Enpolitik yazarı İrfan Sönmez, fon vurgununda isimlerin açıklanmasını isteyen iktidar ve muhalefeti değerlendirdi; asıl sorgulanması gerekenin vurguna yol açan siyasal kültür olduğunu savundu.
Enpolitik yazarı İrfan Sönmez, fon vurgunuyla ilgili tartışmayı "Bir kültür ve zihniyeti sorgulamak" başlıklı yazısında ele aldı. Sönmez'e göre vurguna kimin karıştığı sorusu önemli olsa da asıl sorgulanması gereken, onca denetim kurumuna rağmen bu ölçekte bir yolsuzluğun neden ve nasıl mümkün olduğu.
"Açıklansın" çağrısına yazardan eleştiri
Sönmez, yazısında Özgür Özel'in altmış kadar eski ve yeni AK Partili milletvekilinin bu işin içinde olduğunu söylediğini, AK Parti grup başkanvekillerinin ise sorumluların açıklanmasını istediğini aktardı. Yazara göre herkes açıklama çağrısı yaparken kimse bilgi vermiyor. Sönmez, kimin yaptığı sorusunun sistemin işleyişinden ve iktidar partisinin siyaset anlayışından doğan zayıflıkları açıklamaya yetmediğini de ekledi. Muhalefetin her bilgiye ulaşmasının zor olduğunu, iktidar partisi için aynı durumun geçerli olmadığını söyleyen Sönmez, iktidar kanadının isimleri rahatlıkla öğrenip kamuoyuna duyurabileceğini savundu. Ona göre "açıklansın" demek, olayın sorumluluğundan sıyrılma çabası.
Yönetmek ile ele geçirmek arasındaki fark
Sönmez, devleti bir pasta ve ganimet olarak görenlerin bu tür bir soygunda ahlaki bir sorun görmediğini öne sürdü. Yazara göre bu anlayıştaki siyasetçiler yönetime değil devletin kendisine sahip olmaya gelmiş durumda; yönetmeye gelenler geçici olduklarını bilirken, ele geçirenler elindekini bırakmamaya çalışıyor. Sönmez bu ayrımı "mahkeme kadıya mülk değildir" anlayışıyla açıkladı. Suçlar arttıkça hesap vermemek için iktidarda kalmanın bir zorunluluğa dönüştüğünü, otoriterleşmenin de bu korkunun ürünü olduğunu yazdı.
Siyaset hukuku ve demokrasi kültürü
Sönmez, Doğu ve İslam toplumlarında iktidarı sınırlayan ve yönetimin geçici olduğunu kurumsallaştıran bir siyaset hukukunun gelişmediğini savundu. Yazara göre iktidarlar yasalarla değil nasihatnamelerle sınırlandırılmaya çalışıldı; iktidardan ayrılışı düzenleyen bir hukuk bulunmadığı için demokratik kültür de yerleşmedi ve yönetimler çoğunlukla isyan ya da darbeyle değişti. Brian Tamanaha'nın "Hukukun Üstünlüğü" kitabına atıf yapan yazar, demokratik geleneği olmayan toplumlarda demokratik mekanizmaların örgütlü bir grubun devlet yetkilerini ele geçirmesine araç olabileceğini aktardı. Türkiye'nin iyi ya da kötü bir demokrasi kültürü ve altyapısı bulunduğunu, ancak bunun herkes için geçerli olmadığını belirtti.
Sönmez'e göre demokrasiyi yalnızca iktidara gelene kadar kullanılan bir araç sayanlar önce denetim mekanizmalarını devre dışı bırakıyor, sonra taraftarlarına pay dağıtıyor. Fon ve TOKİ alanlarındaki yolsuzluk ağının bu kayırma kültürünün sonucu olduğunu savunan yazar, bu zihniyetin hukuku da demokrasiyi de tüketeceği uyarısını yaptı.
