56 dakika önce

Zeynep Alkış, yazısında yirmi beş yılın ardından şeffaflık, hesap verme ve liyakat ölçülerinin aşındığını savundu; fon gibi araçlar üzerinden açık yanıt beklemenin düşmanlık olmadığını yazdı.

Milat Gazetesi yazarı Zeynep Alkış, kaleme aldığı yazıda yirmi beş yılın ardından kendisini iktidara taşıyan çevrelerin kazandığı makamlar karşısında hangi ölçüleri yitirdiğini sorguladı. Alkış'a göre bir hareketin yaşayabileceği en büyük yenilgi seçim kaybı değil, o hareketi destekleyenlerin yıllarca inandıkları sözlerden kuşku duymaya başlaması.

Erdem iddiasının sorumluluğu

Yazar, "erdemliler hareketi" iddiasının sıradan bir kuruluş sloganı olmadığını savundu. Alkış'ın değerlendirmesine göre bu iddia, gücü kullanırken kendini sınırlamayı, kamu imkânını kişisel fırsata dönüştürmemeyi ve yakınlığı liyakatle karıştırmamayı taahhüt etmek anlamına geliyor. Erdemi kuruluş hikâyesine yazanların hesap verme yükümlülüğünün de büyük olduğunu belirten yazar, hesap sormayı sadakatsizlik saymanın kabul edilemeyeceğini ileri sürdü.

Aşınmanın aşamaları

Alkış, ahlaki aşınmanın küçük adımlarla başladığını anlattı. Yazara göre önce küçük bir ayrıcalık makul görülüyor, sonra yakınlık liyakatin önüne geçiyor, ardından servetin kaynağını soranlar susturuluyor. Böylece yanlışı yapandan çok onu dile getiren kişi rahatsızlık yaratmaya başlıyor. Yazar, başkasında kınanan davranışın zamanla kendisi için gerekçelendirildiğini, "onlar da yaptı" savunmasının bir yaşam anlayışına dönüştüğünü belirtti.

Borsa ve fon gibi araçların tek başına ahlaki hükmün konusu yapılmasını da yanlış bulan Alkış, asıl sorunun kazancın emeğe, açıklığa ve meşru riske mi yoksa ayrıcalıklı bilgi ve siyasi yakınlık mı bulunduğunun sorulması olduğunu söyledi. Kısa sürede büyük servete ulaşanlardan açıklama beklemeyi düşmanlık olarak görmeyen yazar, kamusal sorumluluk taşıyanların açık yanıt vermesi gerektiğini savundu.

Toplumsal bedel

Yazar, bu dönüşümün bedelini yalnızca siyasetin içindekilerin ödemediğini vurguladı. Alkış, çocuğunu helal kazanç anlayışıyla yetiştirmiş bir annenin evladının, çalışıp borç öderken dürüstlüğüne güvendiği çevrelerin servet gösterilerini izlemesini örnek verdi. Ona göre öğütle gerçek yaşamda karşılık bulan tutum arasındaki uçurum açıldıkça insanlar yöneticilere duyduğu güvenin yanı sıra ahlaklı yaşamanın değerine ilişkin inancını da yitirme tehlikesiyle karşılaşıyor. Alkış, inancını dürüstlükle taşımaya çalışanların da başkalarının tercihleri yüzünden itibar kaybının bedelini ödediğini ileri sürdü.

Alkış'ın önerdiği ölçü

Yazar, yirmi beş yılın hesabının yalnızca yapılan yollar, kazanılan seçimler ve ulaşılan makamlarla tutulamayacağını söyledi. Güçlendikçe ne kadar adil kalındığının, eleştiriye ne kadar tahammül edildiğinin ve yakın çevrenin yanlışları karşısında ne yapıldığının da konuşulması gerektiğini savunan Alkış, ihtiyaç duyulan şeyin şeffaflık, hesap verme ve kim yaparsa yapsın aynı ölçüyü uygulama iradesi olduğunu belirtti. Yazının vardığı sonuca göre erdem, gücü eline alan kişinin kendi çıkarına koyabildiği sınırda belli oluyor.

Köşe yazısını okuyun
Son güncelleme08.11.2026 03:50
Kaynak Milat Gazetesi
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
4 saat önce

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, TRT World Forum'da küresel ekonominin 2022'nin yedi katı büyüklüğünde bir enerji daralmasıyla sınandığını söyledi; toparlanmayı kalıcı barışa bağladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dünyanın tarihte emsali olmayan ölçekte bir enerji arz şokunun içinden geçtiğini söyledi. Şimşek, TRT World Forum 2026'nın İstanbul'daki kapanış oturumunda konuştu; "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler" başlıklı oturumun açılışını da yaptı.

Şokun ölçeği 1973'ün iki katı

Kısa vadeli verilerin devasa bir arz krizini gösterdiğini belirten Şimşek, yaşanan sürecin etkisini 1973-1974 dönemindeki petrol ambargosunun iki, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı enerji daralmasının ise yedi katı olarak tarif etti. Ardı ardına gelen şokların küresel üretimde ve tedarik zincirlerinde derin sorunlar yarattığını anlatan bakan, dünya ekonomisinin bu yükü taşımakta zorlanacağını söyledi.

Büyüme düşüyor, finansal koşullar sıkılaşıyor

Bölgesel çatışmaların küresel enflasyona etkisine geniş yer veren Şimşek, dünya genelinde büyüme oranlarının belirgin biçimde gerilediğini, finansal koşulların da sıkılaştığını söyledi. Uluslararası Para Fonu'nun 1946'dan bu yana yaşanan 170 çatışmayı kapsayan araştırmasına atıf yapan bakan, savaş dönemlerinde ülkelerin yüzde 3 ile yüzde 7 arasında üretim kaybı yaşadığını hatırlattı.

Savaşın ön cephesindeki ülkelerin ithalat ve ihracat hacminde büyük hasar oluştuğunu söyleyen Şimşek, toparlanmanın kalıcı barışın tesis edilmesine bağlı olduğunu vurguladı. Henüz böyle bir istikrar ortamının kurulamadığını da ifade etti.

Körfez, İran ve Hürmüz Boğazı

Şimşek, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyelerinin güçlü mali kaynakları sayesinde toparlanma sürecini daha hızlı geçirebileceğini söyledi. İran'ın ekonomik geleceğine dair ise soru işaretleri bulunduğunu belirtti.

Kalıcı barış sağlanamazsa mevcut çatışma ortamının bölgeyi ekonomik ve jeopolitik açıdan yeniden şekillendireceğini söyleyen bakan, ülkelerin stratejik geçiş noktalarına bağımlılığı yeniden değerlendirdiğini aktardı. Hürmüz Boğazı benzeri hayati deniz geçitlerine bağımlılığın risk taşıdığına işaret eden Şimşek, bölgesel entegrasyonun gittikçe kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Koridorlar ve elektrifikasyon önerisi

Şimşek, tedarik zincirlerindeki bağımlılıkların azaltılması için altyapı ve lojistik ağlarının baştan kurulması gerektiğini söyledi. Birden fazla ulaşım modunu birleştiren ticaret koridorlarının oluşturulmasını riskleri azaltacak en kritik adım olarak niteledi. Enerji güvenliği için de elektrifikasyonun hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Şimşek, hızla büyüyen ve sanayileşen Türkiye gibi ülkelerde enerji dönüşümünün tercih olmaktan çıkıp milli bir zorunluluk haline geldiğini söyledi; bu adımların kriz sonrasında ulusal ekonomilerin ve bölgesel ticaretin geleceğini belirleyeceğini sözlerine ekledi.

Son güncelleme08.11.2026 00:11
Kaynaklar EtikHaber, Nirvana Haber
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu