Cezaevindeki Ekrem İmamoğlu, Necati Doğru'ya gönderdiği mektupta fon soruşturmasında adı geçenlerin açıklanmasını istedi; İBB iddianamesindeki dört ifadeyi de gündeme getirdi.
Fon soruşturmasında adı geçenlerin kamuoyuyla paylaşılmasını, Silivri'de cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu talep etti. İmamoğlu, Sözcü yazarı Necati Doğru'ya gönderdiği mektupta, İBB davası iddianamesinde geçen bazı ifadelerle fon soruşturması arasında bağlantı kurdu. Doğru, mektubun içeriğini "İmamoğlu: Durum acildir!" başlıklı köşesinde paylaştı.
Listenin neden gizlendiği sorusu
İmamoğlu mektupta, soruşturmadan haksız kazanç sağlayanların ve adı geçenlerin listesinin neden saklandığını sordu. Listede yer alacak isimlerin sarsmayacağı bir makam ya da koltuk, alt üst etmeyeceği bir akrabalık ve dostluk ilişkisi bulunmadığını öne süren İmamoğlu, bu yüzden listenin saklandığını savundu. Mektuptaki en çok dikkat çeken cümle şu oldu: "Bu liste turpun büyüğünün değil, büyük turpların listesidir!" İmamoğlu, siyaset, bürokrasi ve fon çevreleri arasında ortaklık bulunduğunu da iddia etti. Arazi rantını tek tek takip eden, parsel numaralarını ezbere bilen kişilerin uzun yıllardır işleyen bu düzenden habersiz olduğuna inanmanın güç olduğunu söyledi.
İddianamedeki dört ifade
İmamoğlu, İBB iddianamesinden dört örnek cümle aktardı. Bunların arasında cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir fon oluşturulduğunu anlatan ifadeler, fonun "sistem" adlı yapıya aktarıldığını söyleyen bir bölüm ve seçimi kazanmak için en az 2 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu belirten bir cümle yer alıyor. İmamoğlu, mektupta bu ifadelerin iddianamenin birinci, 32, 730 ve 3290. sayfalarında geçtiğini yazdı. İddianameyi "iftira" olarak niteleyen İmamoğlu, bu kavramların metinde yer almasının rastlantı olmadığını, iddianameyi yazan ya da yazdıran zihniyetin bu kavramlarla iç içe yaşadığını öne sürdü.
"Asrın soygunu" vurgusu
İmamoğlu, kendisi ve yol arkadaşlarının yaşadığı hukuksuzlukları tasarlayanların "fon vurgunundan" ayrı düşünülemeyeceğini savundu. Türkiye'nin cumhuriyet döneminin en büyük risklerle aynı anda karşılaştığını belirten İmamoğlu, adalet ve demokrasi sütunlarının art arda hasar gördüğünü, devlet kurumlarının eşi görülmemiş bir yozlaşmaya sürüklendiğini ve ülkenin büyük bir dolandırıcılıkla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
İmamoğlu, soruşturmanın arkasındaki ilişkiler ağının eksiksiz biçimde aydınlatılması gerektiğini belirterek sürecin şeffaf yürütülmesi çağrısı yaptı. Dört yıl boyunca planlandığını öne sürdüğü düzenin son iki yılda zirveye taşındığını, kazançların milyar düzeyine çıktığını iddia etti. Listenin açıklanmasını herkesin sorduğunu ancak ses çıkmadığını kaydeden İmamoğlu, bunun nedenini herkesin birbiriyle ortak olmasına bağladı. Mektubunu Necati Doğru'ya hitaben yazan İmamoğlu, yazısını cumhuriyete, adalete ve millete duyduğu inancı vurgulayarak bitirdi.