Sendikaların ortak çağrısıyla Fransa'da ulaşım ve eğitimi etkileyen grevler yapılırken İçişleri Bakanı Nunez 70 bin polisin görev yapacağını açıkladı. 2027 bütçesi Ulusal Meclis'te reddedilmeye yaklaşıyor.
Fransa'da bir aydır süren sokak hareketi, kamu ve özel sektör sendikalarının birlikte yaptığı eylem çağrısıyla yeni bir evreye girdi. İşçiler, öğrenciler ve Sarı Yelekliler'e yakın kesimler, hayat pahalılığına ve kamu hizmetlerindeki aksamalara karşı sokaktaydı. Cumhurbaşkanlığı seçimine altı ay kalması, bütçe pazarlıklarının sürdüğü ortamda partiler arasındaki farkı daha belirgin kılıyor.
Grevler ulaşımı ve eğitimi vuruyor
Sendikalar, ülke çapında iş bırakmaya ve gösteriye çağırdı. Taleplerin başında, asgari ücrette hükümetin öngördüğünden büyük bir artış yer alıyor. Ulusal demiryolu şirketi SNCF, perşembe günü bölgesel ve yerel hatlarda aksama beklendiğini, hızlı trenlerin de kısmen etkilenebileceğini söyledi. Paris'te RATP, polis talimatıyla en az 25 metro durağının kapatıldığını bildirdi. Liman çalışanlarına da greve katılım çağrısı yapıldı. Eğitim Bakanlığı, devlet ilkokullarında personelin yaklaşık yüzde 18'lik bölümünün grevde olmasını öngörüyor.
Ekim ortasındaki yürüyüşlere ülke çapında 500 binden fazla kişi katılmıştı. Bazı gösterilerde çıkan şiddet ve yağma, kamu binalarına ve işyerlerine zarar verdi. Hükümet, 17 Ekim protestolarının boyutuna hazırlıksız yakalandığını kabul etmişti. Sonraki eylemlerde güvenlik önlemleri sıkılaştırıldı; yürüyüşlerin şehir merkezlerinin dışına çekilmesi gerginliği azalttı. Benzer hareketlilik Almanya'da, Belçika'da ve Portekiz'de de görüldü.
70 bin polis görev yapacak
Eylül ayında başlayan öğrenci eylemlerinde sınıfların kalabalıklığı, öğretmen eksikliği ve okul binalarının durumu öne çıkıyor. Ulusal Meclis Finans Komisyonu Başkanı Eric Coquerel, öğrencilerin isteklerinin gelecek yılın bütçesinin onaylanmasına şart koşulmaması gerektiğini söyledi.
Perşembe günü yapılacak gösterilerde yaklaşık 70 bin polisin görev alacağını İçişleri Bakanı Laurent Nunez duyurdu; geçen cumartesi de aynı sayıda polis görevlendirilmişti. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, şiddette enerji fiyatlarındaki artışın, sosyal medyanın ve aşırı solcu grupların payı olduğunu öne sürdü. Marine Le Pen kamu düzenini ve güvenliği vurgularken Jean-Luc Mélenchon sosyal sorunlara ve polis müdahalelerine eğiliyor.
Bütçe çıkmazda, tahvil farkı büyüyor
Muhalefetin yağdırdığı değişiklik önergelerinin ardından Ulusal Meclis'in 2027 bütçesini ilk turda geri çevirmesi bekleniyor. Bu halde metin Senato'ya geçecek. Çoğunluğu olmayan hükümet, harcama kesintilerini kabul ettirmekte zorlanıyor. Masadaki seçeneklerden biri, anayasanın 49.3. maddesiyle bütçeyi oylamasız yürürlüğe sokmak; ancak bu adım hükümet aleyhine güvensizlik önergesinin yolunu açıyor. Kararnameyle tedbir alınması da düşünülüyor.
Fransa ile Almanya'nın on yıllık tahvil faizleri arasındaki makas, eylül başında 85 baz puanken geçen ay 178 baz puana ulaştı. Böyle bir seviyeye en son 2011'deki Euro Bölgesi borç krizinde yaklaşılmıştı. Hükümet, bu yıl milli gelirin yüzde 5,4'üne varması beklenen açığı 2027'de yüzde 5 seviyesine indirmeyi hedefliyor. Ekonomi üçüncü çeyrekte küçüldü, tüketici güveni ise 13 yılın dip noktasına indi.