42 dakika önce

Cezaevindeki Ekrem İmamoğlu, Necati Doğru'ya gönderdiği mektupta fon soruşturmasında adı geçenlerin açıklanmasını istedi; İBB iddianamesindeki dört ifadeyi de gündeme getirdi.

Fon soruşturmasında adı geçenlerin kamuoyuyla paylaşılmasını, Silivri'de cezaevinde bulunan Ekrem İmamoğlu talep etti. İmamoğlu, Sözcü yazarı Necati Doğru'ya gönderdiği mektupta, İBB davası iddianamesinde geçen bazı ifadelerle fon soruşturması arasında bağlantı kurdu. Doğru, mektubun içeriğini "İmamoğlu: Durum acildir!" başlıklı köşesinde paylaştı.

Listenin neden gizlendiği sorusu

İmamoğlu mektupta, soruşturmadan haksız kazanç sağlayanların ve adı geçenlerin listesinin neden saklandığını sordu. Listede yer alacak isimlerin sarsmayacağı bir makam ya da koltuk, alt üst etmeyeceği bir akrabalık ve dostluk ilişkisi bulunmadığını öne süren İmamoğlu, bu yüzden listenin saklandığını savundu. Mektuptaki en çok dikkat çeken cümle şu oldu: "Bu liste turpun büyüğünün değil, büyük turpların listesidir!" İmamoğlu, siyaset, bürokrasi ve fon çevreleri arasında ortaklık bulunduğunu da iddia etti. Arazi rantını tek tek takip eden, parsel numaralarını ezbere bilen kişilerin uzun yıllardır işleyen bu düzenden habersiz olduğuna inanmanın güç olduğunu söyledi.

İddianamedeki dört ifade

İmamoğlu, İBB iddianamesinden dört örnek cümle aktardı. Bunların arasında cumhurbaşkanlığı adaylığı için bir fon oluşturulduğunu anlatan ifadeler, fonun "sistem" adlı yapıya aktarıldığını söyleyen bir bölüm ve seçimi kazanmak için en az 2 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu belirten bir cümle yer alıyor. İmamoğlu, mektupta bu ifadelerin iddianamenin birinci, 32, 730 ve 3290. sayfalarında geçtiğini yazdı. İddianameyi "iftira" olarak niteleyen İmamoğlu, bu kavramların metinde yer almasının rastlantı olmadığını, iddianameyi yazan ya da yazdıran zihniyetin bu kavramlarla iç içe yaşadığını öne sürdü.

"Asrın soygunu" vurgusu

İmamoğlu, kendisi ve yol arkadaşlarının yaşadığı hukuksuzlukları tasarlayanların "fon vurgunundan" ayrı düşünülemeyeceğini savundu. Türkiye'nin cumhuriyet döneminin en büyük risklerle aynı anda karşılaştığını belirten İmamoğlu, adalet ve demokrasi sütunlarının art arda hasar gördüğünü, devlet kurumlarının eşi görülmemiş bir yozlaşmaya sürüklendiğini ve ülkenin büyük bir dolandırıcılıkla karşı karşıya kaldığını ifade etti.

İmamoğlu, soruşturmanın arkasındaki ilişkiler ağının eksiksiz biçimde aydınlatılması gerektiğini belirterek sürecin şeffaf yürütülmesi çağrısı yaptı. Dört yıl boyunca planlandığını öne sürdüğü düzenin son iki yılda zirveye taşındığını, kazançların milyar düzeyine çıktığını iddia etti. Listenin açıklanmasını herkesin sorduğunu ancak ses çıkmadığını kaydeden İmamoğlu, bunun nedenini herkesin birbiriyle ortak olmasına bağladı. Mektubunu Necati Doğru'ya hitaben yazan İmamoğlu, yazısını cumhuriyete, adalete ve millete duyduğu inancı vurgulayarak bitirdi.

Son güncelleme08.11.2026 15:09
Kaynaklar Evrensel.net, Haber Sunum
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
7 saat önce

Silivri'de 436 sanıklı İBB Davası'nın 104. gününde gizli tanıklar dinleniyor; savunma gizli tanık uygulamasına itiraz etti, mahkeme usulde ısrar etti.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB Davası'nın üçüncü duruşmasını Silivri'de yeni yapılan duruşma salonunda yürütüyor. Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 436 sanığın 46'sı tutuklu durumda. Duruşmanın 104. gününde sırada müşteki, tanık ve gizli tanık beyanları vardı; gizli tanıklar Gürgen ve Zeytin'in ifade vermesi bekleniyordu.

Salonda destek, alkışlı karşılama

Silivri'ye duruşmayı takip etmeye gelen İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, YENİ Parti Milletvekili Mahmut Tanal ve salondaki izleyiciler tutuklu sanıkları alkışlarla karşıladı. Sanıklar salona girerken yakınları ve izleyiciler isimlerini söyleyerek destek verdi.

Savunmadan açık dinleme talebi

Duruşmanın başında söz alan İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, gizli tanık uygulamasının ancak tanıkların ya da yakınlarının tehlikede olması durumunda kullanılabileceğini belirtti. Pekin'e göre soruşturma aşaması geride kalmıştı, dolayısıyla gizliliği gerektiren bir durum görünmüyordu, iddianamede şiddet eğilimiyle suçlanan kimse yoktu ve yaklaşık 50 tanık açık biçimde dinlenmişti. Avukat, o gün gizli tanık olarak dinlenecek isimlerin olağan usulle dinlenmesini istedi.

Mahkeme Başkanı, tanığın kendini baskı altında hissetmemesi ve beyanının sağlıklı biçimde alınabilmesi için gizli tanık usulünün uygulanacağını söyledi. Avukat Yiğit Gökçehan Koçoğlu ise tanıklardan İlke'nin artık gizli tanık olmak istemediğini belirterek onun açık dinlenmesini talep etti. Başkan, dinleme sırasında İlke'ye soracaklarını, bir sakınca görmemesi hâlinde açık dinleyebileceklerini ifade etti.

Gürgen ifadeye başladı

Taleplerin ardından sesi ve görüntüsü değiştirilen gizli tanık Gürgen, SEGBİS üzerinden duruşmaya bağlandı ve beyanını vermeye başladı.

Son güncelleme08.11.2026 08:24
Kaynak Toplumsal Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu