21 dakika önce

BirGün'ün haberine göre CHP'nin 44 milletvekilinden yalnızca 25'inin oyu kayda geçti. CHP kaynakları Cumhur İttifakı yanında görüntü verildiğini savundu.

BirGün'ün haberine göre Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki oylamasına CHP'den 19 milletvekili katılmadı. TBMM'de 44 milletvekiliyle temsil edilen CHP'den resmî kayıtlara 25 evet oyu yansıdı. Habere göre oylamanın öncesinde parti içinde "Neden evet diyoruz?" sorusu tartışıldı ve bazı milletvekilleri katılmayarak kararı protesto etti.

Oylamanın sonucu

Haberde, üç ülke arasındaki ortak savunma anlaşmasının Genel Kurul'da toplam 398 oyun kullanıldığı oylamada 277 kabul ve 118 ret oyuyla onaylandığı yazıldı. Kabul oyunu AK Parti, MHP ve CHP verdi. Buna karşın YENİ Parti ile İYİ Parti'nin, DEM Parti'nin ve Yeni Yol Grubu'nun vekilleri "hayır" oyu kullandı. Muhalefet, anlaşmanın Türkiye'yi belirsizliğe sürükleyeceğini ve olası tehditlere açık hale getireceğini savunuyordu.

Kılıçdaroğlu'nun gerekçesi

BirGün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla CHP Genel Başkanlığına gelen Kemal Kılıçdaroğlu'nun anlaşmaya destek verirken, her ülkenin çıkarına olan anlaşmalardan kaçınanların oyun kurucu olamayacağı yönünde konuştuğunu aktardı. Habere göre çok sayıda CHP'li vekilin oylamaya katılmaması bu nedenle dikkat çekti. Parti içinde bu durum "Mekke anlaşması çatlağı" olarak yorumlandı; oylamaya girmeyen bazı vekillerin itirazını parti içinde de dile getirdiği aktarıldı. Muhalefet liderliğinin anlaşmaya Meclis'te tartışma olanağı tanınmadan destek verdiğini söyleyen CHP'liler de oldu.

CHP kaynaklarının itirazları

Habere konuşan CHP kaynakları, Türkiye'nin on yılına ipotek koyan bir anlaşmada hiçbir şart öne sürmeden Cumhur İttifakı saflarında görüntü verildiğini, bunun partiye hiçbir şey kazandırmayacağını söyledi. Cumhur İttifakı ile iş birliği izleniminin CHP'nin oylarındaki erimeyi hızlandırabileceği görüşü de dile getirildi.

Milletvekillerinin temel itirazının, anlaşmayla Türkiye'nin üstlendiği güvenlik ve askerî sorumluluklar üzerinde yoğunlaştığı belirtildi. Bazı CHP'liler Türkiye'nin bölgesel çatışmalara sürüklenme riskine, bazıları ise Ortadoğu'daki diplomatik hareket alanının daralacağına ve İran ile ilişkilerin bozulabileceğine dikkat çekti. Meclis'in devre dışı kaldığı bir sürece katkı sunmanın muhalefete yakışıp yakışmadığını soranlar oldu. Taraflara on yıl boyunca anlaşmadan çekilme olanağı tanımayan hükmü eleştiren bazı vekiller, seçimle göndermeyi hedefledikleri iktidarın ve ortağının anlaşmayı Meclis'ten kaçırır gibi geçirdiğini, buna "evet" denmemesi gerektiğini belirtti. Aynı vekiller, anlaşmaya evet denecekse gerekçelerin kamuoyuna topyekûn açıklanması gerektiğini savundu.

Son güncelleme06.11.2026 15:31
Kaynak birgun.net
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
59 dakika önce

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na önerilen yaklaşık 95 milyar liralık ödeneğin ne kadarının sanat üretimine ulaştığını sordu.

CHP Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Seyman, partinin Genel Merkezi'nde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 bütçesine ilişkin değerlendirme yaptı. Seyman, bakanlığa yaklaşık 95 milyar liralık ödenek önerildiğini, bunun önceki yıla göre ilk bakışta bir artış gibi göründüğünü belirtti; ancak paranın ne kadarının doğrudan sanat üretimine ulaştığını sordu.

Paranın büyüklüğü değil, etkisi

Seyman, konuşmasına Atatürk'ün kültürü Cumhuriyet'in temeli olarak gören sözleriyle başladı ve bütçeyi bir muhasebe cetveli olarak değil, iktidarın topluma, emeğe ve sanata bakışının aynası olarak tanımladı. "Bütçe siyasi bir tercihtir" diyen Seyman, bağımsız tiyatroların, yazarların, çevirmenlerin, müzisyenlerin ve yerel kültür çalışmalarının bu bütçede nerede durduğunu sorguladı. Kütüphane açmak ve çocukları kitapla buluşturmak için ne kadar kaynak ayrıldığının da yanıtlanması gerektiğini söyledi.

Seyman'a göre gösterişli binalara, büyük törenlere ve tanıtım kampanyalarına harcama yapılırken bir tiyatro topluluğunun salon kirasını ödeyememesi ya da bir yazarın kitabından geçinememesi ciddi bir kültür politikası sorununa işaret ediyor.

Kültürel hegemonya eleştirisi

Seyman, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçmişte kültürel hegemonya kurmada başarılı olamadıklarından yakındığını hatırlattı. Kültür ve sanat alanının ideolojiyle çevrelenemeyeceğini, bir partinin arka bahçesi sayılamayacağını söyledi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında yoksul bir ülkenin opera üretebildiğini, bugün ise sanatçıların ekonomik güvencesizlik yaşadığını ve bağımsız tiyatroların ayakta kalmakta zorlandığını öne sürdü.

Sanatçı ve turizm emekçileri için talepler

Seyman, "Sanatçının emeği sadaka konusu değil, hak konusudur" dedi. Telif haklarının güçlendirilmesini, müzisyenlerin sosyal güvenliğinin sağlanmasını, tiyatro ve sinema emekçileri için güvenceli çalışma koşullarının oluşturulmasını istedi.

Bakanlığın sorumluluğundaki turizme de değinen Seyman, bu alanın başarısının yalnızca turist sayısı, otel doluluğu ve döviz gelirleriyle ölçülemeyeceğini belirtti. Mevsimlik işçilerin, otel çalışanlarının, rehberlerin, müze çalışanlarının ve arkeologların yaşam koşullarının da hesaba katılması gerektiğini söyledi. Turizm yatırımlarında kıyıların, ormanların, tarihi kentlerin ve arkeolojik alanların korunması gerektiğini ekledi.

CHP'nin önerileri

Seyman, CHP olarak yalnızca eleştirmediklerini, alternatif de sunduklarını söyledi. Kültür ve sanata ayrılan kamusal kaynakların artırılmasını, kaynak kullanımının şeffaf ve denetlenebilir olmasını istedi. Kütüphanelerin, tiyatroların ve konser salonlarının bütün illerde ve ilçelerde yaygınlaştırılmasını, belediyelerin kültürel etkinliklerinin siyasi ayrımcılığa uğramamasını önerdi. Kadınların, gençlerin, çocukların ve engelli yurttaşların kültürel yaşama eşit katılımının sağlanması gerektiğini söyleyen Seyman, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında yeni bir kültür ve sanat seferberliği çağrısı yaptı.

Son güncelleme06.11.2026 14:53
Kaynaklar Anka Haber, Haberton, Son Dakika
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu