Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, İmamoğlu'nun AİHM başvurusunda üçüncü taraf olmaya hazır olduğunu bildiren karara 94 evet oyu verdi. Raportör, kararın yargılamaya müdahale olmadığını söyledi.
Ekrem İmamoğlu'nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdığı dosyada yeni bir oyuncu devreye giriyor. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, davada üçüncü taraf sıfatıyla yer almaya ve görüşünü Mahkemeye yazılı iletmeye hazır olduğunu açıklayan kararı 29 Ekim'de kabul etti.
Oylamada 94 evet çıktı
Kongre'nin 51. oturumunda yapılan oylamaya 113 üye katıldı. Karar 94 üyenin desteğini aldı, 11 üye karşı oy kullandı, sekiz üye çekimser kaldı. Taslağı oturumda Avusturyalı Kongre üyesi ve raportör Gudrun Mosler-Törnström sundu.
Mosler-Törnström, atılan adımın sürmekte olan yargılamaya müdahale sayılmayacağını vurguladı. Kongre'nin Mahkemenin yargı yetkisine de davanın kendisine de karışmadığını belirten raportör, "Devam eden bir davaya müdahale etmiyoruz" dedi. Kongre'nin yalnızca kendi raporlarına, Türkiye'ye yaptığı ziyaretlere ve görüşmelere dayanan bilgi ve deneyimini kullanacağını da ekleyen Mosler-Törnström, Türkiye makamlarıyla "iyi bir siyasi diyaloğu" sürdürmek istediklerini söyledi.
Başvurunun takvimi
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı İmamoğlu tutuklu ve görevden uzaklaştırılmış durumda; AİHM'e 10 Kasım 2025'te başvurdu. Mahkeme dosyayı 23 Mart 2026'da ele aldı. Kongre ise 18 Haziran 2026'da, Mahkemeden üçüncü taraf olarak katılma ve yazılı görüş bildirme izni istenmesini kararlaştırmıştı. Aynı kararla, konuyla ilgili bir taslağın hazırlanıp onaylanması İzleme Komitesi'ne görev olarak verilmişti.
Kongre'nin Türkiye değerlendirmesi
Karara eşlik eden metinde Kongre, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmasının, tutuklanmasının ve hakkında ceza soruşturması yürütülmesinin uzun süredir kendi gündeminde olduğunu belirtiyor. Metin, Avrupa Konseyi'nin anayasal hukuk danışma organı Venedik Komisyonu'nun değerlendirmelerine de atıf yapıyor. Bu değerlendirmeler arasında, yargılanmadan önce tutuklu tutulan belediye başkanlarının yerel yönetimlere etkisini ele alan 2025 raporu da yer alıyor.
Kongre'ye göre, 2024'teki yerel seçimlerden sonra ülkede yerel demokrasiyle ilgili sorunlar ağırlaştı. Belgede, kayyum atamalarının, görevden almaların, tutuklamaların ve partiler arası geçişlerin yaklaşık 80 belediyede seçim sonuçlarının uygulanmasını zorlaştırdığı savunuluyor. Metne göre 20'den fazla belediye başkanı cezaevinde; ana muhalefetteki CHP üyelerinden yüzlercesi de yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklu. İmamoğlu 19 Mart 2025'te tutuklanmıştı; metin bu gelişmeyi yerel demokrasi tartışmasında yeni bir evre olarak tanımlıyor.
Tutuklu ve görevden uzaklaştırılanlar
Metindeki verilere göre 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden beri, İmamoğlu'nun da bulunduğu altı büyükşehir ya da il belediye başkanı tutuklu. Tutuklu ilçe belediye başkanı sayısı 31; bunların 13'ü İstanbul ilçelerinde görev yapıyordu. Görevden uzaklaştırılan il belediye başkanı sayısı İmamoğlu dahil sekiz, ilçelerde ise bu sayı 34'e ulaşıyor.