Kılıçdaroğlu'nu sürekli olumsuz anlatan siyasi analizlerini artık okumadan geçtiğini söyledi. Mekke İttifakı ifadesine itiraz edenlerin yüzde 95'inin asıl sorununun Mekke sözcüğü olduğunu iddia etti; ona göre bu sözcük çıkarılıp yerine Londra yazılsa bütün itirazlar kaybolur.
Yazıda Zülfü Livaneli'nin Diyarbakır'da Amedspor atkısıyla fotoğraf vermesine gelen tepkiler de ele alındı. Livaneli'nin atkıyı kendisinin takmadığı, kendisine takıldığı yönündeki savunmasına değinen Hakan, Türkiye'de bugün Ekrem İmamoğlu'nu, Zafer Partililer'i, liberalleri, ulusalcıları, Kürtleri, İslamcıları ve Atatürkçüleri aynı anda memnun etmenin mümkün olmadığını, bu dönemin kapandığını yazdı. Hakan, Livaneli'nin satış stratejisini ve gündemde kalma hamlelerini gözden geçirmesi gerektiğini savundu.