1 saat önce

Serbestiyet'te yayımlanan yazıda yazar, Fransa'da protesto ile organize yağmanın ayrı olaylar olduğunu savundu; bütçe sezonu, kamu borcu ve Nisan 2027 cumhurbaşkanlığı seçimini olayların arka planı olarak gösterdi.

Serbestiyet'te yayımlanan "Fransa'dan seçim günlükleri" dizisinin ilk yazısında yazar, Fransa'yı sarsan 17 Ekim olaylarını ve bunların siyasi arka planını ele aldı. Yazara göre aralarında Paris'in de bulunduğu şehirlerde gece saatlerine yönelik kısmi kısıtlamalar getirildi, Cumhurbaşkanı Macron İçişleri Bakanı'nın istifasını geri çevirdi ve ülke genelinde 3 bin işyerinin yağmalandığı ya da saldırıya uğradığı anlaşıldı. Yazar, 24 Ekim'deki gösterilerin 70 bin polis memurunun görev yaptığı bir ortamda belirgin biçimde daha sakin geçtiğini aktardı.

Protesto ve yağma ayrı değerlendirilmeli

Yazının temel savı, ülkeyi sarsanın 500 bin civarı kişinin katıldığı barışçıl yürüyüşler değil, organize yağma olayları olduğu yönünde. Yazara göre kortejler polisle ciddi bir çatışmaya girmeden sona erdi. Hayat pahalılığı ve gelir adaletsizliği gibi talepleri haklı ve alışıldık bulan yazar, yağmanın ise gösteriler sırasında kontrolden çıkan bir taşkınlıktan değil, günler öncesinden yapılan hazırlıktan doğduğunu öne sürdü. Olayları polis müdahalesinde bir gencin hayatını kaybetmesi gibi bir gelişmenin de başlatmadığını belirtti.

Liyon ve Paris'te gün boyu yaşananlar

Yazar, Liyon'da öğlen saatlerinde Bellecour Meydanı'na akan kalabalığın içinde siyah giyimli ve maskeli bir grubun polisle çatışmaya başladığını yazdı. Turizm ofisi kioskunun camları taşlandı, bina ateşe verildi. Yazara göre saat 16'dan sonra polis kontrolü kaybetti ve sırt çantalı gruplar ana cadde ile ara sokaklardaki mağazaları sırayla yağmaladı; ertesi sabah Liyon'daki bilanço 200 yağmalanmış mağazaydı.

Paris'te Cumhuriyet Meydanı'nda 40 bin kişi beklenirken göstericilerin sayısı 110 bine ulaştı. Yasal kortej saat 14.30 civarında yola çıktığı sırada onlarca grubun polisin bulunmadığı sokaklara girerek yağmaya başladığını aktaran yazar, bir grubun bir apartmanın her iki giriş kapısını kırarak içeri girdiğini, sakinlerin korku yaşadığını ekledi. Limoges'in belediye binasının da kundaklandığı yazıda yer aldı.

Zamanlamanın ve siyasi krizin arka planı

Yazar, protestoların bu döneme denk gelmesini tesadüf saymadı: Eylül ile Ekim arası Fransa'da bütçe sezonu ve toplumsal kesimler bu aylarda sesini duyurmak için harekete geçiyor. Azınlık hükümetinin bütçe için zayıf desteği, Nisan 2027'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi ve kamu borcu karşısında tasarruf zorunluluğu da ortamı gerdi.

Macron'un 2024'teki erken seçim kararının parlamentoda çoğunluğu kaybetmesiyle sonuçlandığını yazan yazar, Fransa'nın iki yılda dört başbakan değiştirdiğini, kamu borcunun yüzde 120 düzeyine yaklaştığını savundu. Yazarın aktardığı son anketlere göre ikinci turda Marine Le Pen ile Jean-Luc Mélenchon'un karşılaşması en yüksek ihtimal; bu senaryoda Le Pen açık farkla, merkezden bir adayla karşılaşırsa kıl payı önde görünüyor.

Tarafların birbirini suçlaması

Yazıya göre soldan sağa bütün partiler yağma ve vandalizmi kınadı. Mélenchon, birlikte mücadele yürüttükleri kişilerin yağmayla ilgisi olmadığını söyledi. İçişleri Bakanı Nunez ise polisin özellikle Paris'te erken müdahale etmesini, yağmanın ilk kez gösterinin sonunda değil başından itibaren başlamasına bağladı. Hükümet çoğunlukla olayların sorumluluğunu Mélenchon ve partisine yüklerken, Mélenchon polisin orantısız müdahalesini ve tedbirsizliğini sorumlu tuttu. Yazar ayrıca Başbakan Lecornu'nun olaylar sonrasındaki basın açıklamasında hükümetin bazı konularda hata yaptığını kabul eden sert bir ifade kullandığını belirtti.

