1 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda sağlık çalışanlarına teşekkür etti; ilaç, aşı ve tıbbi cihaz alanındaki yatırım forumunun yeni hamlelere kapı aralayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanlığı ile TÜSEB iş birliğinde Rixos Tersane İstanbul'da düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'ne katıldı. Erdoğan, konuşmasında sağlık çalışanlarına teşekkür etti, Türk tıbbının tarihine değindi ve kurultayı "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu açısından stratejik bir buluşma olarak nitelendirdi.

Ankara zirvesinin ardından İstanbul'da

Erdoğan, bir gün önce Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştirdiklerini hatırlattı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı da Türk devletlerinden gelen konukların katılımıyla kutladıklarını belirten Erdoğan, bu kez de Türk dünyasından konuklarla tıp alanında bir araya geldiklerini söyledi. Kurultayı düzenleyen Sağlık Bakanlığı'nı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı'nı tebrik etti.

Sağlık çalışanlarına teşekkür

Hekimlerin, hemşirelerin, hasta bakıcıların ve teknisyenlerin yüksek tempoda çalıştığını belirten Erdoğan, 81 ilde gece gündüz görev yapan sağlık çalışanlarına selam gönderdi. Kamuda ve özel sektörde sağlık hizmetlerinin bugünkü seviyeye gelmesine katkı sunanlara teşekkür eden Erdoğan, tıp dünyasının tüm paydaşlarının aynı masada buluşmasının çok değerli olduğunu söyledi. İlaç, aşı ve tıbbi cihaz sektörlerini akademi ve iş dünyasıyla buluşturan sağlık iş forumunun da yeni yatırım hamlelerine kapı aralayacağına inandığını ifade etti.

Aksoy'dan alıntı ve darüşşifa vurgusu

Nobel ödüllü Prof. Dr. Aziz Sancar'ın da programda bulunduğunu söyleyen Erdoğan, Sancar'ın hocası olarak andığı Prof. Dr. Muzaffer Aksoy'un tıp ve hekimlik üzerine sözlerini katılımcılarla paylaştı. Tıp ve hekimliğin kendileri için hayati önem taşıdığını söyleyen Erdoğan, inanç değerlerinin yaşamak ve yaşatmak üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

Erdoğan, 13. yüzyıldan itibaren hekimleri ve darüşşifalarıyla Anadolu'ya ışık tuttuklarını anlattı. Kayseri'deki Gevher Nesibe Hatun Darüşşifası, Sivas'taki İzzettin Keykavus Darüşşifası ve geçen yıl restorasyonu tamamlanıp Tokat'ta yeniden hizmete alınan Gök Medrese'yi Selçuklu dönemi örnekleri olarak sıraladı. Osmanlı'nın vakıflar eliyle kurduğu Edirne, Bursa, Fatih Haseki Sultan ve Atik Valide darüşşifalarında sağlık hizmetinin ücretsiz verildiğini, hasta yakınlarının da ücretsiz konakladığını söyledi.

Tıp tarihi ve hekimlik ahlakı

İbn-i Sina'nın birikiminin Şerafeddin Sabuncuoğlu, Altuncuzade Şeyh Salih ve Hekimbaşı Ahi Mehmet Çelebi gibi isimlerle zenginleştiğini belirten Erdoğan, Avrupa'da psikiyatrik hastalar canlı canlı yakılırken Osmanlı bimarhanelerinde hastaların musiki makamları, su sesleri ve aromaterapiyle tedavi edildiğini anlattı. 19. yüzyıldan itibaren Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'nin ve diğer kurumların dünyaca tanınan hekimler yetiştirdiğini, Cumhuriyet'le birlikte bu birikimin üniversiteler ve hocalarla geliştirildiğini söyledi. Erdoğan, tıpta bilgi ve yeteneğin yanında hekimlik ahlakının da aranması gerektiğini, hekimin hâlden anlayan, vicdan ve sorumluluk sahibi olmasının beklendiğini kaydetti.

Kaynakİletişim Başkanlığı
Son güncelleme31.10.2026 23:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
29 dakika önce

Lider Haber yazarı Alptekin İyigün, Ankara Bildirisi'ndeki ulaştırma, enerji, teknoloji ve kültür başlıklarını değerlendirdi; Türkiye'nin dönem başkanlığında uygulamanın hızlanması gerektiğini yazdı.

Lider Haber yazarı Alptekin İyigün, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Ankara'da yapılan Türk Devletleri Teşkilatı zirvesini ve Ankara Bildirisi'ni köşesinde değerlendirdi. İyigün'e göre zirvenin asıl değeri, Türk devletleri arasındaki yakınlığın birçok alanda somut iş birliğine dönüşmesinde yatıyor.

Orta Koridor ve Türk Yatırım Fonu

İyigün, bildirinin ekonomik açıdan en güçlü başlıklarından birinin Orta Koridor olduğunu yazdı. Yazar, Hazar geçişlerinin verimlileşmesinin, demiryolu ağlarının bağlanmasının ve gümrük işlemlerinin hız kazanmasının ihracatçıya ve üreticiye doğrudan yarar sağlayacağını savundu; sınırda geçen sürenin kısalmasını maliyetin düşmesi olarak yorumladı. Türk Yatırım Fonu'nu da çeşitli alanlardaki projelere, örneğin ulaşıma, sanayiye, tarıma ve küçük işletmelere finansman sağlayacak bir araç olarak değerlendirdi.

Enerji ve teknoloji

Yazara göre bildirideki enerji başlığı, petrol ve doğal gaz boru hatlarıyla sınırlı değil; elektrik bağlantıları ve yenilenebilir enerji koridorlarını da kapsıyor. Teknoloji tarafında TDT-SAT ortak küp uydusunun üretim aşamasının tamamlanmasını somut kazanım olarak niteleyen İyigün, Dijital İpek Yolu, fiber optik bağlantılar, yapay zekâ ve elektronik imzaların karşılıklı tanınması çalışmalarını da geleceğe hazırlığın parçası olarak gösterdi.

Kültür, çevre ve iletişim

İyigün, Ortak Türk Alfabesi çalışmalarının, üniversiteler arası ilişkilerin ve öğrenci değişimlerinin birlik fikrini günlük hayata taşıyabileceğini kaydetti. Sıfır atık, temiz enerji ve sürdürülebilir kalkınma başlıklarının bildiride yer almasına dikkat çeken yazar, stratejik iletişim ve medya iş birliğinin dezenformasyonla mücadele açısından önemli olduğunu belirtti.

Siyasi aktörlere değinen yorumlar

İyigün yazısında Erdoğan'ın Türk dünyasıyla ilişkilere verdiği önemi ve üstlendiği sorumluluğu öne çıkardı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Türk dünyasının birliğine verdiği önemin de bu sürecin Türkiye'deki siyasi dayanaklarından biri olduğunu yazdı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu'nun yürüttüğü görevi ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın sorumluluk alanını da zirvenin gündemiyle ilişkilendirdi; Emine Erdoğan'ın sıfır atık konusundaki öncülüğünü ise ortak geleceğin çevre boyutu açısından değerli buldu.

Kıbrıs ve dönem başkanlığı

Yazar, bildirideki Kıbrıs Türk halkına ilişkin ifadeleri de değerli buldu. İyigün'e göre Türkiye'nin dönem başkanlığının önündeki temel görev, bildiride yer alan belgelerin, projelerin ve önerilerin takvim, kaynak ve koordinasyonla takip edilerek uygulamaya geçirilmesi. Yazının sonunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin zirve öncesinde Türk dünyasına yönelik bir çağrı yaptığı da hatırlatıldı.

KaynakLider Haber
Son güncelleme01.11.2026 00:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·4 saat önce

Erdoğan sivil gemilere yönelik saldırıları kabul etmediklerini söyledi; Zelenskiy ise Karadeniz Tahıl Koridoru için çalışma konusunda mutabık kaldıklarını ve kasımda üçlü müzakerelerin başlamasının beklendiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, 31 Ekim'de İstanbul'da Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde bir araya geldi. Erdoğan'ın çağrısıyla ülkeye gelen Zelenskiy, ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından Erdoğan'la ortak basın toplantısı düzenledi. İki lider de konuşmalarında Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğine ağırlık verdi: Erdoğan sivil gemilere yönelik saldırıları kabul edemeyeceklerini belirtti, Zelenskiy ise tahıl koridoru için çalışma konusunda mutabık kaldıklarını duyurdu.

Masada kimler vardı

BBC Türkçe'nin aktardığına göre Türkiye'yi görüşmede Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın temsil etti. Ukrayna heyetinde ise Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile eski Savunma Bakanı Rüstem Umerov yer aldı. Ana başlıklardan biri Karadeniz'in güvenliğiydi.

Erdoğan'dan barış ve diplomasi mesajı

Erdoğan, savaşın yol açtığı kayıpların ve yıkımın her geçen gün büyüdüğünü söyleyerek hayatını kaybedenler için Zelenskiy'e ve Ukrayna halkına yeniden taziyelerini iletti. Görüşmede Ukrayna'da barışı sağlamaya dönük son dönemdeki çabaların ve Karadeniz'deki güvenlik durumunun ayrıntılı biçimde ele alındığını anlattı.

Savaşı diplomasi yoluyla bitirmeyi hedefleyen girişimlerin, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın katkısıyla yeniden hız kazanmasından memnun olduklarını belirten Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Ukrayna ile Rusya arasında yürütülen müzakerelerin diplomasiyle somut sonuç alınabildiğini gösterdiğini hatırlattı. Konuşmasında "adil bir barışın kaybedeni olmaz" diyen Erdoğan, barışın önünü açmak için her türlü gayreti göstermeye hazır olduklarını vurguladı.

Karadeniz'de sivil gemilere yönelik saldırılara tepki

Erdoğan, savaşın ilk gününden beri bölgede güvenlik ve istikrarı korumaya çalıştıklarını, ancak son dönemde artan tırmanışla çatışmaların bu denize de sıçradığını gördüklerini söyledi. Sivil gemilere yönelik saldırıların ve gerilimi yükseltecek adımların kimseye fayda getirmeyeceğini belirten Erdoğan, bu tür saldırıların kimden gelirse gelsin kabul edilemeyeceğini söyledi. Tüm tarafları sorumlu davranmaya çağırdı.

BBC Türkçe, bölgedeki tabloya dair bağlam da verdi. Habere göre son aylarda bu denizdeki ticari gemilere insansız hava aracı ve füzeyle yapılan saldırılar çoğaldı; Türk sahipli ya da Türk mürettebatlı bazı gemiler de bu saldırılardan etkilendi. Ekim ayının başında Romanya açıklarında, ardından Bulgaristan açıklarında vurulan gemilerde ölenlerin sayısı en az 12'ye ulaştı; kayıplar arasında Türk vatandaşları da bulunuyordu. BBC Türkçe aynı sayfada, Karadeniz'de vurulan Türk sahipli bir gemideki 10 kişilik mürettebatın tamamının öldüğünü bildiren bir habere de yer verdi.

Erdoğan, seyrüsefer emniyetini yeniden kurmak için taraflarla görüşmeyi sürdüreceklerini, konuyu Rusya ile de ele alıp süreci ilerletmeyi amaçladıklarını açıkladı. Bir uzlaşıya varılmasının, Ukrayna'daki kalıcı barış girişimlerini hızlandıracağı kanaatinde olduğunu da sözlerine ekledi.

Zelenskiy: Tahıl koridoru ve kasımda üçlü müzakere

Erdoğan'ın ardından konuşan Zelenskiy, gün boyunca önemli görüşmeler yaptıklarını ve somut konular üzerinde durduklarını söyledi. Görüşmelerin önemli bir bölümünü Karadeniz'e ayırdıklarını belirten Zelenskiy, Rusya'nın 2014'ten bu yana süren saldırgan tutumunun durumu daha da kötüleştirdiğini öne sürdü.

Zelenskiy, Erdoğan'la birlikte Karadeniz Tahıl Koridoru'nu hayata geçirmek için çalışmakta anlaştıklarını açıkladı. Amaçlarının koridorun etkin biçimde işlemesi olduğunu söyleyen Zelenskiy, bunun için denizde güvenliğin tesis edilmesinin hayati olduğunu vurguladı. Türkiye'de toplantılar düzenleme ihtimalinin de görüşüldüğünü bildirdi. BBC Türkçe'ye göre Zelenskiy ayrıca, Rusya ile Ukrayna arasında kalıcı barışı hedefleyen görüşmelerin kasımın ilk yarısında Washington'ın arabuluculuğuyla üç tarafın katılımıyla başlamasının beklendiğini doğruladı.

Ticaret ve yeniden imar

Erdoğan, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bağımsızlığına bağlılıklarını bir kez daha teyit ettiklerini söyledi. İki ülkenin 2022'de imzaladığı serbest ticaret anlaşmasının ekimin ilk gününden itibaren geçerli olmasını ikili ekonomik ilişkiler için önemli bir adım olarak niteledi ve anlaşmanın 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine yaklaştırdığını söyledi. Savaşın güç şartlarında Ukrayna'dan ayrılmayan Türk şirketlerinin ülkenin yeniden imarına da önemli katkı sunacağına inandığını dile getiren Erdoğan, konuşmasını Zelenskiy'e ziyaretinden dolayı teşekkür ederek tamamladı.

Kaynaklarسانا, Olay Gazetesi Bursa, CNN Türk, Anadolu Ajansı ve +15 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 20:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·6 saat önce

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, İstanbul'da Erdoğan'la baş başa ve heyetler arası görüşmeye geçti. İletişim Başkanı Duran, ikili iş birliği, savaş ve Karadeniz'in ele alınacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ekim'de çalışma ziyareti için İstanbul'a gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'i Dolmabahçe'deki Cumhurbaşkanlığı ofisinde resmi törenle karşıladı. İki lider heyetlerini birbirine tanıttı, ardından baş başa ve heyetler arası görüşmelere geçti.

Görüşmenin gündemini Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran açıkladı. Duran'a göre masada Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili iş birliğini geliştirmeye yönelik adımlar bulunuyor; Rusya-Ukrayna Savaşı ile Karadeniz'deki güvenlik durumu başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler de ele alınacak. Görüşmeyi ortak bir basın toplantısının izlemesi bekleniyor. Ziyaret, Erdoğan'ın daveti üzerine gerçekleşti ve Zelenskiy'in İstanbul'daki programının merkezini bu görüşme oluşturdu.

Törende kimler vardı

Törende Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İletişim Başkanı Duran ve Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç yer aldı. Türkiye'nin Kiev Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ile Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov da törene katıldı. Ukrayna heyetinde Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile Dış İstihbarat Servisi Başkanı Rüstem Umerov bulundu.

Zelenskiy, İstanbul'a inmesinin ardından sosyal medya hesabından ekibiyle birlikte kente vardığını duyurdu ve Erdoğan'la önemli görüşmeler yapacaklarını yazdı. Havalimanında Güler tarafından karşılanan Ukrayna lideri, ardından Dolmabahçe'ye geçti.

Zelenskiy'in ziyaret öncesi mesajı

Zelenskiy, günlük görüntülü mesajında Rus ordusunun enerji altyapısına yönelik hava saldırıları nedeniyle yaşanan elektrik kesintilerinin giderilmesi için çalışıldığını anlattı. Uzun menzilli silahlarla Rusya'ya yönelik saldırıların artırılması ve hava savunmasının güçlendirilmesi için çalıştıklarını belirtti. Yakında yeni kararlar hazırladıklarını söyleyen Zelenskiy, "Türkiye'de önemli görüşmeler olacak" dedi. Kasım ayında, uzun süredir konuşulan müzakere formatlarına ulaşılabileceğini öngördüklerini de ekledi.

Uzmandan Karadeniz değerlendirmesi

A Haber'in canlı yayınında konuşan uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Anar Ali, görüşmenin birinci gündem maddesinin limanların ve Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin olacağını savundu. Ali'ye göre ikinci başlık, Türk diplomasisinin ateşkese nasıl katkı sunacağı. Uzman, savaşın beşinci yılına yaklaştığını ve tarafların çıkmaza girdiğini söyledi; Türkiye'nin Bulgaristan ve Romanya ile yürüttüğü mayın temizleme çalışmalarına ek olarak Ukrayna ve Rusya ile üçlü bir seyrüsefer güvenliği mekanizması kurabileceğini öne sürdü. Ali ayrıca 3 Kasım'daki ABD Kongre ara seçimlerinin diplomatik takvim açısından belirleyici olduğunu belirtti.

Kaynaklarİlke TV, Kurdistan24, Yeni Şafak, Sözcü Gazetesi ve +4 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 18:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·9 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda tıbbi cihazda dışa bağımlılığı azalttıklarını söyledi; iki yıl sonunda yılda 700 yerli ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ekim'de İstanbul'da, Rixos Tersane'de düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde konuştu. Sağlık yatırımlarını anlatan Erdoğan, tıbbi cihazlarda dışa bağımlılığı azalttıklarını söyledi ve yeni bir üretim hedefi açıkladı: önümüzdeki iki yılın sonunda yerlilik oranı en az yüzde 71 olan 700 ultrason cihazının her yıl üretilmesi.

Kurultay, Habertürk'ün aktardığına göre bilim, sağlık ve teknoloji alanında uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor ve farklı ülkelerden bilim insanlarını, sağlık profesyonellerini ve sektör temsilcilerini buluşturdu. Törene Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı ev sahipliği yaptı; Erdoğan iki kurumu da tebrik etti.

Batman'dan 45 ülkeye solunum cihazı

Erdoğan, 24 yıldır sağlık alanında daha iyi noktalara ulaşmak için mücadele ettiklerini, altyapıyı yatırım, destek ve teşviklerle güçlendirdiklerini söyledi. Yerli üretim anlayışıyla tıbbi cihaz ve ekipmanı dışarıdan satın almak yerine artık kendilerinin ürettiğini belirtti.

Somut örnekler de veren Erdoğan'a göre Batman'da yerli imkânlarla üretilen solunum cihazları hem hastanelerde kullanılıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediliyor. Dünyada yalnızca birkaç ülkenin yapabildiği kalp-akciğer makinesi de tamamen öz kaynaklarla geliştirilerek kullanıma sunuldu.

Sıradaki hedef ultrason

Erdoğan, şimdiki hedeflerinin kendi ultrason cihazlarını üretmek olduğunu söyledi. İki yılın sonunda her yıl 700 cihaz üretmeyi planladıklarını duyurdu; bu adımları başlangıç olarak gördüklerini ekledi. Savunma sanayisinden örnek veren Cumhurbaşkanı, "Savunma sanayiinde nasıl destan yazdıysak aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz" dedi. Varsa eksikleri ve ihmalleri telafi edeceklerini, sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceklerini de ifade etti.

Yapay zekâ ve dijital teknoloji

Konuşmasında tıpta devrim niteliğinde gelişmeler yaşandığını söyleyen Erdoğan, yapay zekâ ve dijital araçların kullanıma girmesiyle araştırma-geliştirmeden üretim yöntemlerine kadar önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti. Cerrahi operasyonların artık makinelerle, hatta uzaktan yapılabildiğini, hastaların da uzaktan izlendiğini anlattı. NTV'nin aktardığı ifadesiyle şu çerçeveyi çizdi: "Odaklanmamız gereken temel husus, bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmektir."

Şifa medeniyeti ve hekimlik ahlakı

Erdoğan, tıp ve hekimliğin kendileri için hayati önem taşıdığını, inanç değerlerinin yaşamak ve yaşatmak üzerine kurulu olduğunu söyledi. Bir canı yok saymanın bütün insanlığa kıyılmak, bir canı kurtarmanın bütün insanlığı yaşatmak anlamına geldiği anlayışını hatırlatan Erdoğan, bunu şifa medeniyetinin inanç temeli olarak tanımladı. 13. asırdan itibaren hekimleri ve darüşşifalarıyla insanlığa ışık tutan bir millet olduklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı, tıpta bilgi, maharet ve yeteneğin önemli olduğunu ancak bunların hekimlik ahlakıyla birlikte düşünüldüğünü belirtti. Törende bulunan Aziz Sancar'ı milletçe iftihar edilen bir isim olarak andı ve Sancar'ın hocası olarak andığı Prof. Dr. Muzaffer Aksoy'un şu sözünü paylaştı: "Tıp öyle bir bilim dalı ki konusu insanın maddi ve manevi acılarını dindirmek ve ona çare bulmaktır."

Sağlık çalışanlarına teşekkür

Erdoğan, 81 ilde gece gündüz görev yapan hekim, hemşire, hasta bakıcı ve teknisyenlere seslendi. Şair Erdem Bayazıt'ın dizesindeki tabirle uykuları beyaz giysilerinden dökülen tabiplerin çoğu zaman kendilerine ve yakınlarına zaman ayıramadan çalıştığını söyledi. Kamuda ve özel sektörde emek veren herkese teşekkür etti, hayatını kaybeden hekimleri rahmetle andı.

Türk dünyası, forum ve ödüller

Cumhurbaşkanı, bir gün önce Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştirdiklerini, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı da Türk devletlerinden gelen konuklarla kutladıklarını hatırlattı. Kurultayın Türk dünyasından konuklarla yeni bir buluşma olduğunu söyledi.

Üç gün süren bilimsel oturumların verimli geçmesini dileyen Erdoğan, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda üreten sağlık yaklaşımını merkeze alan kurultayı yeni yol haritaları açısından stratejik bulduğunu belirtti. İlaç, aşı ve tıbbi cihaz üreticilerini akademi ve iş dünyasıyla buluşturan Üreten Sağlık İş Forumu'nun da yeni yatırımlara kapı aralayacağına inandığını söyledi. Törende farklı kategorilerde ödül alan bilim insanlarını ve firmaları tebrik eden Erdoğan'ın ardından, NTV Haber'in aktardığına göre Aziz Sancar Bilim Ödülü Özlem Türeci ile Uğur Şahin'e verildi.

Kaynaklarİlke TV, Anka Haber, birgun.net, Independent Türkçe ve +14 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 15:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
10 saat önce

Yeni Asır'daki yazıda Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan liderlerinin zirvedeki konuşmaları aktarıldı; Ankara bildirisinin ana kararları sıralandı.

Yeni Asır gazetesindeki bir yazı, Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'nde liderlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye yönelik değerlendirmelerini bir araya getirdi. Yazıya göre Türkiye, teşkilatın aile meclisi olarak gördüğü zirveyi ev sahibi olarak düzenledi.

Liderlerin konuşmaları

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Türkiye'nin Erdoğan liderliğinde siyasi, ekonomik, askerî ve teknolojik alanlardaki başarılarıyla uluslararası arenadaki itibarını artırdığını söyledi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkiye'nin 100 yılı aşkın sürede dünyanın önemli ülkelerinden biri hâline geldiğini, Erdoğan'ın politikaları sayesinde sosyoekonomik potansiyelinin belirgin biçimde arttığını ifade etti.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, ortak şehirlerin, doğanın ve kültürün birlikte tanıtılması için Türk Turizm Birliği'nin kurulma vaktinin geldiğini belirtti ve dönem başkanlığını devralan Türkiye'ye başarı diledi. Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov ise zirvenin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk gelmesinin ayrı bir anlam taşıdığını söyleyerek Erdoğan'ı kutladı.

Bildirinin ana başlıkları

Yazıda Ankara bildirisinin 10 başlığı sıralandı. Bunlar arasında Türkiye ev sahipliğinde Savunma Sanayii Koleji programının kurulması, üye ülke vatandaşları için uluslararası havalimanlarında özel yolcu şeritleri oluşturulması ve Ortak Türk Alfabesi'nin yaygınlaştırılması yer alıyor. Bildiride ayrıca Türk Dünyası Yükseköğretim Alanı'nın kurulması, TDT Aile ve Kadın Konseyi'nin oluşturulması ve 12U boyutundaki TDT-SAT küp uydusunun üretiminin tamamlanması öngörülüyor.

Diğer maddeler arasında Ortak Müze Kart projesi, Dijital Türk Dünyası konsepti, futbolcuların yabancı olmayan futbolcu statüsünde kabul edilmesi ve milli takımlar arasında Türk Kupası turnuvası düzenlenmesi bulunuyor. Türk Adli Bilim Ağı Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasına da yer verilen bildiride, Kıbrıs Türk halkının haklarının güvence altına alınması ile Gazze'de acil ateşkes, insani yardım ve iki devletli kalıcı çözüm çağrıları yinelendi.

KaynakYeni Asır
Son güncelleme31.10.2026 14:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
10 saat önce

STAR yazarı Hüseyin Gülerce, 163 maddelik Ankara bildirisini ve Savunma Sanayii Koleji kararını öne çıkardı; zirveye kayıtsız kalan muhalefeti eleştirdi.

STAR gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, köşesinde Ankara'da yapılan Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'ni değerlendirdi. Gülerce'ye göre zirve, Türk dünyasının geleceğine dair beklentileri artırdı ve alınan kararlar toplantının yalnızca duygusal bir kardeşlik buluşması olmadığını gösterdi.

Zirvenin çerçevesi

Gülerce, teşkilatın tam üyelerinin Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Azerbaycan olduğunu, Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ise gözlemci olarak katıldığını hatırlattı. Zirvenin teması Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik oldu. Toplantının ardından yayımlanan 163 maddelik bildiride, Türk dünyasında güçlenen dayanışmanın kalıcı stratejik işbirliğine dönüştürülmesi yönündeki ortak iradenin teyit edildiği belirtildi.

Yazar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin küresel sorunların çözümünde engel hâline geldiği bir dönemde teşkilatın bir alternatif oluşturduğunu savundu. İletişim Başkanlığı'nın açıklamasına dayanarak, ABD Başkanı Trump'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle liderlerin katıldığı akşam yemeği sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefonla aradığını ve zirveye başarı dilediğini aktardı.

Erdoğan'ın mesajları

Gülerce, Erdoğan'ın açılış konuşmasındaki Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa yer olmadığı yönündeki sözlerini bir çağrı olarak yorumladı. Yazara göre bu sözler, Azerbaycan ile yaşanan sıkıntının devlet aklıyla zamanla giderileceğinin işareti. Erdoğan'ın her üyenin millî hassasiyetlerini gözeten kazan-kazan anlayışına yaptığı vurguyu da öne çıkaran yazar, ticaret, ulaştırma ve enerji alanında Trans Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru'nun önemini vurguladı.

Savunma sanayii vurgusu

Yazar, Ankara bildirisiyle Türkiye ev sahipliğinde bir Savunma Sanayii Koleji kurulmasına karar verildiğini hatırlattı. Kolejin amacının nitelikli personel yetiştirmek ve bilgi ile tecrübe paylaşımını artırmak olduğunu belirten Gülerce, bu adımı ittifakın siyasi olduğu kadar askerî ve teknolojik bir güç bloğuna dönüştüğünün göstergesi olarak yorumladı.

Muhalefete eleştiri

Gülerce, zirveye kayıtsız kalan muhalefeti ve medyanın bir kesimini de eleştirdi. Yazara göre iktidarda AK Parti ile MHP'nin bulunması, asıl kazananın Türkiye olduğunu görmemek için gerekçe olamaz. Yazara göre zirvenin sağladığı ivme, Türkiye'yi küresel ölçekte dikkate alınan bir güç olarak öne çıkarıyor ve Türk Asrı'na öncülük etmesinin yolunu açıyor. Gülerce, Cumhurbaşkanlığı hükümetinin ve Cumhur İttifakı'nın desteğinin bu sürece güç verdiğini de yazdı. Yazısını "Türkiye Yüzyılı, Türk Asrı ufkunu aydınlatıyor" cümlesiyle bitirdi.

KaynakSTAR - Haberler
Son güncelleme31.10.2026 14:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

Cumhuriyet'in aktardığına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı kararlar Ankara'daki üç taşınmazın satışını onayladı; Karayolları'na ait 16 ildeki 37 taşınmaz özelleştirme programına alındı.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Ankara'daki üç taşınmazın satışı onaylandı, Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait 37 taşınmaz da özelleştirme programına alındı. Cumhuriyet gazetesi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın (ÖİB) onayladığı işlemleri Erdoğan imzalı kararlar olarak aktardı.

Çankaya'daki Dodurga Mahallesi'nde bulunan, 18 bin 197 metrekare büyüklüğündeki Hazine arazisi için 694 milyonluk en yüksek teklifi veren Çatkaya Gayrimenkul Danışmanlık Mühendislik Tarım Jeotermal Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne satılacak. Gölbaşı'nın İncek-İmar Mahallesi'ndeki bir Hazine taşınmazı 50 milyon liraya, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'ye ait Polatlı'daki taşınmaz ise 94 milyon 750 bin liraya alıcı buldu.

