Büyük Haber·2 saat önce

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, İstanbul'da Erdoğan'la baş başa ve heyetler arası görüşmeye geçti. İletişim Başkanı Duran, ikili iş birliği, savaş ve Karadeniz'in ele alınacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ekim'de çalışma ziyareti için İstanbul'a gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'i Dolmabahçe'deki Cumhurbaşkanlığı ofisinde resmi törenle karşıladı. İki lider heyetlerini birbirine tanıttı, ardından baş başa ve heyetler arası görüşmelere geçti.

Görüşmenin gündemini Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran açıkladı. Duran'a göre masada Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili iş birliğini geliştirmeye yönelik adımlar bulunuyor; Rusya-Ukrayna Savaşı ile Karadeniz'deki güvenlik durumu başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeler de ele alınacak. Görüşmeyi ortak bir basın toplantısının izlemesi bekleniyor. Ziyaret, Erdoğan'ın daveti üzerine gerçekleşti ve Zelenskiy'in İstanbul'daki programının merkezini bu görüşme oluşturdu.

Törende kimler vardı

Törende Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İletişim Başkanı Duran ve Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç yer aldı. Türkiye'nin Kiev Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan ile Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov da törene katıldı. Ukrayna heyetinde Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile Dış İstihbarat Servisi Başkanı Rüstem Umerov bulundu.

Zelenskiy, İstanbul'a inmesinin ardından sosyal medya hesabından ekibiyle birlikte kente vardığını duyurdu ve Erdoğan'la önemli görüşmeler yapacaklarını yazdı. Havalimanında Güler tarafından karşılanan Ukrayna lideri, ardından Dolmabahçe'ye geçti.

Zelenskiy'in ziyaret öncesi mesajı

Zelenskiy, günlük görüntülü mesajında Rus ordusunun enerji altyapısına yönelik hava saldırıları nedeniyle yaşanan elektrik kesintilerinin giderilmesi için çalışıldığını anlattı. Uzun menzilli silahlarla Rusya'ya yönelik saldırıların artırılması ve hava savunmasının güçlendirilmesi için çalıştıklarını belirtti. Yakında yeni kararlar hazırladıklarını söyleyen Zelenskiy, "Türkiye'de önemli görüşmeler olacak" dedi. Kasım ayında, uzun süredir konuşulan müzakere formatlarına ulaşılabileceğini öngördüklerini de ekledi.

Uzmandan Karadeniz değerlendirmesi

A Haber'in canlı yayınında konuşan uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Anar Ali, görüşmenin birinci gündem maddesinin limanların ve Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğinin olacağını savundu. Ali'ye göre ikinci başlık, Türk diplomasisinin ateşkese nasıl katkı sunacağı. Uzman, savaşın beşinci yılına yaklaştığını ve tarafların çıkmaza girdiğini söyledi; Türkiye'nin Bulgaristan ve Romanya ile yürüttüğü mayın temizleme çalışmalarına ek olarak Ukrayna ve Rusya ile üçlü bir seyrüsefer güvenliği mekanizması kurabileceğini öne sürdü. Ali ayrıca 3 Kasım'daki ABD Kongre ara seçimlerinin diplomatik takvim açısından belirleyici olduğunu belirtti.

KaynaklarKurdistan24, Yeni Şafak, Sözcü Gazetesi, Güneydoğu Ekspres ve +3 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 19:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·27 dakika önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zelenskiy ile görüşmesinin ardından barış çabalarını ve Karadeniz'de seyrüsefer güvenliğini ele aldıklarını açıkladı; sivil gemilere yönelik saldırılara tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ekim'de Dolmabahçe'de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, Ukrayna'da barışa yönelik çabaları ve Karadeniz'in güvenliğini ele aldıklarını söyledi, Türkiye'nin barışın yolunu açmak için gayret göstermeye hazır olduğunu vurguladı.

Barış çabalarına destek

Erdoğan, savaşın yol açtığı kayıp ve yıkımın her geçen gün büyüdüğünü belirterek hayatını kaybedenler için Zelenskiy'e ve Ukrayna halkına yeniden taziyelerini iletti. ABD Başkanı Trump'ın çabalarının da etkisiyle savaşı diplomasiyle bitirmeye dönük girişimlerin yeniden hız kazanmasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye'nin ev sahipliğinde Ukrayna ile Rusya arasında yapılan müzakerelerin diplomasi yoluyla somut sonuç alınabileceğini gösterdiğini hatırlatan Erdoğan, adil bir barışta kaybeden olmayacağını ifade etti.

Karadeniz'de güvenlik

Erdoğan, Zelenskiy ile Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanması için fikir alışverişi yaptıklarını anlattı. Savaşın başından bu yana bölgede güvenliği ve istikrarı korumaya çalıştıklarını, ancak son dönemde artan gerilimle çatışmaların Karadeniz'e sıçradığını gördüklerini söyledi. Sivil gemilere yönelik saldırıların ve gerilimi yükseltecek adımların kimseye yarar sağlamayacağını belirten Erdoğan, saldırının kaynağı ya da gerekçesi ne olursa olsun bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını kaydetti.

Bütün tarafları sorumlu davranmaya çağıran Erdoğan, seyrüsefer emniyetini yeniden kurmak için taraflarla temaslarını sürdüreceklerini bildirdi. Süreci ilerletmek için Rusya ile de temas kuracaklarını söyleyen Erdoğan, bir mutabakata varılmasının kalıcı barış çabalarına ivme kazandıracağına inandığını ifade etti.

Ticaret ve yeniden imar

Erdoğan, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve bağımsızlığına bağlılıklarını yeniden teyit ettiklerini söyledi. İki ülkenin 2022'de imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşması'nın ekim ayının başında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Erdoğan, bunun ikili ekonomik ilişkiler açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Anlaşmanın 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine yaklaştırdığını söyleyen Erdoğan, savaş koşullarına rağmen Ukrayna'dan ayrılmayan Türk şirketlerinin ülkenin yeniden imarına da önemli katkı sunacağına inandığını dile getirdi.

KaynaklarBBC, 7deniz Haber, Haber 1, A News ve +5 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 20:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·5 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Tıp Dünyası Kurultayı'nda tıbbi cihazda dışa bağımlılığı azalttıklarını söyledi; iki yıl sonunda yılda 700 yerli ultrason cihazı üretmeyi hedeflediklerini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Ekim'de İstanbul'da, Rixos Tersane'de düzenlenen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni'nde konuştu. Sağlık yatırımlarını anlatan Erdoğan, tıbbi cihazlarda dışa bağımlılığı azalttıklarını söyledi ve yeni bir üretim hedefi açıkladı: önümüzdeki iki yılın sonunda yerlilik oranı en az yüzde 71 olan 700 ultrason cihazının her yıl üretilmesi.

Kurultay, Habertürk'ün aktardığına göre bilim, sağlık ve teknoloji alanında uluslararası iş birliklerini güçlendirmeyi hedefliyor ve farklı ülkelerden bilim insanlarını, sağlık profesyonellerini ve sektör temsilcilerini buluşturdu. Törene Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı ev sahipliği yaptı; Erdoğan iki kurumu da tebrik etti.

Batman'dan 45 ülkeye solunum cihazı

Erdoğan, 24 yıldır sağlık alanında daha iyi noktalara ulaşmak için mücadele ettiklerini, altyapıyı yatırım, destek ve teşviklerle güçlendirdiklerini söyledi. Yerli üretim anlayışıyla tıbbi cihaz ve ekipmanı dışarıdan satın almak yerine artık kendilerinin ürettiğini belirtti.

Somut örnekler de veren Erdoğan'a göre Batman'da yerli imkânlarla üretilen solunum cihazları hem hastanelerde kullanılıyor hem de 45 ülkeye ihraç ediliyor. Dünyada yalnızca birkaç ülkenin yapabildiği kalp-akciğer makinesi de tamamen öz kaynaklarla geliştirilerek kullanıma sunuldu.

Sıradaki hedef ultrason

Erdoğan, şimdiki hedeflerinin kendi ultrason cihazlarını üretmek olduğunu söyledi. İki yılın sonunda her yıl 700 cihaz üretmeyi planladıklarını duyurdu; bu adımları başlangıç olarak gördüklerini ekledi. Savunma sanayisinden örnek veren Cumhurbaşkanı, "Savunma sanayiinde nasıl destan yazdıysak aynı başarıları sağlık sektöründe de elde edeceğiz" dedi. Varsa eksikleri ve ihmalleri telafi edeceklerini, sağlıkta zirveye oynamayı sürdüreceklerini de ifade etti.

Yapay zekâ ve dijital teknoloji

Konuşmasında tıpta devrim niteliğinde gelişmeler yaşandığını söyleyen Erdoğan, yapay zekâ ve dijital araçların kullanıma girmesiyle araştırma-geliştirmeden üretim yöntemlerine kadar önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti. Cerrahi operasyonların artık makinelerle, hatta uzaktan yapılabildiğini, hastaların da uzaktan izlendiğini anlattı. NTV'nin aktardığı ifadesiyle şu çerçeveyi çizdi: "Odaklanmamız gereken temel husus, bu yeniliklere adapte olabilmenin ötesinde akışa yön verebilmektir."

Şifa medeniyeti ve hekimlik ahlakı

Erdoğan, tıp ve hekimliğin kendileri için hayati önem taşıdığını, inanç değerlerinin yaşamak ve yaşatmak üzerine kurulu olduğunu söyledi. Bir canı yok saymanın bütün insanlığa kıyılmak, bir canı kurtarmanın bütün insanlığı yaşatmak anlamına geldiği anlayışını hatırlatan Erdoğan, bunu şifa medeniyetinin inanç temeli olarak tanımladı. 13. asırdan itibaren hekimleri ve darüşşifalarıyla insanlığa ışık tutan bir millet olduklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı, tıpta bilgi, maharet ve yeteneğin önemli olduğunu ancak bunların hekimlik ahlakıyla birlikte düşünüldüğünü belirtti. Törende bulunan Aziz Sancar'ı milletçe iftihar edilen bir isim olarak andı ve Sancar'ın hocası olarak andığı Prof. Dr. Muzaffer Aksoy'un şu sözünü paylaştı: "Tıp öyle bir bilim dalı ki konusu insanın maddi ve manevi acılarını dindirmek ve ona çare bulmaktır."

Sağlık çalışanlarına teşekkür

Erdoğan, 81 ilde gece gündüz görev yapan hekim, hemşire, hasta bakıcı ve teknisyenlere seslendi. Şair Erdem Bayazıt'ın dizesindeki tabirle uykuları beyaz giysilerinden dökülen tabiplerin çoğu zaman kendilerine ve yakınlarına zaman ayıramadan çalıştığını söyledi. Kamuda ve özel sektörde emek veren herkese teşekkür etti, hayatını kaybeden hekimleri rahmetle andı.

Türk dünyası, forum ve ödüller

Cumhurbaşkanı, bir gün önce Ankara'da Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ni gerçekleştirdiklerini, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı da Türk devletlerinden gelen konuklarla kutladıklarını hatırlattı. Kurultayın Türk dünyasından konuklarla yeni bir buluşma olduğunu söyledi.

Üç gün süren bilimsel oturumların verimli geçmesini dileyen Erdoğan, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda üreten sağlık yaklaşımını merkeze alan kurultayı yeni yol haritaları açısından stratejik bulduğunu belirtti. İlaç, aşı ve tıbbi cihaz üreticilerini akademi ve iş dünyasıyla buluşturan Üreten Sağlık İş Forumu'nun da yeni yatırımlara kapı aralayacağına inandığını söyledi. Törende farklı kategorilerde ödül alan bilim insanlarını ve firmaları tebrik eden Erdoğan'ın ardından, NTV Haber'in aktardığına göre Aziz Sancar Bilim Ödülü Özlem Türeci ile Uğur Şahin'e verildi.

Kaynaklarİlke TV, Anka Haber, birgun.net, Independent Türkçe ve +14 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 15:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

Yeni Asır'daki yazıda Kırgızistan, Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan liderlerinin zirvedeki konuşmaları aktarıldı; Ankara bildirisinin ana kararları sıralandı.

Yeni Asır gazetesindeki bir yazı, Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'nde liderlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye yönelik değerlendirmelerini bir araya getirdi. Yazıya göre Türkiye, teşkilatın aile meclisi olarak gördüğü zirveyi ev sahibi olarak düzenledi.

Liderlerin konuşmaları

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Türkiye'nin Erdoğan liderliğinde siyasi, ekonomik, askerî ve teknolojik alanlardaki başarılarıyla uluslararası arenadaki itibarını artırdığını söyledi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Türkiye'nin 100 yılı aşkın sürede dünyanın önemli ülkelerinden biri hâline geldiğini, Erdoğan'ın politikaları sayesinde sosyoekonomik potansiyelinin belirgin biçimde arttığını ifade etti.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, ortak şehirlerin, doğanın ve kültürün birlikte tanıtılması için Türk Turizm Birliği'nin kurulma vaktinin geldiğini belirtti ve dönem başkanlığını devralan Türkiye'ye başarı diledi. Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov ise zirvenin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk gelmesinin ayrı bir anlam taşıdığını söyleyerek Erdoğan'ı kutladı.

Bildirinin ana başlıkları

Yazıda Ankara bildirisinin 10 başlığı sıralandı. Bunlar arasında Türkiye ev sahipliğinde Savunma Sanayii Koleji programının kurulması, üye ülke vatandaşları için uluslararası havalimanlarında özel yolcu şeritleri oluşturulması ve Ortak Türk Alfabesi'nin yaygınlaştırılması yer alıyor. Bildiride ayrıca Türk Dünyası Yükseköğretim Alanı'nın kurulması, TDT Aile ve Kadın Konseyi'nin oluşturulması ve 12U boyutundaki TDT-SAT küp uydusunun üretiminin tamamlanması öngörülüyor.

Diğer maddeler arasında Ortak Müze Kart projesi, Dijital Türk Dünyası konsepti, futbolcuların yabancı olmayan futbolcu statüsünde kabul edilmesi ve milli takımlar arasında Türk Kupası turnuvası düzenlenmesi bulunuyor. Türk Adli Bilim Ağı Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasına da yer verilen bildiride, Kıbrıs Türk halkının haklarının güvence altına alınması ile Gazze'de acil ateşkes, insani yardım ve iki devletli kalıcı çözüm çağrıları yinelendi.

KaynakYeni Asır
Son güncelleme31.10.2026 14:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

STAR yazarı Hüseyin Gülerce, 163 maddelik Ankara bildirisini ve Savunma Sanayii Koleji kararını öne çıkardı; zirveye kayıtsız kalan muhalefeti eleştirdi.

STAR gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, köşesinde Ankara'da yapılan Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi'ni değerlendirdi. Gülerce'ye göre zirve, Türk dünyasının geleceğine dair beklentileri artırdı ve alınan kararlar toplantının yalnızca duygusal bir kardeşlik buluşması olmadığını gösterdi.

Zirvenin çerçevesi

Gülerce, teşkilatın tam üyelerinin Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Azerbaycan olduğunu, Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ise gözlemci olarak katıldığını hatırlattı. Zirvenin teması Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik oldu. Toplantının ardından yayımlanan 163 maddelik bildiride, Türk dünyasında güçlenen dayanışmanın kalıcı stratejik işbirliğine dönüştürülmesi yönündeki ortak iradenin teyit edildiği belirtildi.

Yazar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin küresel sorunların çözümünde engel hâline geldiği bir dönemde teşkilatın bir alternatif oluşturduğunu savundu. İletişim Başkanlığı'nın açıklamasına dayanarak, ABD Başkanı Trump'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle liderlerin katıldığı akşam yemeği sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefonla aradığını ve zirveye başarı dilediğini aktardı.

Erdoğan'ın mesajları

Gülerce, Erdoğan'ın açılış konuşmasındaki Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa yer olmadığı yönündeki sözlerini bir çağrı olarak yorumladı. Yazara göre bu sözler, Azerbaycan ile yaşanan sıkıntının devlet aklıyla zamanla giderileceğinin işareti. Erdoğan'ın her üyenin millî hassasiyetlerini gözeten kazan-kazan anlayışına yaptığı vurguyu da öne çıkaran yazar, ticaret, ulaştırma ve enerji alanında Trans Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru'nun önemini vurguladı.

Savunma sanayii vurgusu

Yazar, Ankara bildirisiyle Türkiye ev sahipliğinde bir Savunma Sanayii Koleji kurulmasına karar verildiğini hatırlattı. Kolejin amacının nitelikli personel yetiştirmek ve bilgi ile tecrübe paylaşımını artırmak olduğunu belirten Gülerce, bu adımı ittifakın siyasi olduğu kadar askerî ve teknolojik bir güç bloğuna dönüştüğünün göstergesi olarak yorumladı.

Muhalefete eleştiri

Gülerce, zirveye kayıtsız kalan muhalefeti ve medyanın bir kesimini de eleştirdi. Yazara göre iktidarda AK Parti ile MHP'nin bulunması, asıl kazananın Türkiye olduğunu görmemek için gerekçe olamaz. Yazara göre zirvenin sağladığı ivme, Türkiye'yi küresel ölçekte dikkate alınan bir güç olarak öne çıkarıyor ve Türk Asrı'na öncülük etmesinin yolunu açıyor. Gülerce, Cumhurbaşkanlığı hükümetinin ve Cumhur İttifakı'nın desteğinin bu sürece güç verdiğini de yazdı. Yazısını "Türkiye Yüzyılı, Türk Asrı ufkunu aydınlatıyor" cümlesiyle bitirdi.

KaynakSTAR - Haberler
Son güncelleme31.10.2026 14:13
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
7 saat önce

Cumhuriyet'in aktardığına göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı kararlar Ankara'daki üç taşınmazın satışını onayladı; Karayolları'na ait 16 ildeki 37 taşınmaz özelleştirme programına alındı.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Ankara'daki üç taşınmazın satışı onaylandı, Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait 37 taşınmaz da özelleştirme programına alındı. Cumhuriyet gazetesi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın (ÖİB) onayladığı işlemleri Erdoğan imzalı kararlar olarak aktardı.

Çankaya'daki Dodurga Mahallesi'nde bulunan, 18 bin 197 metrekare büyüklüğündeki Hazine arazisi için 694 milyonluk en yüksek teklifi veren Çatkaya Gayrimenkul Danışmanlık Mühendislik Tarım Jeotermal Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne satılacak. Gölbaşı'nın İncek-İmar Mahallesi'ndeki bir Hazine taşınmazı 50 milyon liraya, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'ye ait Polatlı'daki taşınmaz ise 94 milyon 750 bin liraya alıcı buldu.

Karayolları'na ait 16 ildeki 37 taşınmazın satış yöntemiyle özelleştirilmesi ve işlemlerin 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanması kararlaştırıldı. Çankaya'daki bazı özelleştirme kapsamındaki taşınmazların imar planı değişikliklerine de onay verildi.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme31.10.2026 13:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
8 saat önce

11937 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Ağrı'da yeni bir fakülte kuruldu; üniversitenin İslami İlimler Fakültesi'nin adı da İlahiyat Fakültesi olarak değişti.

Resmi Gazete'nin 31 Ekim 2026 tarihli ve 33416 sayılı nüshasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 11937 sayılı karar yayımlandı. 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu'nun ek 30'uncu maddesine göre alınan karar uyarınca Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi'nde Diş Hekimliği Fakültesi kuruluyor.

Bir fakültenin adı değişti

Kararın ikinci ek listesinde, üniversitenin İslami İlimler Fakültesi'nin adının İlahiyat Fakültesi olarak değiştirilmesi de öngörüldü. Böylece üniversitede bir yandan yeni bir birim açılırken, var olan bir fakültenin ismi güncellenmiş oldu. Karar metninde fakültenin ne zaman eğitime başlayacağına dair bir ayrıntı yer almadı.

AK Parti il başkanından değerlendirme

AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız, karar sonrası yaptığı paylaşımda yeni fakültenin kente hayırlı olmasını diledi. Yıldız'a göre fakülte, Ağrı'nın eğitim ve sağlık alanındaki gelişimine katkı sunacak, üniversitenin akademik gücünü artıracak ve gençlere yeni imkânlar açacak. Yıldız, kararı nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti ve emeği geçenlere de şükranlarını iletti. Yıldız'ın açıklaması kararın yerel düzeydeki ilk değerlendirmelerinden biri oldu. Karar, Cumhurbaşkanı imzasıyla yürürlüğe girdi ve Resmi Gazete'de tam metniyle yayımlandı.

KaynaklarAğrı Hürses Gazetesi, Doğubayazıt Gazetesi
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
8 saat önce

BM Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla aday mektubunun BM Genel Kurul Başkanlığı'na sunulduğunu açıkladı. Türkiye, Latin Amerika'dan aday çıkması teamülü nedeniyle bugüne kadar beklediğini belirtti.

Türkiye, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Feridun Sinirlioğlu'nu Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için aday gösterdi. Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, adaylığa ilişkin yazıyı BM Genel Kurul Başkanlığı'na ilettiklerini açıkladı. Sinirlioğlu aynı zamanda eski bir Dışişleri Bakanı.

Adaylık kararı Erdoğan'dan

Yıldız'ın anlattığına göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sinirlioğlu'nun nitelikleri, becerileri ve uluslararası deneyimi ile kendisine duyduğu güveni göz önünde bulundurarak adaylığı uygun gördü. Genel Sekreterlik yarışında henüz üzerinde uzlaşılan bir isim bulunmadığını hatırlatan Yıldız, Türkiye'nin BM'nin işini kolaylaştırmak istediğini belirtti. Adayın Latin Amerika ve Karayipler bölgesinden gelmesi yönündeki geleneğe saygı duydukları için bugüne kadar bekledikleri bilgisini de paylaştı. Başvuru yazısına Sinirlioğlu'nun özgeçmişi ve vizyon belgesi eklendi.

Sinirlioğlu'nun kariyeri

Sinirlioğlu, diplomatik kariyerinin büyük bölümünü Dışişleri Bakanlığı'nda geçirdi. 1982'de bakanlıkta göreve başladı. 2002-2007 arasında İsrail Büyükelçiliği yaptı ve Türkiye'nin Suriye ile İsrail arasında yürüttüğü arabuluculuk temaslarında yer aldı. 2009'da Dışişleri Müsteşarı oldu, 2015'te kurulan geçici seçim hükümetinde Dışişleri Bakanlığına getirildi.

Müsteşarlığı Suriye'de Esad yönetiminin sürdüğü döneme denk geldi. 2014'te Suriye'ye askeri müdahalenin ele alındığı, sonradan ses kaydı sızdırılan üst düzey güvenlik toplantısında yer aldı; Dışişleri Bakanlığı, kaydın bazı kısımlarının değiştirildiğini öne sürmüştü. Sinirlioğlu ayrıca Türkiye ile ABD arasında Suriyeli silahlı gruplara yönelik eğit-donat programı anlaşmasını imzaladı.

2016-2023'te BM Daimi Temsilciliği görevini yürüten Sinirlioğlu, 2021'de Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak atandı. Nisan 2023'ten itibaren BM'nin Afganistan'daki özel koordinatörlüğünü üstlendi; Aralık 2024'te AGİT'in genel sekreterliğine geçti. Adaylık mektubunda ayrıca vizyon belgesine yer verildiği için aday, Genel Kurul Başkanlığı'na kapsamlı bir dosyayla tanıtılmış oldu.

KaynakEvrensel
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
10 saat önce

Erdoğan, emeklilere yönelik yasal düzenlemeyi yıl sonuna kadar hayata geçirmeyi umduklarını söyledi. Kulis bilgilerine göre yaş ve çalışma durumuna göre farklı artış formülleri tartışılıyor; kesin model yok.

Emekli aylıklarına yönelik ek iyileştirme için yaş ve çalışma durumuna göre farklı formüller değerlendiriliyor. Bodrum Haber'in derlediği kulis bilgilerine göre 65 yaş ve üzerindeki emeklilere daha yüksek artış yapılması ihtimali masada. Ancak artışın oranı, kapsamı ve yaş sınırı henüz belirlenmedi; kamuoyuna açıklanmış kesin bir model bulunmuyor.

Erdoğan: Yıl sonuna kadar hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ekim'deki Kabine Toplantısı'nın ardından emeklilerin yaşadığı ekonomik zorlukların farkında olduklarını söyledi. Erdoğan, 2027 bütçesinde emeklilerin durumunu iyileştirecek mali imkânı oluşturduklarını belirtti. Gerekli yasal düzenlemenin adalet ve hakkaniyet çerçevesinde, TBMM'nin takdiriyle yıl sonuna kadar yürürlüğe girmesini ümit ettiklerini ifade etti.

A Haber'in aktardığı seçenekler

A Haber Parlamento Şefi Tülay Ağaoğlu, AK Parti kaynaklarına dayandırdığı haberinde seyyanen zam ya da refah payı seçenekleri üzerinde çalışıldığını yazdı. Aynı haberde 65 yaşın üzerindekilere daha yüksek artış verilmesi ve çalışan emeklilerle çalışmayanların ayrı değerlendirilmesi ihtimalleri yer aldı. Bu başlıkların henüz karara bağlanmış bir uygulama olmadığı belirtiliyor.

Milliyet: Eşik 60 yaşa inebilir

Milliyet'in Ankara kaynaklarına dayanan haberine göre ilave iyileştirmede öncelikli yaş grubunun 65 yerine 60 yaşından başlatılması da seçenekler arasında. Bu seçenek de resmen duyurulmuş değil.

Netleşmeyen noktalar

Çalışan emekliler için daha düşük, çalışmayanlar ya da belirli bir yaşın üzerindekiler için daha yüksek artış uygulanacağı yönünde açıklanmış bir tarife bulunmuyor. Düzenlemenin kapsamı, ödeme tutarları ve yürürlük tarihi, hazırlanacak yasal metin ve yapılacak resmî açıklamalarla belli olacak. Bodrum Haber, 2027 için planlanan düzenlemenin milyonlarca emekliyi yakından ilgilendirdiğini, enflasyona bağlı artışın yanında ilave destek seçeneklerinin de değerlendirildiğini yazdı.

KaynaklarTV5 Haber, Mynet Finans, bodrumhaber.com
Son güncelleme31.10.2026 10:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

30 Ekim tarihli 11943 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'yla Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait iki taşınmaz özelleştirme programına alındı. Satışın 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanması hedefleniyor.

30 Ekim 2026 tarihli ve 11943 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'yla özelleştirme programına alınan taşınmazların, varlık satışı yöntemiyle özelleştirilmesine karar verildi. Kararın ekindeki listede İzmir'den iki arazi yer alıyor.

Buca ve Menemen'deki araziler

Listedeki taşınmazlardan biri Buca'nın Karacaağaç Mahallesi'nde, 170 ada 25 parselde bulunuyor. İzmir Aydın Otoyolu Caddesi üzerindeki arazi 12 bin 962 metrekare büyüklüğünde ve tapuda tarla olarak kayıtlı. Diğeri ise Menemen'in Türkelli Mahallesi'ndeki 1749 parsel numaralı, 4 bin 750 metrekarelik arazi; tapuda mera olarak geçiyor. İki taşınmazın da tamamı Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) mülkiyetinde.

Süre ve gelirin kullanımı

Karara göre özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2028'e kadar tamamlanması hedefleniyor. Süreç bitene dek taşınmazların ve üzerindeki yapıların bakım, onarım ve işletilmesi KGM tarafından sürdürülecek, bu dönemde elde edilecek gelirler de KGM'ye bırakılacak.

Satıştan sağlanan gelirden özelleştirme giderleri düşüldükten sonra kalan tutar KGM hesabına aktarılacak. Bu kaynağın, taşınmazlar üzerindeki tesislerin taşınmasında, yeni yapıların inşasında, mevcut yapıların bakım ve güçlendirilmesinde, deprem bölgesindeki ve deprem riski taşıyan illerdeki KGM tesislerinin yenilenmesinde ayrıca bölünmüş yol, devlet yolu ve il yolu yapım, bakım ve kamulaştırma çalışmalarında kullanılması öngörülüyor.

KaynakEge'de Sonsöz
Son güncelleme31.10.2026 09:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

31 Ekim tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi üç bakanlığın teşkilatını değiştirdi. 105 yeni kadro ihdas edilirken iki kadro iptal edildi.

Resmi Gazete'nin 31 Ekim 2026 tarihli sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının teşkilat yapısını değiştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 16 maddelik düzenleme yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle üç bakanlıkta açılan kadro sayısı 105'e, kaldırılan kadro sayısı ikiye ulaştı.

İçişleri'nde 112 genel müdürlüğü

İçişleri Bakanlığı bünyesinde 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü kuruldu. Yeni birim kamu düzeni, güvenlik, sağlık, afet ve olağanüstü hallere ilişkin acil çağrıların alınması, değerlendirilmesi ve ilgili kurumların olay yerine yönlendirilmesinden sorumlu olacak. Acil müdahale hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi, kurumlar arası koordinasyon ve hizmet kalitesinin artırılması da görevleri arasında. Genel müdürlüğe ulusal operasyon merkezleri, iletişim sistemleri ve yapay zekâ destekli karar mekanizmaları kurma görevi de verildi.

Düzenlemeyle illerde İl 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Müdürlükleri oluşturulması hükme bağlandı. Mevcut 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü kadroları İl 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Müdürü olarak değiştirildi; bu kadrolarda çalışan yöneticilerin ayrıca bir işleme gerek kalmadan yeni unvanlarına atanmış sayılacağı belirtildi.

Kararname İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatına toplam 98 yeni kadro getiriyor. Merkez teşkilatında 1 genel müdür, 4 daire başkanı ve 12 şube müdürü olmak üzere 17 kadro açıldı. Taşrada ise farklı derecelerde toplam 81 şube müdürü kadrosu ihdas edildi.

Enerji ve Sanayi'de Bilgi Teknolojileri

Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarında Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlükleri kuruldu. Yeni birimler bilişim altyapısı, siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri, dijital dönüşüm ve bilgi sistemlerinin geliştirilmesi çalışmalarını yürütecek. Enerji Bakanlığındaki genel müdürlüğün sorumluluklarına kritik enerji altyapılarının haberleşme ve siber güvenliğinin sağlanması da girdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı merkez teşkilatında bir Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü ile üç daire başkanından oluşan dört kadro açıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında ise bir genel müdür ve iki daire başkanı olmak üzere üç yeni kadro ihdas edildi. Her iki bakanlıkta birer Bilgi İşlem Dairesi Başkanı kadrosu iptal edildi. Yeni genel müdürlükler, bakanlıkların dijital altyapılarını geliştirecek, bilgi güvenliği politikalarını oluşturacak ve teknolojik dönüşüm çalışmalarını yürütecek. Düzenlemede yapay zekâ destekli karar sistemleri, büyük veri analizi ve bilişim güvenliği alanlarında da görevler tanımlandı.

KaynaklarTR724, birgun.net, Ankara Haber, Borsanın Gündemi
Son güncelleme31.10.2026 06:14
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Cumhuriyet yazarı İlknur, Bakü'nün tavrını eleştirme hakkı olmadığını, asıl rahatsızlığın Ankara'nın üsten bakan yaklaşımından kaynaklandığını savundu.

Cumhuriyet yazarı Miyase İlknur, köşesinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki krizi ele aldı. İlknur'a göre Bakü'nün kendi toprağındaki bir düzenlemeye ilişkin aldığı karar Ankara'nın hoşuna gitmeyebilir, ancak Türkiye'nin bunu eleştirme hakkı yok. Yazar, sayısı bilinmeyen danışmanlardan birinin sarf ettiği bir sözün iki ülke arasında krize yol açtığını, bunun belki de bardağı taşıran son damla olduğunu yazdı.

'Savaşı bizim sayemizde kazandılar' tavrı

İlknur, Karabağ savaşı sırasında Azerbaycan'a parayla satılan insansız hava araçlarının sürekli hatırlatılmasının ve "savaşı bizim sayemizde kazandılar" yönündeki havanın, Azerilerin zaferini küçümsemek anlamına geleceğinin düşünülmediğini savundu. Yazara göre amaç, dış politikadaki bölgesel her olayı iç politikada kullanmak.

Yazar, Azerbaycan'ın İsrail'le iyi ilişkilerinin sır olmadığını da hatırlattı. İran'ın, ülkesindeki yoğun Azeri nüfus yüzünden gelecekte birleşik bir Azerbaycan kurulmasından çekindiği için Bakü'ye mesafeli durduğunu, hatta Ermenistan'ı desteklediğini yazan İlknur, bunun karşılığında Azerbaycan'ın İran'ın en büyük düşmanı İsrail'le askeri ve ticari ilişkilerini geliştirdiğini belirtti. İlknur, yakın zamana kadar Erdoğan yönetimindeki Türkiye'nin de İsrail'le arasının çok iyi olduğunu, bağımsız bir ülkenin Ankara'nın dostlarıyla dost, düşmanlarıyla düşman olmasının beklenemeyeceğini ekledi.

Başörtüsü kararı ve eşitlik ilkesi

Başörtüsü konusunda Azerbaycan'ın aldığı kararın o ülke halkının meselesi olduğunu söyleyen İlknur, demokrasi ve insan hakları gerekçelerinin anlamı olmadığını savundu. Aksi halde Türkmenistan gibi çok sert yönetilen ülkelere neden bir şey söylenmediğinin sorulabileceğini yazdı. Yazara göre Azerbaycan'ı asıl rahatsız eden, Türkiye'nin kendisini Türki cumhuriyetlerin ağabeyi gören, üsten bakan tutumu. İlknur, karşıdaki ülkenin gücü ne olursa olsun uluslararası ilişkilerde eşitlik ilkesinin geçerli olduğunu vurguladı.

İlknur, bu yaklaşımın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarını bile Türkiye'den soğuttuğunu öne sürdü. Yazara göre itirazlara "maaşınızı bile biz veriyoruz" ya da "suyunuz bile yok" gibi sözlerle karşılık veriliyor.

Tarihsel çizgi

İlknur, sağ iktidarların İslam ülkeleri ve Türk cumhuriyetleri üzerinde ağabeylik ya da hamilik yapma isteği yüzünden ilişkilerin hep inişli çıkışlı olduğunu yazdı. Osmanlı'nın mirasçısı gibi davranma alışkanlığı bırakılmazsa benzer krizlerin süreceğini savunan yazar, bu çizginin Menderes'le başlayıp Özal ve Erdoğan dönemlerinde arttığını belirtti. Örnek olarak Menderes'in Ortadoğu NATO'su girişimini ve Süveyş krizinde İngiltere ile Fransa'nın politikalarını desteklemesini, Refah-Yol döneminde ise Özbekistan Devlet Başkanı Kerimov'a yönelik darbe girişiminde bulunan radikal İslamcıların Türkiye'de ağırlanmasını andı. İlknur yazısını, Azerbaycan atasözünü hatırlatarak bitirdi: "Helva helva demekle ağız şirin olmaz".

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme31.10.2026 06:14
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu