DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, Kazım Karabekir Cemevi'nde Alevilerin dinlenmesi gerektiğini söyledi; ümmet kardeşliği yerine yasal güvenceli eşit yurttaşlık çağrısı yaptı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İstanbul Ümraniye'deki Kazım Karabekir Cemevi'nde Alevi temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıya Türkiye Alevi Federasyonu Başkanı Zeynel Abidin Koç, farklı il ve ilçelerdeki cemevlerinin temsilcileri, DEM Parti İstanbul il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Hatimoğulları, barış sürecinin Alevilerin katılımı ve talepleri olmadan ilerleyemeyeceğini söyledi.
Ümmet kardeşliği değil, eşit yurttaşlık
Hatimoğulları, barışa "biri yenecek, biri yenilecek" diye bakmadıklarını, barışın ortak yaşamı kurmak üzerinden şekilleneceğini anlattı. Konuşmasının merkezinde ise eşit yurttaşlık vurgusu vardı: Ümmet kardeşliğinin yetmediğini, eşit haklarla donatılmış bir kardeşliğin gerektiğini ve bunun yasal statüye kavuşması lazım geldiğini söyledi. Eşit yurttaşlığın hukuki güvence altına alınması gerektiğini ekledi.
Meclis'te dinlenme talebi
DEM Parti Eş Genel Başkanı, iktidara Alevilerin neden dinlenmediğini defalarca sorduklarını aktardı. Alevilerin Meclis'te dinlenmesinin önemli olduğunu, Meclis Başkanı'nın ise farklı bir kanaat ortaya koyarak talebi kabul etmediğini belirterek bu tutumu eleştirdi. Temmuz ayında kabul edilen çerçeve yasayı hatırlatan Hatimoğulları, süreçte yalnızca siyasi partilerin temsil edilmesinin yetmediğini, demokratik örgütlerin ve kadın hareketinin de sürece dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Alevilerin kaygıları
Hatimoğulları, Alevilerin sürece ilişkin kaygılarını sıraladı ve bunları parti olarak aynı netlikle sorduklarını söyledi. Muhalefet belediyelerine yönelik gözaltı ve tutuklamalar, ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, aydınlara, yazarlara ve sanatçılara uygulandığını öne sürdüğü baskılar bu kaygıların arasındaydı. Alevilerin, sürecin AKP ile yan yana durmak anlamına gelip gelmeyeceğini ve iktidarın süreci seçim malzemesine çevirip çevirmeyeceğini sorduğunu aktardı. Fon soruşturmasında isimlerin açıklanmamasına da tepki gösterdi.
Bu soruların kolay olmadığını kabul eden Hatimoğulları, buna rağmen bu topraklarda barışı kurmaktan başka seçenekleri olmadığını söyledi.
Suriye'deki Aleviler ve eğitim talebi
Hatimoğulları, HTŞ'nin Suriye'de Alevilere yönelik katliamlar gerçekleştirdiğini öne sürdü. Katliamların şimdilik kısmen durdurulmasında toplantıdakilerin katkısı olduğunu belirterek oradaki halkın teşekkürlerini iletti. Alevilerin en büyük şikâyetlerinden birinin tek yönlü ve tekleştirici eğitim olduğunu da söyledi; eğitimin bilimsel olması ve ana dilde eğitim hakkının güvence altına alınması gerektiğini savundu.
Aleviler barış sürecinin öznesi olursa sürecin iktidarın insafına bırakılmayacağını söyleyen Hatimoğulları, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümüne de değindi. Cumhuriyet'in 86 milyon yurttaşın ortak evi olması gerektiğini, bunun için demokratikleşmesinin şart olduğunu vurguladı. Toplantı, konuşmanın ardından basına kapalı sürdü.