2 saat önce

Cumhuriyet yazarı Emre Kongar, kadın cinayetlerinden fon krizine uzanan örnekleri sıralayarak toplumdaki ahlaki çöküntüyü denetim kurumlarının ve bağımsız yargının zayıflamasına bağladı.

Cumhuriyet yazarı Emre Kongar, köşesinde Türkiye'nin ahlaki durumunu ele aldı. Kongar'a göre ahlakın kaynakları inançlar, gelenekler, yasalar ve anayasa; iyi ahlakın, yani erdemin taşıyıcıları ise aile ile devlet. Yazar, Atatürk'ün Cumhuriyet'i erdem olarak tanımladığını, bununla kastettiği rejimin demokrasi olduğunu söylemiyle olduğu kadar uygulamalarıyla da gösterdiğini yazdı. Kongar bu nedenle demokratik cumhuriyeti bir iyi ahlak rejimi olarak değerlendirdi.

Yazarın sıraladığı örnekler

Kongar'a göre Türkiye artık gizlenemeyecek biçimde "Ahlaksızlık Bataklığı"na saplanmış durumda. Yazar bu değerlendirmesini kadın cinayetlerinin ve çocuk tacizlerinin önlenememesine, hakemlerin ve takım yöneticilerinin bahis olaylarına karışmasına dayandırdı. Devletin denetim kurumlarının gözleri önünde yaşanan fon dolandırıcılığını engellemediğini, bu kurumlardaki bazı başkanların politikacılarla iş birliği içinde çeteleştiğini öne sürdü. Yargıda tartışılan yolsuzluk iddialarına, kumpas kurduğu belirlenen bazı savcı ve yargıçların mahkûm olmasına, güvenlik güçlerinde uyuşturucu kaçakçılığına karışanlar olduğu yönündeki haberlere de değindi. Devlet kurumlarının açıkladığı bilgilere, sayılara ve oranlara güvenin kalmadığını da ekledi.

Neden ve çözüm

Kongar, siyasal yapının tek başına ahlak yaratmayacağını, ancak iktidarın hesap vermediği ve erdem kurallarının yerini kişisel ya da oligarşik çıkarların aldığı her yerde ahlaksızlığın üretildiğini savundu. Demokrasinin hesap verme mekanizması sayesinde iyi ahlak kurallarını en çok koruyan rejim olduğunu, ama pratikte en çok istismar edilen rejim de yine demokrasi olduğunu yazdı. Seçilmişlerin milli irade kavramını kullanarak temel hak ve özgürlükleri, bağımsız yargıyı ve anayasa mahkemesini ortadan kaldırması hâlinde, demokrasinin tek kişilik diktatörlüğe dönüştüğünü belirtti.

Yazara göre denetim organları, bağımsız yargı ve Anayasa Mahkemesi işlemez hale gelirse iktidar hesap vermez olur ve ahlaksızlık yayılır. Kongar çözüm olarak bu kurumların işlevsel hale getirilmesini ve güçlendirilmesini önerdi. Toplumun saplandığı bataklığın yalnızca iktidarın değişmesiyle değil, rejimin parlamenter demokrasiye döndürülmesi ve demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin güçlendirilmesiyle kurutulabileceğini yazdı.

Köşe yazısını okuyun
KaynakCumhuriyet
Son güncelleme05.11.2026 07:30
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

Muhalefet üyeleri raporun 52 bulgusunu ve olumsuz denetim görüşünü sordu; Başkan Serkan Acar bazı tespitlerin somut olmadığını söyleyip yasal süre içinde savunma sunacaklarını belirtti.

Aliağa Belediye Meclisi'nin Kasım toplantısında, 2025 yılına ait Sayıştay raporu muhalefet üyelerinin konuşmalarıyla tartışıldı. Belediye Başkanı Serkan Acar, raporun tüm maddelerinin inceleneceğini belirterek "Ucu açık bırakacağımız tek bir konu yok" dedi.

Muhalefetin soruları

Meclisin dilek ve temenniler bölümünde söz alan CHP Grubu üyesi Savaş Dağdeviren, raporda 52 bulgunun yer aldığını ve mali tablolara ilişkin denetim görüşünün olumsuz olduğunu hatırlattı. Belediyenin bin 99 taşınmazının tapuda görünmediği tespitini, vergi ve SGK borçlarını, gecikme zamlarını, meclis onayı olmadan kullanılan kredileri ve önceki yıllara ait giderlerin kayıtlara alınmasını sordu; ayrıntılı açıklama talep etti. Yeni Parti Grubu üyesi Murat Arcak da raporun, belediyenin mali ve idari işleyişinde aksaklıklar olduğunu gösterdiği görüşünü dile getirdi.

Acar'ın yanıtı

Sayıştay'ı saygın bir kurum olarak niteleyen Acar, bulguların bir bölümüne katılmadıklarını, düzeltilmesi gereken noktaların bulunabileceğini ama bazı tespitlerin yeterince somut olmadığını söyledi. Bin 99 taşınmaz konusunda raporda hangi taşınmazların kastedildiği belirtilmediği için konunun bu şekliyle açıklığa kavuşturulamadığını ifade etti. Acar'a göre vergi ve SGK borçları faaliyet raporlarında gösteriliyor; ihtilaf, bu borçların muhasebede hangi kalemde izleneceğine dair yorum farkından doğuyor. Konuyu denetçiye sorduğunu, aldığı karşılığı ise meclis üyelerine "Bilmiyorum" diyerek aktardığını anlattı.

Acar ayrıca belediyenin 2025'te yeni kredi çekmediğini, önceki yıllarda kullanılan kredilerin son taksitlerinin bu yıl ödendiğini, bu ödemelerin yeni borçlanma gibi sunulmasını doğru bulmadığını söyledi. Eski denetim komisyonunda görev almış Arcak'a, komisyon raporunda vergi ve SGK borçlarının hangi tutarlarla yazıldığını sordu. Arcak ile CHP sözcüsü İbrahim Doğangül tutarları hatırlayamayınca Acar, komisyon raporundaki rakamların Sayıştay denetçisinin raporundaki rakamlarla örtüşmediğini belirtti.

Sürecin devamı

Acar, Sayıştay denetiminin henüz bitmediğini, rapordaki bulguların denetçinin saptamaları olduğunu söyledi. Belediyenin savunmasını yasal süre içinde ilgili kuruma sunacağını, nihai değerlendirmeyi ve kararı Sayıştay'ın yetkili kurullarının vereceğini kaydetti.

KaynakSaray Medya
Son güncelleme05.11.2026 07:37
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu