CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, YÖK'ün kuruluşunun 45. yılında kurumu 12 Eylül vesayetinin simgesi olarak niteledi; rektörlerin üniversite bileşenlerince belirlenmesini istedi.
CHP'nin eğitim politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Yükseköğretim Kurulu'nun (YÖK) 45. kuruluş yıl dönümünde açıklama yaptı. Kaya, kurumun kaldırılmasını ve yerine üniversitelere bilimsel, idari ve mali özerklik tanıyan demokratik bir yükseköğretim yapısı kurulmasını istedi.
Kaya, rektörlerin iktidarın tercihleriyle değil, üniversite bileşenlerinin demokratik iradesiyle göreve gelmesi gerektiğini de söyledi.
YÖK'ü 12 Eylül'ün mirası olarak niteledi
YÖK'ün 6 Kasım 1981'de kurulduğunu hatırlatan Kaya, kurumun salt düzenleyici bir yapı olmadığını belirtti. Ona göre YÖK, 12 Eylül rejiminin üniversiteler üzerinde kurduğu vesayetin sembolüydü. Kaya, darbecilerin parlamentoyu kapatıp toplumu sindirdiği dönemde üniversitelerdeki özgür düşüncenin, özerkliğin ve akademik özgürlüğün de hedef alındığını savundu. Bu süreci şu sözlerle özetledi: "YÖK, bu suskunluğun kurumsal adı oldu".
Kırk beş yıl geçmesine karşın darbecilerin kurduğu anlayışın izlerinin silinmediğini vurgulayan Kaya, o düzenin artık tarihe karışması gerektiğini ifade etti. YÖK'ün kaldırılmasını, tek bir kurumu kapatmaktan öte, üniversitelerdeki vesayet mirasıyla hesaplaşmak olarak tanımladı.
"Üniversiteler nitelik kaybıyla karşı karşıya"
Kaya'ya göre üniversiteler bugün siyasi vesayetin yanında bilimsel nitelik sorunuyla da karşı karşıya. Dünyanın en saygın ilk 100 üniversitesi arasına girememiş; akademik kadrosu, laboratuvarı ve araştırma imkânları yetersiz kurumlarla bilimde öncü olunamayacağını söyledi. Kaya, "Üniversite açmakla bilim üretilmez" diyerek bina yapmanın akademik başarı getirmediğini, diploma dağıtmanın da gençlere gelecek kurmadığını savundu.
Genç işsizliğine de değinen Kaya, üniversitelerin işsizliği dört yıl öteleyen bir araca dönüştürüldüğünü ileri sürdü. Lisans mezunlarının yanı sıra yüksek lisans ve doktora yapmış işsiz gençlerin de bulunduğunu hatırlattı. Bu tablonun sorumlusunun gençler olmadığını, yükseköğretimi plansız büyüten ve bilimsel niteliği ile istihdamı göz ardı eden anlayış olduğunu söyledi.
CHP'nin yükseköğretim talepleri
Kaya, CHP'nin tutumunun net olduğunu belirterek taleplerini sıraladı. Akademisyenlerin düşünce ve araştırma özgürlüğünün, öğrencilerin de demokratik örgütlenme hakkının güvence altına alınması gerektiğini söyledi. Akademik kadrolarda siyasi sadakatin değil liyakatin, üniversite yönetimlerinde ise merkezi vesayetin değil demokratik katılımın esas alınmasını istedi.
Mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesini isteyen Kaya, gençlerin ucuz emeğe dönüşmeden nitelikli mesleklere yönlendirilmesi ve eğitim, üretim ve istihdam politikalarının birlikte planlanması çağrısında bulundu. Konuşmasını, kendi üniversite anlayışlarında kayyum zihniyetine değil demokratik iradeye, siyasi sadakate değil akademik liyakate yer olduğunu söyleyerek tamamladı.