Karayolları'na ait 16 ildeki 37 taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesi ve işlemlerin 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanması kararlaştırıldı. Çankaya'daki bazı özelleştirme kapsamındaki taşınmazların imar planı değişikliklerine de onay verildi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme31.10.2026 13:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

11937 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Ağrı'da yeni bir fakülte kuruldu; üniversitenin İslami İlimler Fakültesi'nin adı da İlahiyat Fakültesi olarak değişti.

Resmi Gazete'nin 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı nüshasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 11937 sayılı karar yayımlandı. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30'uncu maddesine göre alınan karar uyarınca Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde Diş Hekimliği Fakültesi kuruluyor.

Bir fakültenin adı değişti

Kararın ikinci ek listesinde, üniversitenin İslami İlimler Fakültesi'nin adının İlahiyat Fakültesi olarak değiştirilmesi de öngörüldü. Böylece üniversitede bir yandan yeni bir birim açılırken, var olan bir fakültenin ismi güncellenmiş oldu. Karar metninde fakültenin ne zaman eğitime başlayacağına dair bir ayrıntı yer almadı.

AK Parti il başkanından değerlendirme

AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız, karar sonrası yaptığı paylaşımda yeni fakültenin kente hayırlı olmasını diledi. Yıldız'a göre fakülte, Ağrı'nın eğitim ve sağlık alanındaki gelişimine katkı sunacak, üniversitenin akademik gücünü artıracak ve gençlere yeni imkânlar açacak. Yıldız, kararı nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti ve emeği geçenlere de şükranlarını iletti. Yıldız'ın açıklaması kararın yerel düzeydeki ilk değerlendirmelerinden biri oldu. Karar, Cumhurbaşkanı imzasıyla yürürlüğe girdi ve Resmi Gazete'de tam metniyle yayımlandı.

KaynaklarAğrı Hürses Gazetesi, Doğubayazıt Gazetesi
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla aday mektubunun BM Genel Kurul Başkanlığı'na sunulduğunu açıkladı. Türkiye, Latin Amerika'dan aday çıkması teamülü nedeniyle bugüne kadar beklediğini belirtti.

Türkiye, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu'nu Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için aday gösterdi. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, adaylığa ilişkin yazıyı BM Genel Kurul Başkanlığı'na ilettiklerini açıkladı. Sinirlioğlu aynı zamanda eski bir Dışişleri Bakanı.

Adaylık kararı Erdoğan'dan

Yıldız'ın anlattığına göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinirlioğlu'nun nitelikleri, becerileri ve uluslararası deneyimi ile kendisine duyduğu güveni göz önünde bulundurarak adaylığı uygun gördü. Genel Sekreterlik yarışında henüz üzerinde uzlaşılan bir isim bulunmadığını hatırlatan Yıldız, Türkiye'nin BM'nin işini kolaylaştırmak istediğini belirtti. Adayın Latin Amerika ve Karayipler bölgesinden gelmesi yönündeki geleneğe saygı duydukları için bugüne kadar bekledikleri bilgisini de paylaştı. Başvuru yazısına Sinirlioğlu'nun özgeçmişi ve vizyon belgesi eklendi.

Sinirlioğlu'nun kariyeri

Sinirlioğlu, diplomatik kariyerinin büyük bölümünü Dışişleri Bakanlığı'nda geçirdi. 1982'de bakanlıkta göreve başladı. 2002-2007 arasında İsrail Büyükelçiliği yaptı ve Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında yürüttüğü arabuluculuk temaslarında yer aldı. 2009'da Dışişleri Müsteşarı oldu, 2015'te kurulan geçici seçim hükümetinde Dışişleri Bakanlığına getirildi.

Müsteşarlığı Suriye'de Esad yönetiminin sürdüğü döneme denk geldi. 2014'te Suriye'ye askeri müdahalenin ele alındığı, sonradan ses kaydı sızdırılan üst düzey güvenlik toplantısında yer aldı; Dışişleri Bakanlığı, kaydın bazı kısımlarının değiştirildiğini öne sürmüştü. Sinirlioğlu ayrıca Türkiye ile ABD arasında Suriyeli silahlı gruplara yönelik eğit-donat programı anlaşmasını imzaladı.

2016-2023'te BM Daimi Temsilciliği görevini yürüten Sinirlioğlu, 2021'de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak atandı. Nisan 2023'ten itibaren BM'nin Afganistan'daki özel koordinatörlüğünü üstlendi; Aralık 2024'te AGİT'in genel sekreterliğine geçti. Adaylık mektubunda ayrıca vizyon belgesine yer verildiği için aday, Genel Kurul Başkanlığı'na kapsamlı bir dosyayla tanıtılmış oldu.

KaynakEvrensel
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Erdoğan, emeklilere yönelik yasal düzenlemeyi yıl sonuna kadar hayata geçirmeyi umduklarını söyledi. Kulis bilgilerine göre yaş ve çalışma durumuna göre farklı artış formülleri tartışılıyor; kesin model yok.

Emekli aylıklarına yönelik ek iyileştirme için yaş ve çalışma durumuna göre farklı formüller değerlendiriliyor. Bodrum Haber'in derlediği kulis bilgilerine göre 65 yaş ve üzerindeki emeklilere daha yüksek artış yapılması ihtimali masada. Ancak artışın oranı, kapsamı ve yaş sınırı henüz belirlenmedi; kamuoyuna açıklanmış kesin bir model bulunmuyor.

Erdoğan: Yıl sonuna kadar hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ekim'deki Kabine Toplantısı'nın ardından emeklilerin yaşadığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını söyledi. Erdoğan, 2027 bütçesinde emeklilerin durumunu iyileştirecek mali imkânı oluşturduklarını belirtti. Gerekli yasal düzenlemenin adalet ve hakkaniyet çerçevesinde, TBMM'nin takdiriyle yıl sonuna kadar yürürlüğe girmesini ümit ettiklerini ifade etti.

A Haber'in aktardığı seçenekler

A Haber Parlamento Şefi Tülay Ağaoğlu, AK Parti kaynaklarına dayandırdığı haberinde seyyanen zam ya da refah payı seçenekleri üzerinde çalışıldığını yazdı. Aynı haberde 65 yaşın üzerindekilere daha yüksek artış verilmesi ve çalışan emeklilerle çalışmayanların ayrı değerlendirilmesi ihtimalleri yer aldı. Bu başlıkların henüz karara bağlanmış bir uygulama olmadığı belirtiliyor.

Milliyet: Eşik 60 yaşa inebilir

Milliyet'in Ankara kaynaklarına dayanan haberine göre ilave iyileştirmede öncelikli yaş grubunun 65 yerine 60 yaşından başlatılması da seçenekler arasında. Bu seçenek de resmen duyurulmuş değil.

Netleşmeyen noktalar

Çalışan emekliler için daha düşük, çalışmayanlar ya da belirli bir yaşın üzerindekiler için daha yüksek artış uygulanacağı yönünde açıklanmış bir tarife bulunmuyor. Düzenlemenin kapsamı, ödeme tutarları ve yürürlük tarihi, hazırlanacak yasal metin ve yapılacak resmî açıklamalarla belli olacak. Bodrum Haber, 2027 için planlanan düzenlemenin milyonlarca emekliyi yakından ilgilendirdiğini, enflasyona bağlı artışın yanında ilave destek seçeneklerinin de değerlendirildiğini yazdı.

KaynaklarTV5 Haber, Mynet Finans, bodrumhaber.com
Son güncelleme31.10.2026 10:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
15 saat önce

30 Ekim tarihli 11943 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'yla Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait iki taşınmaz özelleştirme programına alındı. Satışın 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanması hedefleniyor.

30 Ekim 2026 tarihli ve 11943 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'yla özelleştirme programına alınan taşınmazların, varlık satışı yöntemiyle özelleştirilmesine karar verildi. Kararın ekindeki listede İzmir'den iki arazi yer alıyor.

Buca ve Menemen'deki araziler

Listedeki taşınmazlardan biri Buca'nın Karacaağaç Mahallesi'nde, 170 ada 25 parselde bulunuyor. İzmir Aydın Otoyolu Caddesi üzerindeki arazi 12 bin 962 metrekare büyüklüğünde ve tapuda tarla olarak kayıtlı. Diğeri ise Menemen'in Türkelli Mahallesi'ndeki 1749 parsel numaralı, 4 bin 750 metrekarelik arazi; tapuda mera olarak geçiyor. İki taşınmazın da tamamı Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) mülkiyetinde.

Süre ve gelirin kullanımı

Karara göre özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanması hedefleniyor. Süreç bitene dek taşınmazların ve üzerindeki yapıların bakım, onarım ve işletilmesi KGM tarafından sürdürülecek, bu dönemde elde edilecek gelirler de KGM'ye bırakılacak.

Satıştan sağlanan gelirden özelleştirme giderleri düşüldükten sonra kalan tutar KGM hesabına aktarılacak. Bu kaynağın, taşınmazlar üzerindeki tesislerin taşınmasında, yeni yapıların inşasında, mevcut yapıların bakım ve güçlendirilmesinde, deprem bölgesindeki ve deprem riski taşıyan illerdeki KGM tesislerinin yenilenmesinde ayrıca bölünmüş yol, devlet yolu ve il yolu yapım, bakım ve kamulaştırma çalışmalarında kullanılması öngörülüyor.

KaynakEge'de Sonsöz
Son güncelleme31.10.2026 09:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu