1 saat önce

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Müslim Sarı, Denizli İl Başkanlığı'ndaki toplantıda partinin 'zapt edilmeyen son kale' olduğunu söyledi ve ayrılanlara kapının tümüyle kapanmadığını belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Denizli İl Başkanlığı'nda düzenlenen değerlendirme toplantısında kongre sürecinin 12 Kasım'da başlayacağını, 14 Şubat'ta tüm kongrelerin tamamlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Toplantıya CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, il yönetimi ve ilçe başkanları katıldı. Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur de programa sonradan dahil oldu.

Partinin son kale vurgusu

Cumhuriyet'in 103. kuruluş yıl dönümüne değinen Sarı, Atatürk'ün Cumhuriyet ve CHP'yi iki büyük eseri olarak andığı sözü hatırlattı. Makamların ve kişilerin değişebileceğini, ancak CHP'nin yaşayacağını söyleyen Sarı, partiyi zapt edilmeyen son kale olarak niteledi. Salonun dolu olmasının kendilerine umut verdiğini belirten Sarı, üç, beş ya da altı ay sonra kendilerine sokağa çıkamaz diyenlerin sokağa çıkamayacağını savundu.

74 il başkanı değişti

CHP'nin yakın dönemde ciddi bir iç süreçten geçtiğini anlatan Sarı, genel merkezin yeniden yapılandırıldığını ve milletvekili ile belediye başkanı düzeyinde ayrılıklar yaşandığını söyledi. Kısa sürede 74 il başkanının değiştiğini, bunlardan 60'ının ilk kez il başkanı olduğunu açıklayan Sarı, "Cumhuriyet Halk Partisi adeta üçüncü kez kuruluyor" dedi. Yapılan düzenlemelerde eksik ve hata olabileceğini kabul eden Sarı, örgütün bundan sonra kongrelerle aşağıdan yukarıya yeniden şekilleneceğini söyledi.

Ayrılanlara mesaj

Partiden ayrılanların hepsinin aynı gerekçeyle hareket etmediğini belirten Sarı, bir bölümünün tartışmalardan etkilenerek tepkisel davranan üyeler olduğunu, bu kişilerin doğal taban sayıldığını ve kapıların onlara açık olduğunu söyledi. Kendi çıkarını gözettiğini düşündüğü isimler için ise "Kendilerine koltuk arayanlara kafamız kapalı" ifadesini kullandı. Sarı, partililerden kırgınlıkları geride bırakmalarını ve dar ekipçilik anlayışından uzak durmalarını istedi.

Karaca ve Kepenek'ten mesajlar

Gülizar Biçer Karaca, partinin bittiğini düşünenlere Denizli örgütüyle yanıt verdiklerini söyledi. Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, yeni partinin kurulduğu gün genel merkezde bulunduğunu ve o gün CHP'de kalacağını ilan ettiğini anlattı. Kepenek ayrıca belediyenin 153. projesi olan Mübadele Evi'nin pazar günü açılacağını duyurdu. Basına açık bölümün ardından toplantı, belediye meclis üyeleri, ilçe başkanları ve kadın-gençlik kolları temsilcilerinin katıldığı kapalı oturumla sürdü; Sarı, önümüzdeki günlerde yapılacak başkan vekilliği seçimine de dikkat çekti.

KaynakEgeyön Haber
Son güncelleme31.10.2026 23:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
31 dakika önce

Maltepe'deki Sivas Kültür Günleri'nde yaşanan gerginliğin ardından CHP İstanbul Gençlik Kolları, SİVKON Genel Başkanı Metin Yarım'ın tavrını kabul edilemez bularak görevini bırakmasını istedi.

CHP İstanbul Gençlik Kolları, Maltepe'de düzenlenen 6. Sivas Kültür Günleri'nde yaşanan gerginliğin ardından Sivas Konfederasyonu (SİVKON) Genel Başkanı Metin Yarım'a istifa çağrısı yaptı. Gençlik Kolları, Yarım'ın tavrını ve hitap biçimini “kabul edilemez” olarak niteledi.

Gerginliğin arka planı

Habere göre, SİVKON'un ev sahipliğinde yapılan etkinlikte konfederasyon Genel Başkanı Yarım, CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel'in adını anmadan YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'e övgüde bulundu. Salondaki bazı yurttaşlar buna tepki gösterdi, ortam karıştı. İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Yüksel ve çok sayıda yurttaş alandan ayrıldı.

Yüksel daha sonra yaptığı açıklamada, kamu kaynaklarıyla beslenen kadroların kendilerini beslendikleri merkeze daha iyi göstermeye çalışmasına yurttaşların tepki verdiğini ve kendisinin de bu tepkiye kayıtsız kalamadığını söyledi. Yüksel ayrıca halkın temsilcisi olduğunu vurguladı.

Gençlik Kolları'nın açıklaması

Olayın ardından yazılı açıklama yayımlayan CHP İstanbul Gençlik Kolları, Yarım'ın yaklaşımının hem nezaket kurallarına hem de etkinliğin toplumsal birlik ve beraberlik anlayışına aykırı olduğunu belirtti. Açıklamada, bir kültür buluşmasına ev sahipliği yapmanın sorumluluğuna dikkat çekildi ve “Hiç kimse, ev sahipliği yaptığı bir organizasyonu şahsi siyasi çıkar ve menfaatlerine alet etmemelidir” denildi.

Açıklamada, makam sahibinin sorumluluğunu kişisel siyasi amaçlarının önünde tutması gerektiği de vurgulandı. Gençlik Kolları, Sivas'ın tarihini, kültürünü ve toplumsal dayanışmasını temsil etme sorumluluğu taşıyan Yarım'ın görevinin gerektirdiği bilinçle hareket etmediğini savundu. Açıklama, SİVKON Genel Başkanı'nın istifaya davet edilmesiyle sona erdi. Aynı çağrı sosyal medyada bir etiketle de paylaşıldı. Gençlik Kolları, bir kültür buluşmasının toplumsal birlik ve beraberlik anlayışına hizmet etmesi gerektiğini de hatırlatmış oldu.

Kaynakhttps://www.babaocagi.com/
Son güncelleme01.11.2026 00:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·5 saat önce

SİVKON'un Maltepe'deki etkinliğinde YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'e yönelik övgüler gerginliğe yol açtı; CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel heyetiyle etkinlikten ayrıldı, Yüksel sonradan kendi açıklamasında tepkisini anlattı.

İstanbul Maltepe'de Sivas Konfederasyonu'nun (SİVKON) düzenlediği 6. Sivas Kültür Günleri'nde, kürsüden yapılan bir konuşma CHP ve YENİ Parti mensuplarını karşı karşıya getirdi. Yaşanan tartışmanın ardından CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel, beraberindeki heyetle etkinlik alanından ayrıldı. İBB Başkanvekili Nuri Aslan'ın da aynı sırada alandan çıktığı bildirildi.

Tartışmayı başlatan konuşma

Cumhuriyet'in aktardığına göre SİVKON Genel Başkanı Metin Yarım konuşmasında, alanı tahsis ettiği için Aslan'a teşekkür etti. CHP İl Başkanı seçilen hemşehrisinin de aralarında olduğunu söyleyerek Yüksel'e başarı diledi. BirGün'e göre Yarım, alanı tahsis eden Aslan'a teşekkür ettikten sonra YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik için övgü dolu sözler söyledi. Çelik'e seslenen Yarım, Çelik'i "İstanbul'un Çelik iradesi" sözleriyle anarak altı yıldır hep yanlarında olduğunu belirtti. Akdeniz Gerçek, Haberler.com ve Yeni Şafak gibi kaynaklar, Yarım'ın Yüksel'in adını anmadan Çelik'e övgüde bulunmasının CHP'lilerin tepkisini çektiğini yazdı. Olay, protokol konuşmalarının yapıldığı sırada, Maltepe Etkinlik Alanı'nda yaşandı.

Alandaki gerginlik

Cumhuriyet ve BirGün'ün anlatımına göre CHP Tuzla İlçe Başkanı Hasan Uzunyayla, kürsüdeki Yarım'ın üzerine yürüyüp parmak salladı. Cumhuriyet bu sırada tehditler savrulduğunu yazdı. Etkinliğe katılan bir yurttaş da ardından Uzunyayla'ya doğru ilerledi. Alandaki Sivaslı katılımcılar CHP heyetine tepki gösterdi; Cumhuriyet'in anlatımına göre Yüksel, bu tepkinin ardından heyetiyle birlikte etkinlikten ayrıldı. Gazetelerin aktardığına göre Aslan alandan çıkarken YENİ Parti heyeti yerinde kaldı. İHA, Yeni Şafak ve Haberler.com gibi kaynaklar ise olayı iki parti mensupları arasında çıkan sözlü kavga olarak aktardı. Haberler.com, tarafların birbirine fiziki müdahalesinin kameralara yansıdığını da yazdı. Bursa Saati Gazetesi, İHA'ya dayandırdığı haberinde konuşmanın içeriğini iddia olarak aktardı ve Aslan ile Yüksel'in çok sayıda kişiyle birlikte alandan ayrıldığını bildirdi. Akdeniz Gerçek ise gerginliğin yükselmesi üzerine protokolün tepki gösterdiğini yazdı.

CHP İl Başkanı Yüksel'in açıklaması

Anka Haber'in aktardığına göre Yüksel, sonrasında partisinin Maltepe İlçe Örgütü'nü ziyaret etti ve yaşananlara ilişkin açıklama yaptı. Etkinlikte köy dernekleriyle samimi bir buluşma gerçekleştirdiklerini, orada bulunan tüm köy dernekleriyle kucaklaşıp birbirlerine sarıldıklarını ve bunun çok güzel olduğunu söyleyen Yüksel, gerginliği "Türkiye'nin bu son ahlaki erozyonuyla ilgili bir durum" olarak niteledi.

Yüksel, kurum ve kuruluşların başındaki, kamu kaynaklarından beslenen kadroların merkeze kendilerini daha iyi göstermeye çalıştığını öne sürdü. Yurttaşların buna tepki gösterdiğini, kendisinin de bu tepkiye kayıtsız kalmadığını belirten Yüksel, "CHP İl Başkanı olarak beslemelerin değil, halkın temsilcisiyim" diyerek alanı bu nedenle terk ettiğini söyledi.

Program sürdü

BirGün ve Cumhuriyet'in haberlerine göre heyetin ayrılmasının ardından konuşmalar devam etti ve program sürdü. Özgür Çelik ve YENİ Parti heyeti, ilçelerin stantlarını dolaşarak hemşehrileriyle bir araya geldi. BirGün olayı, YENİ Parti övgüsü sonrasında kürsüye yürüyen CHP'lilerin yurttaşların tepkisi üzerine alanı terk etmesi biçiminde duyurdu; Cumhuriyet ise başlığında etkinlikte kavga çıktığını yazdı.

KaynaklarSözcü Gazetesi, birgun.net, Bursa Saati Gazetesi, Anka Haber ve +5 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 19:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·10 saat önce

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Uşak'ta partinin üçüncü kez yeniden kurulduğunu savundu; kongre sürecini 14 Şubat'ta bitirmeyi hedeflediklerini söyledi ve YENİ Parti'ye geçenlere 'kapıları sert kapatmayın' dedi.

Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Uşak'taki basın toplantısında CHP'deki örgütsel değişimin boyutunu anlattı. Sarı'ya göre yönetim değişikliğinin ardından 74 ilde il başkanı değişti ve bu görevi ilk kez üstlenenlerin sayısı 60'ı aştı. Aynı konuşmada kongre takvimini açıkladı ve partiden ayrılanlara seslendi.

Sarı, gazetecilerle görüşmeden önce Uşak'ta ilçe başkanlarını, meclis üyelerini ve örgüt mensuplarını dinledi. Ardından il başkanlığı binasında konuşan Sarı, hem ülkenin hem de partisinin güç günlerden geçtiğini söyledi ve yaşananları dört ayrı süreç üzerinden değerlendirdi.

Sarı'nın anlattığı örgütsel dönüşüm

Sarı, yönetimi 2 Haziran'da devraldıklarında partide kaos bulunduğunu savundu. Genel merkezi yeniden işler hâle getirmeyi, disiplin kurulunu oluşturmayı ve parti bürokrasisini düzenlemeyi öncelik olarak belirlediklerini anlattı. CHP'nin bölünmesini ya da içinden başka bir partinin çıkmasını hiçbir zaman istemediklerini vurgulayan Sarı, kendisinin de aralarında olduğu yöneticilerin, sebep olmadıkları bir hukuki durumu yönetmeye çalıştığını söyledi.

Kurultaya gidilemiyorsa en azından kongrelerin başlatılmasını önerdiklerini belirten Sarı, kongrelerde herkesin demokratik biçimde yarışabileceğini, desteği olanın kongreleri ve kurultayı kazanacağını ifade etti. Sarı'nın aktardığına göre bazı il ve ilçe yöneticileri ise yönetimi tanımadıklarını belirtince kongreleri yapmak mümkün olmadı. Bunun üzerine örgütsel değişikliğe gitmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Değişimin büyüklüğüne değinen Sarı, 74 il başkanının yerini yenilerine bıraktığını, 60'ı aşkın ismin ise ilk kez bu koltuğa oturduğunu söyledi. Benzer bir düzenlemenin CHP tarihinde belki de hiç yaşanmadığını belirten Sarı, partinin üçüncü kez baştan kurulduğu yorumunu yaptı. İlk iki yeniden kuruluş olarak kurucu dönemi ve 12 Eylül sonrasında partinin yeniden açılışını andı.

Dört süreç iç içe yürüyor

Sarı'nın tarifiyle parti, bir yandan genel merkezin toparlanması, öte yandan hukuki ve siyasi tartışmalar, örgüt değişikliği ve belediyelerle ilgili gelişmeler olmak üzere dört sürecin iç içe geçtiği bir dönem yaşadı. Dördüncü süreç belediye başkanları ve belediye meclis üyeleriyle yaşanan ayrışmayı kapsıyor. Sarı bu sürecin henüz sona ermediğini, İstanbul ve Antalya'da da benzer gelişmelerin yaşanacağını söyledi. Dört sürecin yavaş yavaş sonuna gelindiğini de ekledi.

Kongre takvimi: 14 Şubat hedefi

Sarı, kongre sürecinin 14 Şubat itibarıyla tamamlanmasını hedeflediklerini, ardından kurultay tarihini belirleyeceklerini açıkladı. Takvimde görülen ertelemenin teknik gerekçelere dayandığını, bunun siyasi iradenin eksikliği anlamına gelmediğini söyledi.

Kongre sürecini fırsat olarak değerlendiren Sarı, sürecin tabandan başlayıp yukarı uzanan bir yenilenme ve gözden geçirme imkânı sunduğunu ifade etti. Genel merkez olarak her şeyi kusursuz yaptıkları iddiasında olmadıklarını, eksik ve hataların bulunabileceğini kabul etti. Bu kadar kısa sürede bu ölçekte bir değişikliği merkezden yönetmenin kolay olmadığını söyleyen Sarı, Anadolu'daki tarım deyimine atıfla ilk çapayı yaptıklarını, ikinci çapayı artık örgütlerin yapacağını anlattı.

Ayrılanlara kapı mesajı

Partiden ayrılanları iki gruba ayıran Sarı, bir kesimin kendi siyasi ikbalini aradığını ve süreci köpürttüğünü, diğer kesimin ise tartışmalardan etkilenen parti tabanı olduğunu söyledi. Taban üyeleriyle duygusal bağın kopmaması gerektiğini vurguladı. Partiden ayrılıp YENİ Parti'ye katılanlara isim vermeden seslenen Sarı şöyle konuştu: "Kapıları bu kadar sert kapatmayın. Açmak zorunda kalacaksınız." CHP'de kalanlara da ayrılanlara saygısızlık yapmamaları çağrısında bulundu.

