1 saat önce

Bakırköy Başsavcılığı, eski Bakan Denizolgun'un ölümüne ilişkin Adli Tıp mütalaasını açıkladı; zehirlenme ve travma bulgusu saptanmadı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmanın 5 Kasım'da yaptığı açıklamayla sürdüğünü bildirdi. Denizolgun, 7 Eylül 2016'da Beykoz'daki çiftlik evinde ölü bulunmuştu; soruşturma, ölümle ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine yürütülüyor.

Başsavcılık, mezarın 19 Ağustos'ta açıldığını (fethi kabir) ve alınan örnekler üzerinde yeniden inceleme yaptırıldığını duyurdu. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 2 Kasım tarihli mütalaasına göre ağır metaller normal düzeydeydi, zehirlenmeye veya boğma, bası gibi travmatik bir etkiye işaret eden tıbbi bulgu yoktu. Kurul, cesetteki ekimozların ölümden 3 ila 14 gün önce oluştuğunu ve ölüme yol açacak nitelikte olmadığını belirtti.

Kurul, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalığı bulunan Denizolgun'un ölüm nedeninin tansiyon kaynaklı beyin kanaması olduğu görüşünde oybirliğiyle birleşti.

Son güncelleme06.11.2026 00:09
Kaynak Canlı Gaste
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
53 dakika önce

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ortak savunma anlaşmasını onaylayan kanun teklifi Genel Kurul'da 279 kabul, 119 ret oyuyla kabul edildi. AK Parti, MHP ve CHP teklife kabul oyu verdi.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Elektronik oylamada 398 milletvekili oy kullandı; teklif 279 kabul ve 119 ret oyuyla geçti. Çekimser, geçersiz ve boş oy kullanılmadı.

Teklife AK Parti, MHP ve CHP kabul oyu verdi. 592 milletvekilinin bulunduğu Meclis'te oylamaya katılım 398 kişide kaldı.

Üç maddelik teklif tamamlandı

Üç maddelik kanun teklifinin anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasına ilişkin birinci maddesi önceki görüşmelerde kabul edilmişti. Ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan birleşime ara vermiş, komisyonun yerini almaması üzerine Genel Kurul kapatılmıştı. Son görüşmelerde yürürlüğe ilişkin diğer iki madde ele alındı ve teklif oylamaya sunuldu.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, anlaşmayı 7 Ağustos 2026'da imzalamıştı. Anlaşma, taraflardan birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Anlaşmanın öne çıkan hükümleri

On altı maddelik anlaşmanın ikinci maddesine göre taraflardan biri silahlı saldırıya uğrarsa diğerleri, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesindeki meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, imkânları dahilinde yardım edecek. Desteğin kapsamına ve niteliğine ise ihtiyaç duyulan yardımın objektif değerlendirmesinin ardından karar verilecek. Kolektif savunma hükmü kendiliğinden işlemeyecek; bu konuda istişareler sonucunda mutabakatla karar alınacak.

Altıncı madde savunma kurumları arasında personel değişimi, ortak eğitim ve tatbikatları öngörüyor. Dokuzuncu madde ise tarafların güvenli kanallar üzerinden istihbarat paylaşımında bulunmasını düzenliyor.

Anlaşma süresiz yürürlükte kalacak. On altıncı maddeye göre taraflar, yürürlüğe girişten itibaren 10 yıl geçmeden anlaşmadan ayrılamayacak. Bu sürenin ardından çekilmek isteyen taraf, en az üç ay önceden diğer taraflara diplomatik kanallardan yazılı bildirimde bulunacak.

Oylama öncesinde neler yaşanmıştı

Anlaşmaya göre taraflar, birbirlerinin bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve egemenliğini korumak için iş birliği yapacak. Her taraf, BM Şartı'ndan doğan savunma haklarının kullanımında kendi anayasal yükümlülükleri, ulusal mevzuatı ve yetkili makamlarının kararları çerçevesinde, uygun gördüğü tedbirlerle diğerine destek olmayı üstlendi. Bu destek, askeri imkân ve yeteneklerin konuşlandırılmasını da kapsayabiliyor.

Terörizm dahil, tarafların ortak değerlendirmesiyle savunma ve güvenliklerini etkilediği belirlenen tehditlere karşı kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesi de anlaşmanın amaçları arasında sayılıyor. Silahlı kuvvetler arasında birlikte çalışabilirlik, iş birliği ve koordinasyonun artırılması hedefleniyor.

Hedefler

Gerekçeye göre anlaşma tamamen savunma odaklı ve herhangi bir ülkeyi hedef almıyor. Metin, bölge ülkeleri arasında stratejik diyaloğu güçlendirmeyi, iş birliğine ve kolektif caydırıcılığa dayalı bir güvenlik anlayışı kurmayı ve bölgenin sorunlarına bölge içinden çözümler üretmeyi amaçlıyor. Savunma sanayii alanındaki iş birliğinin derinleştirilmesi de hedefler arasında yer alıyor.

Son güncelleme06.11.2026 01:12
Kaynaklar birgun.net, Notbir
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu