Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, TRT World Forum'da küresel ekonominin 2022'nin yedi katı büyüklüğünde bir enerji daralmasıyla sınandığını söyledi; toparlanmayı kalıcı barışa bağladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, dünyanın tarihte emsali olmayan ölçekte bir enerji arz şokunun içinden geçtiğini söyledi. Şimşek, TRT World Forum 2026'nın İstanbul'daki kapanış oturumunda konuştu; "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler" başlıklı oturumun açılışını da yaptı.
Şokun ölçeği 1973'ün iki katı
Kısa vadeli verilerin devasa bir arz krizini gösterdiğini belirten Şimşek, yaşanan sürecin etkisini 1973-1974 dönemindeki petrol ambargosunun iki, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşının yol açtığı enerji daralmasının ise yedi katı olarak tarif etti. Ardı ardına gelen şokların küresel üretimde ve tedarik zincirlerinde derin sorunlar yarattığını anlatan bakan, dünya ekonomisinin bu yükü taşımakta zorlanacağını söyledi.
Büyüme düşüyor, finansal koşullar sıkılaşıyor
Bölgesel çatışmaların küresel enflasyona etkisine geniş yer veren Şimşek, dünya genelinde büyüme oranlarının belirgin biçimde gerilediğini, finansal koşulların da sıkılaştığını söyledi. Uluslararası Para Fonu'nun 1946'dan bu yana yaşanan 170 çatışmayı kapsayan araştırmasına atıf yapan bakan, savaş dönemlerinde ülkelerin yüzde 3 ile yüzde 7 arasında üretim kaybı yaşadığını hatırlattı.
Savaşın ön cephesindeki ülkelerin ithalat ve ihracat hacminde büyük hasar oluştuğunu söyleyen Şimşek, toparlanmanın kalıcı barışın tesis edilmesine bağlı olduğunu vurguladı. Henüz böyle bir istikrar ortamının kurulamadığını da ifade etti.
Körfez, İran ve Hürmüz Boğazı
Şimşek, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi üyelerinin güçlü mali kaynakları sayesinde toparlanma sürecini daha hızlı geçirebileceğini söyledi. İran'ın ekonomik geleceğine dair ise soru işaretleri bulunduğunu belirtti.
Kalıcı barış sağlanamazsa mevcut çatışma ortamının bölgeyi ekonomik ve jeopolitik açıdan yeniden şekillendireceğini söyleyen bakan, ülkelerin stratejik geçiş noktalarına bağımlılığı yeniden değerlendirdiğini aktardı. Hürmüz Boğazı benzeri hayati deniz geçitlerine bağımlılığın risk taşıdığına işaret eden Şimşek, bölgesel entegrasyonun gittikçe kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Koridorlar ve elektrifikasyon önerisi
Şimşek, tedarik zincirlerindeki bağımlılıkların azaltılması için altyapı ve lojistik ağlarının baştan kurulması gerektiğini söyledi. Birden fazla ulaşım modunu birleştiren ticaret koridorlarının oluşturulmasını riskleri azaltacak en kritik adım olarak niteledi. Enerji güvenliği için de elektrifikasyonun hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Şimşek, hızla büyüyen ve sanayileşen Türkiye gibi ülkelerde enerji dönüşümünün tercih olmaktan çıkıp milli bir zorunluluk haline geldiğini söyledi; bu adımların kriz sonrasında ulusal ekonomilerin ve bölgesel ticaretin geleceğini belirleyeceğini sözlerine ekledi.