Sarı, partiye dönüşlerin başladığını öne sürdü. Örgüt, parlamento ve belediye başkanları düzeyinde kendileriyle temas eden isimler bulunduğunu, ancak sürecin iyi yönetilmesi için zamana ihtiyaç duyduklarını söyledi. Görevdeki isimlerin gelip geçici, CHP'nin ise kalıcı olduğunu hatırlatan Sarı, koşulların her geçen gün iyileştiğini savundu ve "Zaman bizim lehimize işliyor" dedi. Kongre sürecinde partinin yeniden dinamizm kazanacağına inandığını da sözlerine ekledi.

KaynaklarUşak Haber Gazetesi, kayserihaber.com, Takvim, Haber Ege ve +11 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 14:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
11 saat önce

Fevzi Topuz'un görevden uzaklaştırılmasının ardından Milas Belediye Meclisi 3 Kasım'da toplanacak. CHP'nin adayının Çağlar Koban olduğu öğrenildi, YENİ Parti henüz aday belirlemedi.

CHP, Milas'ta 3 Kasım'da yapılacak belediye başkan vekilliği seçimi için Çağlar Koban'ı aday gösterecek; bilgi, seçim öncesinde öğrenildi. YENİ Parti'nin henüz adayını belirlemediği, seçimin ise ilk turda sonuçlanmasının beklendiği bildirildi.

Milas Belediyesi'ne yönelik ihale soruşturmasında tutuklanan Belediye Başkanı Fevzi Topuz, İçişleri Bakanlığı tarafından 26 Ekim'de geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırılmıştı. Muğla Valiliği, başkan vekilinin seçilmesi için belediye meclisinin 3 Kasım Salı günü saat 14.00'te toplanmasını uygun gördüğünü duyurdu. Valilik, seçim sürecine kadar Meclis 1. Başkan Vekili Mehmet Murat Yazar başkan vekili olarak görevlendirildiğini bildirmişti.

Mecliste CHP'nin 12, YENİ Parti'nin 10, MHP'nin 5 ve AK Parti'nin 5 üyesi bulunuyor. Topuz ile Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Sezgin'in tutuklanması sonrası CHP'nin oy kullanabilecek üye sayısı 10'a düştü.

KaynakMabolla Medya
Son güncelleme31.10.2026 13:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
12 saat önce

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, planlanan düzenlemenin emekliler arasında yeni ayrımlara yol açabileceğini savundu ve tüm emekliler için ayrımsız seyyanen artış istedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekliler için gündemdeki yeni düzenleme çalışmasının kafa karıştırdığını belirtti. Yazılı bir açıklama yapan Gürer, bütün emeklilere ayrım gözetmeksizin seyyanen zam yapılmasını istedi. Milletvekili, en düşük aylığın asgari ücret seviyesine çıkarılmasını, asgari ücretin de açlık sınırının altında kalmamasını önerdi. Bakanlığın bir düzenleme hazırladığını söylediğini hatırlatan Gürer, neyin düzenleneceğini sordu; en düşük aylığın da diğer aylıkların da bilindiğini, tüm emeklilerin mağdur olduğunu söyledi.

Yaş gibi ölçütler yeni mağduriyet doğurur mu

Gürer'e göre emekli geçim sıkıntısı içinde ve yoksulluğa terk edilmiş durumda. Emeklinin çalışma yaşamı boyunca ödediği primlerin karşılığını iş hayatının ardından maaş olarak aldığını hatırlatan Gürer, aylığın ödenen prime göre belirlenmesini doğal buldu. Ama yeni bir düzenlemede yaş gibi ölçütlerin devreye girmesinin başka mağduriyetler yaratacağını öne sürdü. Gürer, en düşük emekli maaşının açlık sınırının altında kalmaması ve herkes için ayrımsız bir iyileştirme yapılması gerektiğini bir kez daha dile getirdi.

Eski düzenlemelerin bıraktığı yaralar

Gürer, emeklilik sistemindeki eski sorunları da sıraladı. 2008'de aylık bağlama oranının yüzde 70'ten yüzde 30'lara kadar indiğini, emeklilik rejiminin 2000 öncesi, 2000 ile 2008 arası ve 2008 sonrası diye üçe ayrıldığını, emeklilerin bu yüzden intibak düzenlemesi talep ettiğini söyledi. Gürer, bağlama katsayısındaki bu düşüşün emekli maaşlarını doğrudan etkilediğini ve aynı sistemin içinde üç ayrı maaş uygulamasının ortaya çıktığını vurguladı.

Taşeron düzenlemesinde hizmet alım sözleşmelerinin devam ettiğini, binlerce çalışanın kadro alamadığını, belediyelerde şirkete geçirilenlerin haklarının kısıtlandığını, KİT'lerdeki taşeron işçilerin ise hiç kadro alamadığını anlattı. Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) için yapılan düzenlemede kademeli geçiş olmadığından, bir gün ya da bir ay farkla emekliliği 17 yıl uzayan bir grup doğduğunu ve bu kesimin adalet mücadelesinin sürdüğünü ifade etti. İşe ya da staja başladıkları gün sigorta başlatılmayan staj ve çıraklık mağdurlarına da hâlâ çözüm getirilmediğini söyledi.

Gürer'in çağrısı

Yeni arayışların yeni sorunlar doğuracağını söyleyen Gürer, en düşük aylığı asgari ücrete bağlayıp herkese seyyanen artış yapılmasının çözüm olduğunu savundu. Emekliler arasında yeni ayrımlar çıkarılmamasını, vakit kaybetmeden tüm aylıklarda iyileştirme yapılmasını isteyen Gürer, "Emekli geçinememektedir" dedi.

KaynaklarAnka Haber, Son Dakika
Son güncelleme31.10.2026 12:15
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
13 saat önce

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, bazı ilaç ve aşılara erişimde sorun yaşandığını söyledi; sorunu kur politikasına bağladı ve hükümetten önlem istedi.

CHP'nin Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, bazı ilaçlara ve aşılara ulaşmanın zorlaştığını söyledi. Yazılı bir açıklama yayımlayan İlgezdi, hastaların her sonbaharda aynı tabloyla karşılaştığını savundu ve sorunun nedeni olarak iktidarın kur ve sağlık politikalarını gösterdi.

Kur farkı iddiası

İlgezdi'ye göre gerçek avro kuru 55 lira civarında olmasına karşın ilaçlarda uygulanan avro kuru 29,11 lira. Bu farkın sonbaharda ilaç sıkıntısını kronikleştirdiğini öne süren İlgezdi, "Grip mevsimi kapıya dayanmışken aşı yok" dedi. Diyabet, tansiyon, epilepsi ve depresyon tedavilerinde kullanılan ilaçlara erişimin neredeyse imkânsızlaştığını öne sürdü.

Eczane eczane arayış

CHP'li yönetici, yurttaşların ilaç bulmak için eczane eczane dolaştığını ve sosyal medyadan ihtiyaç duydukları ilaçları aradığını anlattı. İlgezdi, ilaca ulaşamayanların denetimsiz ürünlere yönelmek zorunda kaldığını, bunun da tedavi etmek yerine daha ağır sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

İlgezdi, Sağlık Bakanlığı'nın ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sorunu yalnızca izlediğini savundu. İlaç sıkıntısının her yıl yaşandığını hatırlatan İlgezdi, iktidarın neden önlem almadığını sordu.

Antidepresan verileri

İlgezdi, 2024'te yaklaşık 65,6 milyon kutu antidepresan tüketildiğini, geçen yıl bu rakamın 6 milyon kutu kadar artarak yaklaşık 71,5 milyon kutuya ulaştığını söyledi. 2016-2025 arasında tüketimin yüzde 58,5 dolayında yükseldiğini belirten İlgezdi, artışı ekonomik sıkıntılara ve güven duygusunun zayıflamasına bağladı. Bir araştırmaya atıfla nüfusun yüzde 6 ila 10'unun düzenli antidepresan kullandığını aktaran İlgezdi, buna rağmen bu ilaçlara erişimin sağlanamadığını savundu.

İlgezdi, sağlığa erişim hakkının anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak, hayati ilaçların bulunamamasının hiçbir gerekçeyle açıklanamayacağını söyledi ve iktidardan kalıcı bir çözüm üretmesini istedi.

KaynaklarToplumsal Haber, T24, Anka Haber, Haberler
Son güncelleme31.10.2026 11:11
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
15 saat önce

Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, Oktay Saral'ın görevden ayrılmasını duyuran Karar gazetesinin dilini eleştirdi. Yazar, İzmir'deki bir Cumhuriyet Bayramı kutlamasını da örnek gösterdi.

Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, "Küçük kardeş değilsiniz, ama Atatürk'çüsünüz!" başlıklı yazısında Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamalarına tepki gösterdi. Yazının ağırlıklı bölümünde ise Karar ve Cumhuriyet gazetelerini eleştirdi.

Karar'ın Saral haberine itiraz

Karahasanoğlu, Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına itiraz eden Oktay Saral'ın Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden ayrılmasını Karar gazetesinin bunu Aliyev'in istediği oldu yaklaşımıyla duyurmasını yanlış buldu. Yazara göre dini hassasiyetleri savunan bir ismin görevden ayrılması sevinilecek bir gelişme gibi sunuldu. Karahasanoğlu, Karar'ın bünyesinde muhafazakâr kimliğiyle bilinen isimlerin bulunduğuna da dikkat çekti. Başlık, Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmasını Türkiye'deki kültürel tartışmalarla birlikte ele alan bir kurguya işaret ediyor.

İzmir'deki kutlama örneği

Karahasanoğlu, Karar'ın mantığını İzmir Atatürk Lisesi'ndeki 29 Ekim kutlamalarına uyguladı. Okulun bahçesinde Cumhuriyet Bayramı'nın Alman valsi eşliğinde kutlandığını belirten yazar, "CHP kazandı. Tayyip Erdoğan kaybetti diye yazsanıza" ifadesini kullandı. Karahasanoğlu, aynı mantıkla yazı yazılması gerektiğini söyleyerek 24 yıldır iktidarda olan AK Parti'nin temsil ettiği ve bayramın vals yerine dualarla kutlanmasını öneren kesimin kaybettiğini, vals ile kutlayanların kazandığını yazmaları gerektiğini söyledi.

Cumhuriyet'e gönderme

Yazar, kutlamalarda Alman valsinin seçilmesini de eleştirdi; okul bahçesindeki bu tercihin gündeme getirdiği soruyu Cumhuriyet gazetesi ve Karar'ın yaklaşımıyla karşılaştırdı ve Batılı kültürel sembollerin öne çıkarılmasını sorguladı. Cumhuriyet gazetesine de gönderme yapan Karahasanoğlu, bir yandan emperyalizm karşıtı söylemlerin savunulup bir yandan Cumhuriyet Bayramı'nın Alman valsiyle kutlanmasını çelişkili bulduğunu belirtti.

Haberde Karar ve Cumhuriyet gazetelerinin bu eleştirilere verdiği bir yanıt yer almıyor. Karahasanoğlu'nun yazısı, Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasına verilen tepkiyi, İzmir örneği üzerinden dini hassasiyetlere yaklaşım tartışmasına bağlıyor ve Türkiye'deki kültürel ayrışmaya dikkat çekiyor.

KaynakYeni Akit Gazetesi
Son güncelleme31.10.2026 09:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
16 saat önce

CHP kurmayları, İBB'nin AK Parti'ye geçmemesi için Özgür Özel ve ekibine iş birliği çağrısı yaptı. İBB Meclisi'nde Cumhur İttifakı'nın önündeki fark 12 üyeye indi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin AK Parti'ye geçme ihtimali, CHP ile Yeni Parti arasındaki iş birliği tartışmasını yeniden alevlendirdi. CHP'nin kurmayları, Yeni Parti lideri Özel ve çevresine birlikte davranma çağrısında bulundu.

Tartışmanın arka planı

Yeni Parti kanadından butlan meselesiyle muhatap olunmayacağı yönünde bir çıkış gelmişti. Özel de İBB'nin AK Parti'ye geçmesi halinde ne yapacağı sorulunca kendini yakacağını söylemişti. CHP kurmayları bu sözlere karşılık verdi. Muhalefetin en büyük sorununun dağınıklık olduğunu söyleyen kurmaylara göre Özel ve ekibi aynı tavrı sürdürürse İBB kaybedilecek. Kurmaylar, Yeni Parti tarafının açıklamalarını "Biz İstanbul'u kaybetmekten çekinmiyoruz" anlamına geldiği biçiminde yorumladı.

Kurmaylardan iş birliği mesajı

CHP kurmayları, kişisel hesapların, kırgınlıkların ve siyasi tartışmaların bir kenara bırakılması gerektiğini söyledi. Karşılıklı açıklamaların Cumhur İttifakı'nı güçlendirebileceğine dikkat çeken kurmaylar, meselenin iki parti arasındaki ilişkiyle sınırlı olmadığını, İstanbul'un geleceğinin söz konusu olduğunu vurguladı. Bir kurmay Milliyet'e yaptığı değerlendirmede iki partinin bazı kararları birlikte vermesi gerektiğini belirtti ve "İşbirliğini yapmayanlar bedelini öder" dedi. Aynı kurmay, Türkiye Belediyeler Birliği'nde ellerini uzattıklarında karşılık bulamadıklarını, Yeni Parti'nin tepeden bakan tavrından rahatsız olduklarını da ifade etti.

İmamoğlu hakkındaki siyasi yasak kararının kesinleşmesi halinde İBB'de yeni başkan seçimi yapılacak. CHP ve Yeni Parti'nin ayrı hareket etmesi durumunda başkanlığın AK Parti'ye geçebileceği konuşuluyor.

İBB Meclisi'nde sandalye dengesi

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından İBB Meclisi'nde CHP'nin 186, Cumhur İttifakı'nın 130 üyesi vardı. O tarihten bu yana dağılım değişti: CHP, Yeni Parti ve DEM Parti'nin toplam sandalye sayısı 154'e gerilerken Cumhur İttifakı'nın üye sayısı 142'ye çıktı. İki taraf arasındaki fark 56'dan 12'ye düştü. Yedi üyenin daha taraf değiştirmesi halinde Meclis çoğunluğu Cumhur İttifakı'na geçecek.

KaynaklarMilliyet, Türkiye Gazetesi
Son güncelleme31.10.2026 08:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
17 saat önce

Sözcü'ye göre 31 Mart 2024'te 17 milyon oy alan CHP'nin 34 belediye başkanı tutuklandı; AKP'ye geçen 36 başkanın oy toplamı ise 2 milyon 639 bin 268.

Sözcü Gazetesi'nin yayımladığı yazıya göre, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde 17 milyon oy alarak birinci parti olan CHP'nin belediye başkanlarına yönelik operasyonlar siyasi dengeleri değiştirdi. Yazıda, 34 belediye başkanının tutuklandığı, operasyonların başkanlarla sınırlı kalmayarak başkan yardımcılarını, çalışanları, bürokratları, meclis üyelerini ve iş insanlarını da kapsadığı belirtiliyor. Gazetenin hesabına göre gözaltına alınanların sayısı bini aşıyor; bu kişilerden 500'ü hâlâ cezaevinde.

Tutuklu ve tahliye edilen başkanların oyu

Yazıdaki dökümde, tutuklu belediye başkanlarının 2024'teki oy toplamı 8 milyon 970 bin 850 olarak hesaplanıyor. Aralarında Sinem Dedetaş'ın da bulunduğu tahliye edilenlerin toplamı ise 1 milyon 317 bin 332 oy. İki grubun toplamı ise 10 milyon 292 bin 503'e ulaşıyor. Listenin başında yüzde 51,14 ve 4 milyon 432 bin 862 oyla Ekrem İmamoğlu yer alıyor; onu 860 bin 490 oyla Bursa'dan Mustafa Bozbey ve 706 bin 854 oyla Antalya'dan Muhittin Böcek izliyor. Tahliye edilenler arasında 550 bin 531 oyla Adana'dan Zeydan Karalar öne çıkıyor.

AKP'ye geçen 36 başkan

Sözcü, "tehdit, tutuklama, transfer" yöntemiyle belediye meclislerindeki dengelerin bozulduğunu savunuyor. Yazıya göre aralarında İstanbul'daki Üsküdar ile İzmir'deki Menderes'in de bulunduğu 9 belediye bu yolla AKP'ye geçti. CHP'den seçildikten sonra AKP'ye katılan başkanların sayısı 36'ya çıktı; bu başkanların 2024'te aldığı oyların toplamı 2 milyon 639 bin 268.

Son olarak 300 bin oy farkla seçilen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay AKP'ye katıldı. Tugay 1 milyon 292 bin 118 oyla listenin ilk sırasında. Onu 344 bin 3 oyla Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, 245 bin 460 oyla Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve 135 bin 591 oyla Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz izliyor. Gazete bu rakamların seçmenlerin tamamının parti değişikliğini onayladığı anlamına gelmediğini de kaydediyor.

Esenyurt'ta Aile Dayanışma Ağı buluşması

Aile Dayanışma Ağı (ADA), 50'nci buluşmasını Esenyurt Belediyesi'ne yönelik operasyonun ikinci yıl dönümü olan 30 Ekim'de Esenyurt Cumhuriyet Meydanı'nda yaptı. Dilek Kaya İmamoğlu, her gün yeni bir belediyeye operasyon düzenlendiğini söyledi. Esenyurt'un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer ise kayyuma son verilmesini isteyerek göreve dönmeye hazır olduğunu açıkladı.

KaynakSözcü Gazetesi
Son güncelleme31.10.2026 07:10
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
21 saat önce

Yazar Özcan Özgür, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Aras'ın CHP'den istifasının ardından dolaşan iddiaları sıraladı; kesin bir şey söylemenin şimdilik mümkün olmadığını yazdı.

Hamle Gazetesi yazarı Özcan Özgür, CHP'den ayrılan Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Aras'ın salı günü, yani 3 Kasım'da AK Parti saflarına katılıp katılmayacağını köşesinde tartıştı. Yazıya göre şu aşamada net bir tahmin yürütmek zor; ancak kulis konuşmaları bu tarihte düğümleniyor.

Cömert'in paylaşımı ve istifa

Özgür, yerel televizyoncu Hüseyin İlker Cömert'in 13 Ekim'deki paylaşımına dikkat çekti. Cömert, Aras'ın hangi partide kalırsa kalsın Muğla adına isabetli bir tercih yapacağına güvendiğini yazmıştı. Aras bunun ardından 16 Ekim tarihinde CHP'den ayrıldığını duyurdu ve başka bir partiye girmeden bağımsız çalışacağını söyledi. Yazara göre Aras'ın kısa süre önce CHP'de yoluna devam edeceğini belirtmiş olması, siyasi geleceğe dair tartışmaları körükledi.

Değirmenci'nin iddiaları

Özgür, Bodrum'da toplumsal ve siyasi yazılar kaleme alan MAKAY Muğla Arama Kurtarma ve Acil Yardım Derneği Başkanı Ahmet Değirmenci'nin yazısını da aktardı. Değirmenci, Aras'ın aslında hiç CHP'li olmadığını, yalnızca bu partinin listesinden seçildiğini savundu. Ona göre Aras, Bodrum'da 2019 seçiminin ardından rozetini taktığı partiden kopmaya yönelik sözler söylemiş, sonra parti tabanına ihtiyaç duyunca geri adım atmıştı. Değirmenci, Cennet Koyu ve Gökburun'da Cengiz Holding'e çıkan yapı ruhsatına ilişkin tartışmayı da gündeme getirdi; Aras'ın bir sonraki seçimde aday olmaması için CHP Genel Merkezi'ne girişimde bulunduğunu da öne sürdü. Özgür, bunların Değirmenci'nin kendi yorum ve iddiaları olduğunun altını çizdi, kesin bilgi gibi okunmaması gerektiğini belirtti.

3 Kasım iddiası nasıl doğdu

Özgür, 22 Ekim'de kaleme aldığı yazıda bir okurunun yorumunu paylaştığını, bu yorumda 3 Kasım'da AK Parti rozetinin takılacağının yazıldığını anlattı. Kendisi ise Aras'ın görev süresini bağımsız bitirip siyaseti bırakacağını düşünüyor. Söz konusu tarih sonradan başka paylaşımlarda da anıldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, adını vermeden "Sırada bir büyükşehir belediyesi var" dedi. Bodrum'dan Ali Çinik ise Muğla Platformu'nda 22 Ekim'de yayımlanan bir yazıda, geçişin Ankara kulislerinde konuşulduğunu öne sürdü. Aynı yazıya göre Muğla ve Bodrum'da bir hayal kırıklığı oluşmuştu.

Kabul töreni ve MHP seçeneği

Özgür'ün dikkat çektiği bir diğer kare, Vali İdris Akbıyık ile eşinin ev sahipliğindeki kabul töreninden geldi. Muğla milletvekillerinin katılmadığı davette, İstanbul eski milletvekili Aydın Ayaydın ile Muğla'nın eski AK Parti milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu da bulundu. Bağımsız Başkan Aras, YENİ Partili Menteşe Belediye Başkanı olan eşi Gonca Köksal'la törene geldi. Aras'la Ayaydın'ın uzun süre sohbet etmesi, aralarının açık olduğu konuşulan iki ismin yakınlaşması olarak okundu.

Daha önce Aras'ın MHP'ye geçeceği söylentileri de dolaşmıştı. MHP Muğla İl Başkanı Emrah Oltulu bu ihtimali mesafeli karşılayarak, herkesin seçildiği yerde devam etmesi gerektiğini söyledi. Oltulu, "Bir futbol takımı değiliz" sözleriyle transfer kabul etmediklerini ifade etti.

KaynakHamle Gazetesi
Son güncelleme31.10.2026 03:39
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

CHP Dış Politika Kurulu, TDT Ankara Bildirisi'ni olumlu karşıladı; İsrail, Mekke Anlaşması taraflarının İran temasları, Türkiye-Libya ilişkileri ve Irak Kalkınma Yolu'na ilişkin değerlendirme yaptı.

CHP Dış Politika Kurulu toplandı ve ardından yazılı bir metin yayımladı. Kurul, 30 Ekim'deki toplantısının ardından açıklamayı kamuoyuyla paylaştı. Metinde Türk Devletleri Teşkilatı'nın Ankara'daki buluşması, İsrail'de yapılan seçim, Mekke Anlaşması taraflarının İran'la görüşmeleri, Türkiye ile Libya arasındaki ilişkiler ve Irak Kalkınma Yolu Projesi ele alındı.

TDT Ankara Bildirisi'ne sıcak bakış

Kurul; teşkilatın Ankara'da bir araya gelmesini, KKTC'nin bu yapıya katılmasını ve dönem başkanlığının Türkiye'ye geçmesini sevindirici buldu. Teşkilatın güçlendirilmesine yönelik her girişime destek verdiklerini bildiren kurul, Ankara Bildirisi'ni de olumlu karşıladı. Kurul, bildirinin ilişkileri güçlendirici kararlar içerdiğini kaydetti. Bildirideki savunma sanayii koleji önerisi, Kıbrıs sorununa güncel siyasi gerçekleri gözeten bir yaklaşım getirilmesi ve Doğu-Batı Koridoru'nu geliştirecek ortak projeler, kurulun öne çıkardığı maddeler oldu.

İsrail seçimi ve bölgesel denge

Kurul, İsrail'deki oylamanın ülke içinde de bölgede de dengeleri değiştireceği kanaatinde. Açıklamada Knesset'in seçimi yinelemeden, iş görebilen ve barışa açık bir hükümet kurmasının beklendiği; bunun bölgesel istikrar bakımından önem taşıdığı belirtildi.

Mekke Anlaşması tarafları ve İran

Mekke Anlaşması'nı oluşturan ülkelerin 26 Ekim'de Tahran'da İran'la yaptığı görüşmeler, kurulca güvenlik iş birliğinin bölge ülkelerince benimsenmesine hizmet eden bir gelişme olarak yorumlandı. Metinde, Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı gibi bir yapıyla çatışma yerine müzakereye ve ortak çalışmaya dayalı bir düzenin kurulması dilendi.

Libya anlaşması

Kurula göre Trablus ve Bingazi yönetimlerinin Türkiye'de bir araya gelmesi, ayrılıkların giderilmesi ve siyasi birliğin kurulması için yapılacak toplantı, 2019'da imzalanan Türkiye-Libya anlaşmasının hayata geçirilmesini kolaylaştırıyor. Açıklamada bu anlaşmanın, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin 123. maddesi çerçevesinde, Türkiye'yle deniz yetki alanı sınırlandırması yapmamış başka ülkeler için özendirici bir örnek olması da umuldu. Kurul böylece Libya'daki tarafların uzlaşmasını Türkiye'nin deniz yetki alanı anlaşmasıyla ilişkilendirmiş oldu.

Irak Kalkınma Yolu çağrısı

Kurul, Irak ile Türkiye'yi birbirine bağlayan enerji ve ulaşım hatlarının önemini vurguladı. Basra Körfezi'nde petrol sevkiyatı ve ticari taşımacılıktaki sıkışıklığın uzun süre devam edeceği öngörüsüyle, Irak'tan Türkiye'ye uzanan petrol nakli, demir yolu ve kara yolu koridorlarının Avrupa ile Akdeniz'deki alıcılara büyük imkân sağlayacağı kaydedildi. Bu nedenle Irak Kalkınma Yolu (FAW) Projesi'nin hızlandırılması yönünde fayda görüldü; kurul bunun için her türlü imkânın zorlanmasından yana tavır aldı.

Kaynaklarhttps://www.babaocagi.com/, Son Dakika
Son güncelleme30.10.2026 21:28
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu