Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World Forum'un açılışında uluslararası sistemin çöktüğünü savundu; Gazze'de anlaşmanın hayata geçmediğini söyledi, Türkiye'yi hedef alan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Kasım'da İstanbul Kongre Merkezi'nde başlayan TRT World Forum 2026'nın açılış oturumunda konuştu. Onuncu kez düzenlenen forumda küresel düzenin çöktüğünü savunan Erdoğan, Gazze ve Batı Şeria'daki gelişmelere tepki gösterdi; Gazze Barış Anlaşması'nın uygulanmadığını söyledi. Basın özgürlüğü raporlarını da eleştiren Erdoğan, Türkiye'yi karalamaya yönelik girişimlere boyun eğmeyeceklerini bildirdi.
Konuşma, fon soruşturması gibi iç siyaset başlıklarına yer vermeden dış politika ve uluslararası düzen eksenine oturdu. Bu tercih, birkaç yayın organının haberinde ayrıca not edildi.
Forumun teması ve katılımcılar
Erdoğan, akademi, medya ve sivil toplum çevrelerinin temsilcilerini ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen konukları selamlayarak söze başladı; konuklara hoş geldiniz diyerek forumun ülkeler ve insanlık için hayırlı olmasını diledi. Bu yılki toplantının onuncu olduğunu hatırlattı. Forumun bu yılki başlığını "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" olarak hatırlatan Erdoğan, bu seçimi bugünün koşulları açısından son derece yerinde bulduğunu söyledi.
İki gün sürecek programda enerjiden ekonomiye, yapay zekâdan ulaştırmaya, bölgesel krizlerden küresel sınamalara birçok konunun ele alınacağını belirten Erdoğan, oturum ve yuvarlak masalarda 43 ülkeden 150'ye yakın konuşmacının görüş bildireceğini aktardı. Forumu düzenleyen TRT yönetimini kutlayan Erdoğan, kurumun 62 yıldır yayıncılık çizgisinden ayrılmadığını ve sesinin dünyanın dört bir yanına ulaştığını ifade etti. Forumun 2017'den bu yana düzenlendiğini, farklı dil, renk ve düşünce biçimlerinin buluştuğu, küresel ölçekte izlenen bir platform haline geldiğini söyledi. TRT'nin yayınlarında insan ve hakikat odaklı bir yaklaşım izlediğini de sözlerine ekledi. Buradan verilecek mesajların özellikle mazlum ve mağdur coğrafyalar olmak üzere tüm dünyada barışa ve istikrara vesile olmasını temenni etti.
Eskinin öldüğü, yeninin doğmadığı bir kriz
Erdoğan, güç rekabetinin sertleştiği, kuralların yok sayıldığı ve değerlerin sarsıldığı bir dönemden geçildiğini söyledi. Küresel yönetişim mekanizmalarının sorunları çözmekte yetersiz kaldığını, uluslararası sistemin dayandığı norm ve ilkelerin ayaklar altına alındığını savundu. Eskinin ölmekte, yeninin ise henüz doğamamakta olduğu yapısal bir krizin yaşandığını belirten Erdoğan, bunu adil çözümlerle aşmanın ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi.
81 yıl önce kurulan düzenin sonuçlarının hep birlikte izlendiğini anlatan Erdoğan, dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunamayacağını vurguladı. Konuşmasında, sistemin "iflas bayrağı çektiği" değerlendirmesini yaptı. On milyonlarca insanın savaş, çatışma, açlık ve yoksulluk altında yaşam mücadelesi verdiğini, barış ve sağduyu çağrısı yapanların ise azınlıkta kaldığını söyledi.
Gazze ve Batı Şeria için verdiği rakamlar
Erdoğan, yıkılan Gazze'de insanların enkaz arasında yaşamaya çalıştığını, insani yardım girişlerinin hâlâ engellendiğini söyledi. Ekim 2023'ten bu yana aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 75 bin kişinin İsrail saldırılarında öldürüldüğünü, 176 bin kişinin yaralandığını öne sürdü. Gazze'de 270'ten fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de ekledi. Böyle bir insan kıyımını, işgali ve gaspı hangi gerekçenin meşrulaştırabileceğini sordu.
Batı Şeria'ya ilişkin olarak da Filistinlileri topraklarından göçe zorlamayı hedefleyen yerleşimci şiddetinin her gün daha pervasız hale geldiğini söyledi. Yalnızca ekim ayında Filistinlilere karşı 3 binin üzerinde saldırı ve ihlalin kayıt altına alındığını belirtti. Geçen hafta aralarında milletvekilleri, akademisyenler ve siyasetçilerin bulunduğu bir heyetin bölgeye sokulmadığını hatırlatan Erdoğan, vicdan sahibi herkesin bu duruma itiraz etmesi gerektiğini ifade etti.
Barış anlaşması ve uluslararası yapılar
Erdoğan, imzalanmasına Türkiye'nin de katkı verdiği Gazze Barış Anlaşması'nın uygulanmadığını söyledi. Uluslararası ilişkilerin temelini oluşturan ahde vefa ilkesinin hayata geçirilemediğini, bu yöntemle hiçbir sorunun çözülemeyeceğinin anlaşılması gerektiğini belirtti. Barışı ve güvenliği sağlamakla görevli kuruluşların Gazze'de yaşananları, daha önce Ruanda ve Srebrenitsa'da olduğu gibi seyirci kalarak izlediğini savundu. Bu tutumun bölge genelinde öfke ve nefreti büyüttüğünü kaydetti.
Konuşmada Filistin'in yanı sıra Yemen, Sudan ve Ukrayna'yı da sayan Erdoğan, bütün çatışmaların barışçıl yoldan çözülmesi için çaba gösterdiklerini söyledi. Türkiye'nin daha adaletli ve özgür bir dünya için yalnızca elini değil bütün bedenini ve yüreğini taşın altına koyduğunu söyledi. Çözüm önerilerini açık yüreklilikle paylaşmaya ve hak ile hakikatin kararlılıkla savunulmasını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.
Basın özgürlüğü raporlarına tepki
Erdoğan, bazı bağımsız olduğu öne sürülen kuruluşların basın özgürlüğü raporlarında İsrail'e hâlâ ayrıcalık tanındığını iddia etti. Türkiye söz konusu olduğunda sert davranan bu kuruluşların, mesele İsrail olunca "kâğıttan kaplana" dönüştüğünü söyledi ve bunu çifte standardın en bayağı hali olarak niteledi. Kendilerini basın özgürlüğünde otorite sayan bu yapıların güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Basın özgürlüğü kavramının, küresel adaletsizliklere itiraz eden ülke ve siyasetçilere karşı kullanılmasını da eleştiren Erdoğan, şunları söyledi: "Bir sopa olarak kullanılması kabul edilebilir bir durum değildir." Türkiye'yi küresel çapta karalamaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceklerini açıkça ifade eden Erdoğan, doğru bildiklerini cesaretle dile getirmeye devam edeceklerini ve rahatsız olanlar olsa da geri adım atmayacaklarını söyledi.
BirGün, konuşmanın ardından Avrupa Komisyonu'nun 4 Kasım'da yayımladığı 2026 Türkiye Raporu'nu hatırlattı. Habere göre raporda ifade ve basın özgürlüğünde gerilemenin devam ettiği vurgulanıyordu.
Konuşmanın iç siyasetteki yansıması
BirGün ve Cumhuriyet, fon soruşturmasına ilişkin mesajı merak edilen Erdoğan'ın bu konuya değinmediğini yazdı. Haberlere göre Erdoğan, eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nın tutuklanmasına dair de bir değerlendirmede bulunmadı. Cumhuriyet, konuşmada TRT'ye yönelik övgülerin yer aldığını da belirtti ve kurumun muhalefetten sık sık eleştiri aldığını hatırlattı.