Tasfiyeye alınan 131 fondan 38'inin süreci sürüyor; net yatırım tutarı 125 milyar lira. MSCI'nin Türkiye'ye Haziran 2027'ye kadar süre tanıdığı da bildirildi.
Türkiye'nin sermaye piyasalarını sarsan fon krizi, yüz binlerce yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren bir tasfiye sürecine dönüştü. 30 Ekim itibarıyla paylaşılan verilere göre 455 bin 758 tekil yatırımcı krizden etkilendi, ödemeler 68 milyar liraya ulaştı. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) müdahalesinin ardından portföylerin yapısı, likidite yönetimi ve denetim düzeni yeniden tartışılıyor.
Rakamlarla tasfiye süreci
Başlangıçta tasfiye kararı alınan 131 fonun 38'inde işlemler hâlâ sürüyor. Şu ana kadar 71 bin 899 hesaba ödeme yapıldı. Geri ödeme kapsamındaki net yatırım tutarı ise 125 milyar lira olarak bildiriliyor. Yani ödemelerin önemli bölümü gerçekleşmiş durumda, ancak süreç tamamlanmış değil. Tasfiyeye alınan bir fon, yatırımcının parasını otomatik ve eksiksiz geri alacağı anlamına gelmiyor. Fonun elindeki nakit, menkul kıymet ve diğer varlıklar satılıp paraya çevrildikçe ödeme yapılabiliyor. Düşük likiditeli hisselerin satışı zaman alabileceği gibi, satışların fiyatlar üzerinde baskı kurması da mümkün.
Kriz nasıl büyüdü
Haberin aktardığı çerçeveye göre sorunun kökeninde, bazı fonların Borsa İstanbul'da işlem hacmi düşük ve dolaşımdaki payı sınırlı şirketlerin hisselerinde yoğunlaşması yatıyor. Bu hisselerdeki sert fiyat hareketleri ilgili fonların getirisini olağanüstü seviyelere taşıdı, yüksek getiri de yeni para girişini hızlandırdı. Portföyler, gerçek piyasa derinliğiyle desteklenmeyen bir şişkinliğe kavuştu. Fiyatlar yükseldiği sürece sorun görünmedi; satış baskısı başlayınca kırılganlık ortaya çıktı.
Yatırımcılar aynı anda fonlardan çıkmak isteyince portföy yöneticileri varlıkları nakde çevirmek zorunda kaldı. İşlem hacmi düşük hisselerde yeterli alıcı bulunamadığı için her satış fiyatları biraz daha aşağı çekti. Bu da fon getirilerini eritip yeni çıkış talebi doğurdu. Etkinin fonlarla sınırlı kalmadığı görüldü: 16 Eylül'de BIST 100 endeksi tek günde yüzde 7,5 geriledi.
MSCI uyarısı ve olası senaryolar
Kriz, yabancı yatırımcının Türkiye'ye bakışını da etkileyebilecek bir boyut taşıyor. MSCI'nin Türkiye'ye Haziran 2027'ye kadar süre tanıdığına ilişkin değerlendirme, piyasaların uluslararası standartlara uyumunu yeniden gündeme getirdi. Şeffaflık ve piyasa işleyişindeki sorunlar giderilemezse gelişmekte olan piyasa statüsünün tartışılabileceği, bunun da yabancı fonların kararlarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Haberde önümüzdeki dönem için üç senaryo sıralanıyor. Birincisinde tasfiye planlı ilerliyor, ödemeler sürüyor ve baskı zamanla hafifliyor. İkincisinde düşük likiditeli varlıklar beklenenden yavaş nakde dönüştüğü için ödeme süreci uzuyor. Üçüncüsünde ise güven kaybı başka yatırım araçlarına ve finansal kuruluşlara yayılıyor, Borsa İstanbul'da satış baskısı sürüyor. Aynı değerlendirmeye göre belirleyici olacak konu, 125 milyar liralık tutarın nasıl paraya çevrileceği kadar, benzer bir krizin yaşanmayacağına dair güvenin yeniden kurulması.