2 saat önce

CHP İzmir eski Milletvekili Atila Sertel, bölünmenin Erdoğan'ın işine yaradığını savundu; Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'a destek vereceğine inanmadığını, ancak partiyi düzlüğe çıkardıktan sonra vedalaşılması gerektiğini söyledi.

CHP İzmir eski Milletvekili Atila Sertel, gazeteciler Ender Aldanmaz ve Berivan Kaya'nın sorularını yanıtladığı söyleşide CHP'deki bölünmeyi, Kemal Kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışını, kurultay sürecini ve İzmir siyasetini değerlendirdi. Sertel, partinin ikiye ayrılmasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın işine yaradığını savundu ve sol çizginin yeniden bir araya gelmesi çağrısı yaptı.

"Kılıçdaroğlu Erdoğan'ın önünü açmaz"

Kılıçdaroğlu geçen hafta iktidar erken seçime giderse kısa bir süre için de olsa karşı çıkmayacaklarını, destekleyeceklerini söylemişti. Bu sözleri CHP'nin Cumhur İttifakı'na yakınlaştığına yoran birçok kişi var. Sertel ise Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'ın yeniden adaylığının önünü açacağına inanmadığını belirtti. Söyleşinin ardından Sözcü Müslim Sarı'nın konunun yanlış değerlendirildiğini açıkladığını hatırlattı.

Sertel, Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan'a en küçük bir destek verdiğini hissetse CHP'den istifa etmeyeceğini ama parti içindeki bütün faaliyetlerini durduracağını söyledi. CHP'nin erken seçim kararını oylayacağına da ihtimal vermediğini, böyle bir şey olursa partililiğini dondurduğunu ifade etti. İki ismin siyaset anlayışının, ideolojisinin ve yaşam tarzının örtüşmediğini ekledi.

Özel dönemine ve yeni anayasa tartışmasına eleştiri

Sertel, kendi milletvekilliği döneminde Meclis'te hiç ayağa kalkmadıklarını anlattı. Özgür Özel'in genel başkanlığında ise "yumuşama, uzlaşma, normalleşme" söyleminin benimsendiğini, Meclis'te ayağa kalkıldığını, saraya gidip gelindiğini ve CHP binasına Cumhurbaşkanlığı forsunun asıldığını söyledi. Bunları suçlamak için değil tespit olarak aktardığını vurguladı.

Yeni anayasa tartışması hakkında Sertel, mevcut anayasaya uymayanların yenisini yapma hakkı olmadığını savundu. Anayasa Mahkemesi'nin TİP milletvekiline ilişkin kararının yerel mahkemece uygulanmamasını ve Osman Kavala'nın tahliyesini isteyen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarının yerine getirilmemesini örnek gösterdi. Anayasanın özgürlükler, demokrasi ve insan hakları için değiştirilmesi gerektiğini, mevcut girişimin ise Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesine hizmet ettiğini öne sürdü. Sertel ayrıca, yıllarca milliyetçi duyguları kullanarak siyaset yapanların örgüt liderinin özgürlüğüne kavuşmasını ve özel hazırlanmış bir villaya taşınmasını sağladığını iddia etti.

Kurultay ve bölünmenin nedenleri

Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı sürdürüp sürdürmemesi sorulduğunda Sertel, sürecin henüz ilk aşamada olduğunu söyledi. Mahalle delegelerinin, ilçe başkanlarının, il yönetimlerinin ve kurultay delegelerinin belirlenmesini izleyeceğini anlattı. Delegelerin büyük bölümü Kılıçdaroğlu'yla devam etmek isterse bunun mümkün olduğunu belirtti. Kendi görüşünün ise Kılıçdaroğlu'nun partiyi düzlüğe çıkardıktan sonra genel başkanlıktan vedalaşması yönünde olduğunu ifade etti.

Mutlak butlan kararının üzerinden geçen yaklaşık dört beş ayı değerlendiren Sertel, bölünmenin kimseye yaramadığını, asıl yararlananın Erdoğan olduğunu söyledi. Polisin genel merkeze girmesinin de kurgulanan bir senaryonun parçası olduğunu düşündüğünü belirtti. Özel ve arkadaşlarının olaylardan bir gün önce odalarını boşaltıp personelle vedalaştığını, buna rağmen direnişin başlamasının nedenini anlamadığını söyledi. Her koşulda CHP binasına polis girmemesi, partililerin buna engel olması gerektiğini de ekledi.

Sertel, ayrılan çok sayıda CHP'linin öfkeyle gittiğini, kalanlara karşı küfür ve suçlamaların arttığını anlattı. Altı milletvekilinin birlikte yayımladığı bildiride herkesin CHP çatısı altında birleşmesi gerektiğine dikkat çektiklerini söyledi. Gürsel Erol, Ali Öztunç ve Engin Altay'ın hem Özel hem Kılıçdaroğlu'yla görüştüğünü, Kılıçdaroğlu'na sunulan uzlaşma önerisinin ise Özel tarafından reddedildiğini öne sürdü.

İzmir'de Tugay sonrası tablo

Sertel, Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasından sonra İzmir'de muhalefet cephesinde kırılmalar yaşandığını savundu. Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ile Seferihisar Belediye Başkanvekili Fuat Gümüş'ün Tugay'a yönelik tutumlarını eleştirdi. YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün de Tugay karşısında etkili bir muhalefet kuramayacağını ileri sürdü. Sol çizginin yeniden bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Sertel, "Ülkeden feragat edeceğimize koltuklardan edelim" dedi.

Son güncelleme06.11.2026 11:11
Kaynak Ege'de Sonsöz
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 saat önce

Sayıştay'ın 2025 yılı denetim raporunda ihalesiz plaka ve kulübe tahsisleri, emlak vergisi indirimleri ile SGK gecikme zammı öne çıktı. Belediye bulgulara yanıt verdi.

Sayıştay'ın Sinop Belediyesi'ne ilişkin 2025 yılı denetim raporu yayımlandı. Raporda belediyenin işlemleriyle ilgili 26 bulgu yer aldı. Öne çıkan başlıklar arasında taksi ve toplu taşıma plakalarının ihalesiz tahsisi, sahildeki satış kulübelerinin ihalesiz kiralanması ve indirimli emlak vergisinden yararlanan 133 mükellefin birden fazla konuta sahip olması bulunuyor.

Plakalar ihalesiz ve süresiz verilmiş

Denetimde 61 taksi, 35 dolmuş ve 24 özel halk otobüsü plakasının trafik komisyonu kararlarıyla ihale yapılmadan ve süre sınırı konmadan tahsis edildiği tespit edildi. Belediye yönetimi, toplu taşıma plakalarının 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında belirli sürelerle kiralanması için ön hazırlık başlattığını bildirdi.

Sayıştay ise süresiz verilen plakaların kazanılmış hak sayılamayacağını belirtti. Bu işlemlerin iptal edilmesi gerektiğini kaydeden kurum, sürecin hak sahiplerini mağdur etmeyecek biçimde, makul ve öngörülebilir bir süre tanınarak yürütülmesini istedi.

70 satış kulübesi kurayla dağıtılmış

Şehir merkezindeki sahil şeridinde yer alan 70 kulübe, yaz sezonunda ürün tanıtımı ve satışı için kişilere noter huzurunda çekilen kurayla tahsis edildi. Belediye, yapıların demonte ahşap olduğunu, yaz aylarında geçici kullanıldığını ve belediye meclisi kararıyla çıkarılan yönerge uyarınca metrekare başına ücretle verildiğini savundu.

Sayıştay, yapıların demonte ve sezonluk olmasının işlemin kiralama niteliğini değiştirmediğini vurguladı. Kura yönteminin mevzuatta dayanağı bulunmadığını belirten rapor, kulübelerin ihale usullerine göre kiralanması gerektiğini kaydetti.

Emlak vergisi indiriminde kayıp

İncelemeye göre indirimli emlak vergisinden yararlananların arasında şartları taşımayanlar da vardı: 133 mükellef birden fazla konuta, 299 mükellef ise gelir getirici bir faaliyete sahipti. Rapor, bunun belediyenin emlak vergisi gelirlerinde kayba yol açtığına dikkat çekti. Belediye, kullandığı yazılımın mali yıl içinde değişmesi nedeniyle verilerin sağlıklı aktarılamadığını, konudaki çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

SGK ödemesinin büyük kısmı gecikme zammı

Belediye 2025'te SGK'ya toplam 128 milyon 238 bin 856 lira ödedi. Bunun 51 milyon 830 bin 709 lirası ana borç, 76 milyon 408 bin 147 lirası gecikme zammı olarak kayıtlara geçti. Belediye ödemelerin İller Bankası payından yapılan kesintilerle gerçekleştiğini açıkladı. Sayıştay ise ödemelerin zamanında yapıldığını gösteren bir belge sunulmadığını yazdı.

Su güvence bedelleri ve bölünen alımlar

Raporda, abonelik sona erdiğinde su güvence bedellerinin geçen süre hesaba katılmadan ilk tahsil edilen tutar üzerinden iade edildiği belirtildi. Belediye iadelerde TÜFE'nin esas alınacağını bildirdi; Sayıştay da iade tarihindeki TÜFE oranının kullanılmasını istedi.

Bazı mal alımlarının parasal sınırların altında kalmak için parçalara bölünerek doğrudan temin yoluyla yapıldığı da rapora girdi. Ayrıca 2024 denetiminde saptanan 9 bulgunun giderilmediği kaydedildi.

Son güncelleme06.11.2026 12:09
Kaynak Yeni Şafak
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu