6 saat önce

Antalya Valiliği, güvenlik ve trafik akışı için Aksu'dan Serik'e 7 ilçede iki gün uzaktan eğitim kararı aldı; küçük çocuklu kadın kamu personeline idari izin verilecek.

Antalya Valiliği, COP31 Liderler Zirvesi öncesinde kentte uygulanacak önlemleri açıkladı. Karara göre 7 ilçede resmi ve özel okullarda 11 ve 12 Kasım'da yüz yüze eğitime ara verilecek, dersler uzaktan sürdürülecek. Valilik, uygulamanın güvenlik ve trafik akışının sağlanması amacıyla getirildiğini, zirvenin yaratacağı yoğunluğun kent trafiğini aksatmaması hedeflendiğini bildirdi. Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı organizasyon, dünyanın en önemli iklim etkinliklerinden biri olarak tanımlanıyor.

Hangi ilçeler etkilenecek

Uzaktan eğitim; Aksu, Döşemealtı, Konyaaltı, Kepez, Manavgat, Muratpaşa ve Serik ilçelerinde geçerli olacak. Öğrenciler iki gün boyunca derslerini dijital platformlar üzerinden izleyecek; eğitimin aksamaması için ilgili kurumların koordinasyonunda gerekli altyapı hazırlıklarının tamamlandığı belirtiliyor. Aynı tarihlerde okul servis araçları çalışmayacak, taşımalı eğitim hizmeti de geçici olarak durdurulacak.

Çalışan annelere idari izin

Valilik, bu 7 ilçede okul öncesi ya da ilkokul çağında çocuğu bulunan kadın kamu personelinin 11 ve 12 Kasım'da idari izinli sayılacağını duyurdu. Kamu hizmetlerinin aksamaması için nüfus, tapu, vergi, sosyal güvenlik ve sağlık gibi kritik birimlerde yeterli sayıda personelin hazır bulunacağı da belirtildi. Özel sektör işverenlerine yönelik genelgede ise ilkokul ve öncesi çağda çocuğu olan çalışanlara zirve süresince esnek ya da uzaktan çalışma imkânı sağlanması tavsiye edildi.

Zirve 9-20 Kasım'da

İklim Zirvesi'nin 31'inci buluşması olan COP31, küresel iklim politikalarının değerlendirildiği ve ortak kararların alındığı bir platform olarak 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da yapılacak. Zirve süresince dünyanın dört bir yanından devlet başkanlarının, uzmanların, sivil toplum temsilcilerinin ve uluslararası heyetlerin kente gelmesi bekleniyor. Yetkililer, zirve boyunca Antalya'da günlük ortalama 100 bin ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini söylüyor.

Son güncelleme07.11.2026 14:50
Kaynak Nirvana Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 dakika önce

Burhanettin Duran, TRT World Forum'daki oturumda algoritmaların editörlerin yerini aldığını söyledi; dijital egemenliğin Türkiye için de önemli bir mesele olduğunu belirtti.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 10'uncu yılında yapılan TRT World Forum'da dijital medyanın geleceğini, yapay zekayı ve algoritmaların toplumlar üzerindeki etkisini ele aldı. İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen ve "Algoritmik Çağda Kontrol Kimde?" sorusunu soran oturumda konuşan Duran, küresel haber dolaşımını yöneten sistemlerin gitgide daha az şeffaf hale geldiğini söyledi.

Editörlerin yerini algoritmalar aldı

Duran, eskiden yayın kararlarının mesleki sorumluluğu bulunan ve hesap verebilen insan editörlerce verildiğini anımsattı. Bu denetim görevini artık algoritmaların yürüttüğünü söyleyen Duran, sahada büyük emekle hazırlanan bir haberin, bir algoritma yüzünden ihtiyacı olan okura ulaşamayabileceğini; oysa kışkırtıcı ve yanıltıcı içeriğin dakikalar içinde kıtaları dolaşabildiğini anlattı. Arkasında ticari ve siyasi çıkarlar bulunan bu sistemlerin, toplumların ne düşüneceğini biçimlendirme riski taşıdığını belirtti.

Dijital egemenlik vurgusu

Duran, büyük teknoloji şirketlerinin güç kazanmasını "tekno-feodalizm" olarak adlandırdı. Ona göre bir avuç uluslararası firma, milyarlarca kişinin haberleştiği ve bilgi edindiği mecraları elinde tutuyor. Teknolojik gelişmeye ve yeniliğe karşı olmadıklarını söyleyen Duran, bu gelişmenin insan haklarına, değerlere ve tercih özgürlüğüne hizmet etmesi gerektiğini ifade etti.

Meseleyi Türkiye için bir dijital egemenlik konusu olarak da tanımlayan Duran, şöyle konuştu: "Milletimiz, verilerini koruyacak, kültürel kimliğini muhafaza edecek ve kendi hikayesini dünyaya anlatacak kapasiteye sahip olmalıdır."

Üç temel ilke

Teknolojinin insanlığa hizmet etmeye devam etmesi için Duran'ın önerdiği ilkeler arasında hesap verebilirlik, dağıtımda adalet ve çoğulculuk yer aldı. Dijital dünyanın geleceğinin birkaç güçlü aktöre bırakılamayacağını söyleyen Duran, uluslararası siyasette aranan hakkaniyetin dijital alanda da geçerli olması gerektiğini kaydetti. Duran'a göre farklı kültürlerin, dillerin ve toplumların küresel bilgi ortamında adil temsil edilmesi bir temel haktır.

Gazze örneği ve gazetecilerin bedeli

Bilgi akışındaki adaletsizliği Gazze üzerinden anlatan Duran, kriz bölgelerinde çalışan Türk gazetecilerin ve kamu yayıncılarının ağır bir bedel ödediğini söyledi. Haber peşindeyken yaşamını yitiren ya da uzvunu kaybeden gazetecilerin özverisini anan Duran, saha görüntülerinin ve kanıtların büyük dijital platformlarca bilerek sınırlandırıldığını veya silindiğini öne sürdü. Gerçek görünmez kılındığında dezenformasyonun güçleneceğini söyleyen Duran, denetimin her zaman düşünüp değerlendirebilen, doğruyu savunan ve sorumluluk alabilen insanlarda kalması, teknolojiye de insani ve etik bir yön verilmesi gerektiğini ekledi.

Son güncelleme07.11.2026 21:29
Kaynak Nirvana Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu