Avukat Ersan Barkın, Ahbap soruşturması kapsamında tutuklu Oğuzhan Uğur'a yöneltilen aklama suçlamalarını bir YouTube programında değerlendirdi; bilirkişi raporuna itiraz ederek tutukluluğu eleştirdi.
Avukat Ersan Barkın, müvekkili Oğuzhan Uğur'un tutuklanma sürecini ve hakkındaki soruşturmayı bir YouTube programında anlattı. Barkın'ın aktardığına göre Uğur, aklama ve güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla karşı karşıya; bu suçlamalar Uğur'un kendi işlerinden değil, Ahbap soruşturmasından doğdu. Dosyada kısıtlılık kararı olduğunu belirten Barkın, değerlendirmelerini Uğur'un emniyet ve savcılık ifadelerine, sorulan sorulara ve basına yansıyan bilirkişi raporuna dayandırdığını söyledi.
Bilirkişi raporu ve dolaylı para ilişkileri
Barkın'a göre basına yansıyan bilirkişi raporunda, Uğur'un Ahbap soruşturmasındaki şüphelilerle doğrudan bir mali bağı olmadığı iki kez yazılı. Avukat, buna rağmen dolaylı para hareketleri üzerinden bir bağlantı kurulmaya çalışıldığını savundu. Bu kişilerin arasında Uğur'un eski menajerlerinden ikisi ve konser organizasyonlarını yürüten bir isim bulunuyor; Barkın, menajerlik ve organizasyon işleri nedeniyle böyle bir mali ilişkinin doğal olduğunu söyledi.
Barkın, şüpheli bulunan işlemlerin farklı yıllara yayıldığını, bazılarının arasında beş yıllık mesafe olduğunu anlattı. Bir menajerin 2024'te Uğur'la para alışverişi yaptığını, aynı kişinin 2022'de Ahbap soruşturmasındaki bir şüpheliyle EFT işlemi yaptığını örnek verdi. Aklama suçlamasının dayanağının, şirketin kullandığı 25 milyon liralık konut kredisi olduğunu ileri süren Barkın, dolaylı ilişki diye sunulan işlemlerin toplam tutarının ise yalnızca 25 bin lira olduğunu iddia etti. Bilirkişinin görev sınırını aştığını da ekledi.
Araç ve konut alımı
Raporda lüks otomobil diye anılan aracın parasının, Uğur'un bir dijital platformla yaptığı anlaşmadan kazandığı gelirle ödendiğini söyleyen Barkın, bu gelirin fatura edildiğini, vergisinin yatırıldığını ve bedelin baştan sona banka yoluyla aktarıldığını belirtti. Satıcının adı EFT'de eksik yazıldığı için ödemenin geri döndüğünü, 10 milyon liralık tutarın işlem saati dolduğundan ertesi gün gönderildiğini anlatan avukat, bu durumun yüksek işlem hacmi gerekçesiyle suçlama konusu yapıldığını öne sürdü.
Ömerli'deki ev için Uğur'a ya da ailesine bireysel kredi çıkmadığını söyleyen Barkın, Babala TV'nin platformla anlaşmasından sonra şirketin banka kredisi alabilecek duruma geldiğini anlattı. Kredi başvurusu onaylandı, aile üyeleri kefil oldu, ev ipotek edildi. Barkın'ın verdiği tarihlere göre işletme kredisi 3 Ocak'ta çekildi, ev 5 Ocak'ta Babala TV adına tapuya geçti; değerini iki ayrı ekspertiz raporu belirledi. Raporda kredi girişine rastlanmadığının yazılmasını gerçeğe aykırı bulan avukat, yurt dışından gelen paraların YouTube ve X kaynaklı, vergisi kaynağında kesilmiş kazançlar olduğunu ifade etti.
Ahbap bağlantısı ve tutukluluğa itiraz
Barkın'ın iddiasına göre Uğur'a ifadelerinde, Ahbap yöneticisi sayılıp gözaltına alınan kişileri tanıyıp tanımadığı dışında Ahbap'a dair hiçbir para hareketi sorulmadı. Avukat, Uğur'un depremin ardından ekibiyle bölgeye gittiğini, orada İletişim Başkanlığı'nın bölge başkanı, Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve AFAD yöneticileriyle görüştüğünü, şubat ayı bittikten sonra ise Ahbap yetkilileriyle teması kalmadığını öne sürdü.
Barkın, Uğur'u cezaevinde ziyaret ettiğini ve müvekkilinin yüz günden fazladır tutuklu olduğunu aktardı. Suçlamaları itibar suikastı olarak niteleyen Barkın, Uğur'un soruşturmada taraf bile olmaması gerektiğini, tutukluluğun hukuken savunulamayacağını söyledi.