KaynakSerbestiyet
Son güncelleme30.10.2026 12:54
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
39 dakika önce

Bulgaristan cumhurbaşkanlığı seçimi için Bursa'daki seçmenler, Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği'nin açıkladığı listeye göre Osmangazi'den İnegöl'e uzanan 13 noktada oy kullanabilecek.

Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı ve cumhurbaşkanı yardımcılığı seçimi 1 Kasım 2026 Pazar günü yapılacak. Bursa'da yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanacağı adresleri Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) paylaştı. Duyuruya göre Osmangazi'den İnegöl'e uzanan yedi ilçede toplam 13 nokta sandık kurulacak.

Dağılım şöyle: Osmangazi'de beş, Yıldırım ve Nilüfer'de ikişer, geri kalan dört ilçede birer sandık noktası var. Osmangazi'deki konsolosluk dışındaki 12 nokta ilkokul, ortaokul ve lise binalarından oluşuyor. Adresler mahalle ve cadde düzeyinde yayımlandı. Kestel, Orhangazi, Karacabey ve İnegöl'deki noktaların her biri de birer okul binası.

Osmangazi'de beş sandık

En çok sandık noktası Osmangazi'de olacak. İlçedeki seçmenler Bulgaristan'ın Bursa Konsolosluğu'nda oy kullanabilecek; konsolosluk Adalet Mahallesi'nde, Aydın Sokak'ta bulunuyor. Diğer dört nokta okullar: Hamitler Mahallesi'ndeki Ali Hadi Türkay İlkokulu, Demirtaş Sakarya Mahallesi'ndeki Demirtaş Geyher Sönmez İlkokulu, Yunuseli Mahallesi'ndeki Şahin Yılmaz İlkokulu ve Altınova Mahallesi'ndeki Dr. Ayten Bozkaya İlkokulu.

Yıldırım ve Nilüfer'de ikişer nokta

Yıldırım'da seçmenler iki okulda sandık başına gidecek: Duaçınarı Mahallesi'ndeki Mümin Gençoğlu 2 İlkokulu ve Millet Mahallesi'ndeki Şehit Piyade Onbaşı Orhan Tezcan İlkokulu. Nilüfer'de ise Karaman Mahallesi'ndeki Canaydın İlkokulu ile Görükle'de, Göçmen Konutları'nın bulunduğu Balkan Mahallesi'ndeki Ali Durmaz Ortaokulu sandık noktası olarak belirlendi.

Diğer dört ilçede birer sandık

Derneğin listesine göre Kestel'de Yenimahalle'deki Toplu Konutlar Ortaokulu, Orhangazi'de Arapzade Mahallesi'ndeki Erenler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Karacabey'de Gazi Mahallesi'ndeki Şehit Bahadır Tayfur İlkokulu, İnegöl'de ise Akhisar Mahallesi'ndeki Akhisar İlkokulu sandık kurulacak yerler arasında. Bursa'daki seçmenler, dernek tarafından ilçe ilçe ayrılarak duyurulan bu 13 noktadan kendilerine uygun olan adrese giderek oylarını kullanabilecek.

Kaynakbursa tv
Son güncelleme30.10.2026 13:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 saat önce

BBC'nin aktardığı Florida Üniversitesi verilerine göre ABD'de her gün 4-5 milyon erken oy kullanılıyor. Teksas'ta 5,8 milyondan fazla oy atıldı, Demokratların payı yükseldi.

ABD'de ara seçim öncesi erken oylama rekor düzeye yaklaştı. Milliyet'in aktardığı BBC haberine göre, Florida Üniversitesi bünyesindeki Seçim Laboratuvarı'nın derlediği rakamlar günde 4 ila 5 milyon seçmenin sandığa gittiğini gösteriyor; geçmiş seçimlerin büyük bölümünde görülen düzeyin epey üzerinde. Covid sonrasında çok sayıda eyalet hem şahsen hem posta yoluyla erken oy imkânı sunmaya başlayınca bu yöntem hızla yaygınlaştı.

Teksas'ta rekor katılım

Verilerin sorumlusu Profesör Mike McDonald, ortalamanın üstünde en yoğun katılımın şimdilik Teksas'ta yaşandığını söyledi. Hispanik topluluklarda da olağandan belirgin biçimde yüksek bir ilgi var. McDonald'a göre Teksas, 2022'nin toplamını yaklaşık 1,75 milyon oyla çoktan aştı.

Teksas, Trump'ın başkanlık döneminin kalanında Senato'ya hangi partinin hâkim olacağını etkileyebilecek kritik bir yarış alanı. Eyalette şimdiye dek 5,8 milyonu aşkın oy kullanıldı. Ülke genelindeki katılımın 2020'yi, hatta ara seçim rekoru sayılan 2018'i de geride bırakacağı anlaşılıyor.

Partilere göre dağılım

Seçmenin parti tercihini kayda geçirdiği eyaletlerde Demokratların oy sayısı yükselirken, Cumhuriyetçilerde tablo genel olarak 2022'dekine yakın seyretti. Belirli bir partiye kayıt yaptırmamayı seçen seçmenlerde de erken oy kullanma oranı arttı; ancak veriler bu seçmenlerin hangi adayları desteklediğini göstermiyor.

Perşembe günü yayımlanan rakamlara bakıldığında erken oyların yüzde 44'ü Demokratlara, yüzde 31,2'si Cumhuriyetçilere gitti; kalan yüzde 24,7 partiye bağlı olmayan seçmenlerden geldi. Bu oranlar, seçmen bağlılığı gerektiren eyaletlerin yaklaşık yarısını kapsıyor.

Hispanik ve siyahi seçmenlerde artış

Kuzey Carolina, Georgia ve Florida, seçmenlerin kayıt sırasında ırklarını belirtmesini zorunlu kılan üç eyalet. Bu eyaletlerin verileri, Hispanik ve siyahi toplulukların kullandığı oylarda artış olduğunu, beyaz seçmenlerde ise oy kullanımının 2022 erken oy rakamlarıyla aynı düzeyde kaldığını gösteriyor.

KaynakMilliyet
Son güncelleme30.10.2026 12:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
6 saat önce

Kobby Barda'nın analizine göre Trump, Netanyahu, Eisenkot ve Bennett'in sırayla başbakanlık yapacağı bir birlik hükümeti öneriyor. Barda, planı Suudi Arabistan'la normalleşme hedefine bağlıyor.

Yedioth Ahronoth yazarı Kobby Barda, İsrail'deki seçimin ardından doğan siyasi çıkmazın nasıl aşılabileceğini yazdığı analizde ABD Başkanı Donald Trump'ın önerisini ayrıntılandırdı. Yakın Doğu Haber'in aktardığı analize göre sandıktan hiçbir bloğa hükümet kuracak çoğunluk çıkmadı. Trump'ın formülünde ise üç lider, Netanyahu, Eisenkot ve Bennett, başbakanlık koltuğunu dönüşümlü paylaşıyor. Aşağıdakiler Barda'nın değerlendirmeleridir.

Diğer seçenekler zayıf

Barda'ya göre ilk çıkış yolu, Eisenkot'un Arap partilerini ortak yapması. Fakat Ortak Liste'nin Netanyahu hükümetini "kanlı" diye anması bu seçeneği siyasi ve toplumsal olarak zorlaştırıyor; Avigdor Lieberman'ın katılması da neredeyse imkânsız görünüyor. İkinci yol Netanyahu'nun erken seçimi zorlaması. Barda, barajı aşamayan Ofer Winter'ın gelecek seçimde ayrı liste çıkarmamasının Netanyahu'nun 61 sandalyeye ulaşma şansını artırabileceğini, buna karşın Netanyahu karşıtı bloğun onun yeniden aday olmasını engelleyecek bir yasa çıkarabileceğini yazdı.

Rotasyon planı nasıl işleyecek

Barda'nın anlattığı takvime göre Likud en büyük parti olduğu için Netanyahu önce başbakan olacak ve Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un görev süresinin bittiği 7 Temmuz 2028'e kadar kalacak. Ardından siyasetten çekilip af düzenlemesini de kapsayan daha geniş bir anlaşma çerçevesinde cumhurbaşkanı olacak. Eisenkot 7 Temmuz 2028'de koltuğu devralıp 2030'un ilk gününe kadar kalacak, Bennett de 2030'un başında göreve gelerek bir sonraki seçime dek sürdürecek.

Trump'ın hedefi: Suudi Arabistan'la normalleşme

Barda, Trump'ın önceliğinin çatışmayı bitirmek ve "İbrahim Anlaşmaları 2.0" denen, Suudi Arabistan yönetimiyle tarihî bir normalleşmeye ulaşmak olduğunu yazdı. Bu hedefin dayanakları olarak Trump'ın barış getiren başkan olarak anılma isteğini, Çin'le rekabette Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nu ilerletme amacını ve projeye akması beklenen yatırımların ticari çıkarlarını sıraladı. Barda'ya göre Trump, görev süresinin kalan iki yılında üç ismi Washington'a davet edip masaya oturtabilir.

Trump'ın, verdiği desteğin gidişatı değiştirdiğini söylediği ve Netanyahu'nun İran'daki askerî operasyonu bitireceğine güvendiği belirtiliyor. Ynet muhabiri Itamar Eichner'e dayandırılan bilgiye göre Trump çevresi, Itamar Ben-Gvir'in bulunduğu bir hükümeti kabul edilebilir bulmadığı mesajını verdi; Trump'ın Ben-Gvir ile Bezalel Smotrich'i dışarıda tutmak istediği kaydediliyor. Suudi Arabistan yönetimi ise aşırı sağcı isimler hükümetteyken normalleşmeyeceğini açıkça söylüyor.

Tarihî emsal: 1980'lerin rotasyon hükümeti

Barda, öneriyi 1980'lerde Likud ile İşçi Partisi çizgisindeki Birlik'in kurduğu rotasyon hükümetinin güncel bir versiyonu olarak tanımladı. Peres ile Şamir'in dönüşümlü başbakanlık yaptığı o hükümet de sonuçsuz seçimlerin ardından kurulmuş, yeni şekeli yürürlüğe koymuş ve 1985 ekonomik istikrar programını uygulamıştı. Yazar, hiçbir tarafı tam galip çıkarmayan bu rahatsız edici formülü İsrail için en gerçekçi, belki de tek yol olarak sundu.

KaynakYakın Doğu Haber
Son güncelleme30.10.2026 07:44
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
14 saat önce

Ortak Liste ile Raam toplam 19 sandalye aldı; Netanyahu bloku 53, Eisenkot bloku 48'de kaldı. Likud seçim hilesi öne sürdü, İsrail polisi iddiayı destekleyen istihbarat verisi bulunmadığını bildirdi.

İsrail'de 27 Ekim'de yapılan parlamento seçiminde Arap kökenli iki siyasi oluşum toplam 19 sandalye kazandı. Bu sayıya, Yusuf Cabir'in öncülük ettiği Ortak Liste ve Mansur Abbas'ın yönettiği Birleşik Arap Listesi (Raam Partisi) birlikte ulaştı. Sonuçlara göre Netanyahu başkanlığındaki iktidar bloğu 53, Gadi Eisenkot'un önderlik ettiği muhalefet bloğu 48 sandalye aldı; iki taraf da kendi başına hükümet kurmaya yetecek çoğunluğu sağlayamadı.

Yurt dışından para iddiası

Seçimin ardından Ortak Liste ve Raam hakkında, İsrail seçimlerine müdahale amacıyla yurt dışından kaynak aktarıldığı öne sürüldü. Bildirildiğine göre seçim komitesinin başındaki Noam Solberg, iddiaların incelenmesi için iç istihbarat servisi Şin-Bet'in Direktörü David Zini'den araştırma talep etti.

Aşırı sağcı bakan Itamar Ben-Gvir ise Arap parti liderleri için derhal gözaltı talep etti. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise aynı isimlerin Şin-Bet tarafından ifade vermeye çağrılması gerektiğini savundu ve liderlerin "sorgulanmak zorundadır" diye konuştu.

Netanyahu ve Likud'un tutumu

Likud'un X hesabından paylaşılan metinde, Siyonist hiçbir partinin Raam ve Ortak Liste'yle masaya oturmasına göz yumulmayacağı vurgulandı. Aynı metne göre Meclis Başkanı'nın bu iki listenin desteğiyle görevden alınmasına da izin verilmeyecek. Netanyahu ayrıca fon iddialarının İsrail polisi ile Şin-Bet tarafından araştırılması çağrısı yaptı.

Likud, Filistin kökenli İsrail vatandaşlarının sandığa yoğun ilgi göstermesinin ardından Arap partilerinin seçimi çaldığını ileri sürdü. Parti, Arap nüfusun ağırlıkta olduğu bölgelerde pek çok sandıkta hile yapıldığını savunarak polise, Şin-Bet'e ve Merkez Seçim Komitesi'ne yüzlerce ifade ve delil iletildiğini açıkladı.

Polisten yanıt

İsrail polisi ise 28 Ekim'de yazılı bir bildiri yayımladı. Polise göre sandık hilesi iddiasını doğrulayan hiçbir istihbarat bilgisi elde bulunmuyor.

KaynakEge Alternatif
Son güncelleme30.10.2026 00:08
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
15 saat önce

Toledo yakınlarındaki ölümcül kaza, erken genel seçime yaklaşan İspanya'da siyasi tartışmayı alevlendirdi; Vox Ulaştırma Bakanı Puente hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kasım'daki erken genel seçime yaklaşan İspanya'da yaşanan ölümcül tren kazası, Başbakan Pedro Sánchez'in zaten zorlu olan siyasi konumunu daha da güçleştirdi. Toledo yakınlarında 28 Ekim Çarşamba günü meydana gelen kaza, kampanya öncesi kamu hizmetlerinin yönetimi tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Partiler etkinlikleri durdurdu, suçlamalar sürdü

Faciadan sonra Vox hariç büyük partiler, kampanya öncesi programlarını erteledi. Buna rağmen siyasi tartışma durmadı. Muhalefetin başındaki Halk Partisi (PP), iktidarın raylı sistemi nasıl işlettiğini sorgulamaya açtı. Aşırı sağcı Vox, Ulaştırma Bakanı Óscar Puente'yi taksirle ölüme sebebiyet vermekle suçlayarak savcılığa başvurdu. Frente Amplio ise kaza nedenlerinin aydınlanması için Puente'den meclise gelip konuşmasını istedi.

Kazanın insan hatasından mı, teknik arızadan mı, yoksa koordinasyon eksikliğinden mi kaynaklandığını soruşturma ortaya koyacak. Ancak siyasi taraflar, soruşturmacılar çarpışma öncesindeki dakikaları yeniden kurmaya çalışırken şimdiden sorumluluk tartışmasına girdi.

Krizler zincirine yeni halka

Sánchez hükümeti bu yıl zaten art arda sınavlardan geçti. Bunların başında, Adamuz'da ocak ayında 46 kişinin hayatını kaybettiği tren kazası ve temmuzda Ceuta'da çıkan göç krizi geliyor. Urda'daki yeni kaza, Adamuz'dan dokuz ay sonra demiryolu güvenliğini yeniden ülke gündeminin merkezine taşıdı; iki olay da altyapı denetimi, güvenlik protokolleri ve hesap verebilirlik tartışmalarını canlandırdı.

Kaza, kamuoyunu meşgul eden daha uzun bir dizinin son halkası olarak görülüyor. Listede konut protestoları, ülke genelindeki elektrik kesintisi, Valensiya selleri ve Covid-19 döneminin yönetimi de var; bir de Sánchez'in ve partisi PSOE'ye yakın isimlerin gündeme geldiği yolsuzluk soruşturmaları.

Anketlerde farklı tablolar

Kazadan önce de seçim tablosu Sánchez için kolay görünmüyordu. El Mundo'nun 26 Ekim'de yayımladığı ankette Halk Partisi yüzde 30,6 oyla 125 ila 131 milletvekili çıkarırken, PSOE yüzde 26,1 ile 103-109 sandalyede kalıyordu; Vox için yüzde 19,9 ve 66-69 sandalye hesaplanıyordu. El Español'un anketinde PP yaklaşık yüzde 32 ve 135 sandalye, PSOE yüzde 27 ve 108 sandalye, Vox yüzde 18,6 ve 63 sandalye aldı.

İki araştırma da PP ile Vox'un meclisteki sandalyelerin salt çoğunluğunu birlikte kazanabileceğine işaret etti. Devlet kurumu CIS'in (Sosyolojik Araştırmalar Merkezi) son araştırması ise bambaşka bir resim çizdi: PSOE, PP'nin epeyce önünde yer alıyor. Anketler arasındaki bu fark, kriz yüklü seçim sürecindeki belirsizliği büyütüyor.

KaynaklarMilliyet, Euronews.com
Son güncelleme29.10.2026 23:21
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
17 saat önce

ABD'de 3 Kasım'daki ara seçimde 435 Temsilciler Meclisi sandalyesi ve Senato'nun yaklaşık üçte biri belirlenecek; başkanlık seçimi yapılmayacak.

ABD'de 2026 ara seçimi 3 Kasım'da yapılacak. Seçimde Kongre'nin yanı sıra eyalet ve yerel yönetimlerdeki birçok makam da belirlenecek. Başkanlık seçiminin yapılmadığı döneme denk geldiği için “midterm” adıyla anılan oylamada ulusal düzeyde başkan ve başkan yardımcısı seçilmeyecek. Yasaya göre federal seçim günü, çift yıllarda kasımın ilk pazartesisinin ertesindeki salıya denk geliyor.

Hangi koltuklar yarışta

Federal düzeyde seçmenler, Temsilciler Meclisi'ndeki 435 koltuğun hepsi için sandığa gidecek. Üyelerin görev süresi iki yıl olduğu için bu kürsüdeki bütün sandalyeler iki yılda bir yenileniyor. Senato'daki işleyiş farklı: Üyeler altı yıllığına seçiliyor ve görev süreleri kademeli olarak bitiyor. Bu nedenle 100 koltuğun tamamı aynı seçimde değil, her turda kabaca üçte biri yarışıyor. 2026'da düzenli seçim yapılacak Senato koltukları, görev süresi 2027'de dolacak II. sınıf sandalyeler.

Federal yarışların dışında eyalet meclisleri, valilikler, yargı makamları ve yerel yönetimler de aynı gün oy pusulasında yer alabilecek; bazı bölgelerde referandum da yapılabilecek. Ancak federal yönetim, federal olmayan makamların takvimini tek başına belirlemiyor. Dolayısıyla yerel ve eyalet düzeyindeki seçimlerin kapsamı bir eyaletten ötekine değişiyor.

Ön seçimler eyaletlere göre farklı tarihlerde yapıldı

Partilerin kasımdaki genel seçime sokacağı adayları belirlediği ön seçimler için ulusal tek bir gün bulunmuyor. 2026'da eyalet ön seçimleri 3 Mart ile 15 Eylül arasında yapıldı; bazı eyaletlerde çoğunluk çıkmayınca ikinci tur da düzenlendi. Federal Seçim Yardımı Programı, tarihlerin eyaletlere göre farklılaşabildiğini ve takvimlerin güncellenebileceğini hatırlatıyor. Bu yüzden 3 Kasım adayların belirlendiği gün değil, Kongre ve diğer makamlar için yapılan genel seçimin günü.

Erken oy ve posta yoluyla oy kullanma tarihleri de eyaletlerin kendi kurallarına bağlı. Seçmenlerin kayıt, kimlik ve oy verme koşullarını yaşadıkları eyaletin seçim kurulundan öğrenmesi gerekiyor.

Ara seçim neden önem taşıyor

Ara seçim Beyaz Saray'daki ismi doğrudan değiştirmiyor, ama Kongre'deki güç dengesini yeniden kuruyor. Kongre'nin iki kanadında hangi partinin çoğunluğu kazanacağı; yasaların geçişini, bütçe müzakerelerini, denetim çalışmalarını ve başkanın politikalarının Kongre'den geçip geçemeyeceğini doğrudan etkiliyor. ABD hükümetinin resmi bilgilendirme sayfasına göre sonuç, iki yıllık Kongre dönemi için parti çoğunluğunu ortaya koyacak. Başkanlık seçimiyle farkı da burada: bu yıl yarış ağırlıklı olarak Kongre üyeleri ile eyalet ve yerel makamlar için yapılıyor.

KaynakHürriyet
Son güncelleme29.10.2026 21:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
20 saat önce

CTP, TDP ve Bağımsızlık Yolu, 6 Aralık erken genel seçimi için adaylık başvurularını 30 Ekim'de YSK'ya yapacak; TDP 09.00'da, Bağımsızlık Yolu 12.00'de, CTP 13.00'te kapıda olacak.

KKTC'de 6 Aralık 2026 erken genel seçimi için adaylık başvuru süreci yarın hız kazanıyor. Üç parti, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ve Bağımsızlık Yolu, 30 Ekim Cuma günü Yüksek Seçim Kurulu'na (YSK) gidecek. Programı partilerin basın büroları açıkladı; her parti için farklı bir saat ve buluşma noktası belirlendi.

TDP sabah saatlerinde sahada

İlk başvuru TDP'den gelecek. Aday ekibi 08.30'da Kumarcılar Hanı'nda toplanıp yola çıkacak. Önce 09.00'da milletvekili dosyaları teslim edilecek; yarım saat sonra, 09.30'da belediye başkanı ve belediye meclisi aday dosyaları sıraya girecek.

Bağımsızlık Yolu yürüyüşle gidecek

Bağımsızlık Yolu'nun erken genel seçim başvurusu öğlen 12.00'de olacak. Adaylar, üyeler ve destekçiler 11.30'da Lefkoşa Türk Belediyesi'nin yeni düzenlediği bir park alanında toplanacak; alan, Çetinkaya Spor Kulübü ile Ledra Palace Sınır Kapısı'nın arasında. Kalabalık oradan yürüyerek YSK'ya gidecek.

CTP öğleden sonra başvuracak

CTP kalabalığı öğlen 12.00'den itibaren genel merkezde buluşacak. Parti heyeti saat 13.00'te YSK'ya gidip başvuruyu yapacak.

Diğer partilerin programı belli değil

Bu üç partinin dışında UBP, DP, HP, YDP ve TAM Parti'nin buluşma saatlerine dair doğrulanmış bir duyuru bulunmuyor; kesin başvuru saatleri henüz netleşmedi.

KaynaklarKıbrıs Postası, Bugün Kıbrıs
Son güncelleme29.10.2026 18:09
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
21 saat önce

Hürriyet'in analizine göre sandıktan çoğunluk çıkmayınca ulusal mutabakat hükümeti gündemde; DİPAM Başkanı Tolga Sakman iki liderin ayrıldığı noktaları değerlendirdi.

İsrail'deki genel seçim, yaklaşık 8 milyon seçmenin sandığa gitmesine rağmen siyasi belirsizliği gidermedi. Hürriyet'in aktardığına göre oyların büyük kısmı sayıldığında Başbakan Benjamin Netanyahu liderliğindeki bloğun 53 sandalyesi, eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot'un başını çektiği muhalefetin ise 48 sandalyesi vardı. Filistinli Arap kökenli İsrail vatandaşlarının partileri 19 sandalye kazandı. 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kurmak için 61 milletvekilinin desteği gerekiyor ve hiçbir blok bu sayıya erişemedi.

Netanyahu'dan Arap partilerine usulsüzlük suçlaması

Netanyahu, Arap partilerini usulsüzlükle suçlayarak sonuçlara itiraz etmeye hazırlanıyor. Likud, delillerini polise, iç istihbarat servisine ve seçim komitesine götüreceğini duyurdu; ancak haberde suçlamalara ilişkin somut bir delil paylaşılmadığı belirtildi. Haberde Arap partilerinin yüksek katılım sayesinde tarihî bir sonuca ulaştığı da vurgulandı.

Seçenekler: yeni ortaklar, mutabakat ya da yeni seçim

Arap partileriyle çalışmaya sıcak bakmayan iki kanadın önünde üç yol görünüyor: başka ortaklarla koalisyon kurmak, ulusal mutabakat modelini denemek ya da sandığa yeniden gitmek. Haberde en dikkat çekici ihtimal olarak Netanyahu ile Eisenkot'un aynı hükümette buluşması gösterildi. Başbakanlığın dönüşümlü yürütülmesi de olası modeller arasında anılıyor. Netanyahu'nun, başbakanlığı önce kendisi devralırsa bu modele yakın durabileceği ve aşırı sağdaki ortakları Itamar Ben-Gvir ile Bezalel Smotrich'ten uzaklaşmayı düşünebileceği öne sürülüyor. Cumhurbaşkanı Herzog'un yeni bir seçime gidilmesini engelleyecek bir anlaşmaya destek verdiği, ABD Başkanı Donald Trump'ın da bu tür bir birlik hükümetinden yana olduğu belirtiliyor.

DİPAM Başkanı Sakman: Hedefler benzer, yöntemler farklı

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman'a göre iki isim arasındaki ayrım hedeflerden çok yöntemde ortaya çıkıyor. Sakman, Eisenkot'un askerî geçmişinin devlet kurumlarıyla ilişkisine yansıdığını, daha hiyerarşik ve düzenli bir yönetim anlayışı benimsediğini söyledi. Bunun İsrail'in devlet politikasının değişeceği anlamına gelmediğini belirten Sakman, bir ortak hükümette temel tartışmanın güvenlik hedeflerinden vazgeçilmesi değil, bu hedeflerin nasıl uygulanacağı üzerinde yoğunlaşabileceğini ifade etti.

7 Ekim soruşturması en zor başlıklardan biri

Eisenkot'un Netanyahu'ya yönelik eleştirilerinin merkezinde, 7 Ekim 2023 saldırılarına giden süreçteki güvenlik zaafiyetleri yer alıyor. Eisenkot, Netanyahu'nun siyasi sorumluluk üstlenmediğini savunuyor. Seçim kampanyasında bağımsız bir devlet soruşturma komisyonu kurulmasını isteyen Eisenkot, incelemenin kendi genelkurmay başkanlığı dönemindeki kararları da kapsaması gerektiğini söylemişti.

Sakman'a göre Netanyahu'nun kaçındığı bu soruşturma, Eisenkot için ordunun ve devletin yeniden yapılandırılması aracı. Dolayısıyla ulusal mutabakat hükümeti kurulursa komisyon talebi iki lider arasındaki en kritik anlaşmazlık alanlarından biri olabilir. 66 yaşındaki Eisenkot'un, Netanyahu yönetiminin İsrail'i uzun süreli savaşlara sürüklediğini ve uluslararası itibarını zedelediğini savunduğu da haberde yer alıyor.

KaynakHürriyet
Son güncelleme29.10.2026 16:54
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
21 saat önce

KKTC Başbakanı ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel, 6 Aralık'taki erken genel seçim öncesi 50 milletvekili adayıyla toplandı; kampanyada hastane, yol, konut ve enerji projelerini öne çıkaracaklarını söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 6 Aralık 2026'da erken genel seçim yapılacak ve Ulusal Birlik Partisi (UBP) kampanya hazırlığını hızlandırdı. Parti lideri ve Başbakan Ünal Üstel, 50 milletvekili adayıyla kampanya istişare toplantısında buluştu. Toplantıda adaylara seslenen Üstel, partinin seçime birlik ve beraberlik içinde hazırlandığını söyledi, tek başına iktidar hedefini gerçeğe dönüştüreceklerini belirtti, ayrıca bu hedefin artık erişilebilir olduğunu vurguladı.

Adaylara birlik çağrısı

Adaylarını kutlayarak konuşmasına başlayan Üstel, masadaki her adayın UBP'nin sorumluluğunu taşıdığını belirtti. Adaylık yarışının geride kaldığını, şimdi tüm gücün sandık başarısına verilmesi gerektiğini söyledi. Aday listesine girememiş isimlerin de UBP'nin bir parçası olarak kaldığını söyleyen Üstel, kampanya boyunca hiçbir yol arkadaşının kenarda tutulmayacağını, bütün teşkilatların aynı hedef doğrultusunda çalışacağını ifade etti. Bu sözlerle hem aday olmayan isimlere hem de rekabet nedeniyle kırgınlık yaşayabilecek kadrolara seslenmiş oldu.

Üstel, "Şimdi birlik zamanıdır" diyerek adaylardan birbirlerine sahip çıkmalarını ve omuz omuza çalışmalarını istedi. Kadroya, teşkilatlara ve partinin çalışma azmine güvendiğini söyledi.

"UBP bitti" yorumlarına yanıt

Üstel, UBP'nin gücünü ve teşkilat yapısını sürdürdüğünü savundu; bu seçimde de sahada olduklarını söyledi. Partinin bittiğini söyleyenlerin UBP'yi bitiremeyeceğini belirten Üstel, mücadelelerinin güçlü bir iktidarla sonuçlanacağına inandığını dile getirdi. UBP'nin bu seçimde de adayların emeğiyle yeniden iktidar olacağını söyledi.

CTP'ye yönelik eleştiriler

Konuşmasında Cumhuriyetçi Türk Partisi'ne (CTP) de eleştiriler yönelten Üstel, muhalefetin proje ve hizmet anlatmak yerine UBP'ye yönelik bir söylem tuttuğunu savundu. CTP'nin, UBP'lileri, bürokratları ve hükümette çalışanları hedef alan sözlerini eleştirdi; bu iddialara hizmetler ve projelerle karşılık vereceklerini söyledi. Üstel'e göre iki taraf arasındaki fark şuydu: UBP "yapacağız" diyor, muhalefet ise yapılanları ortadan kaldırmanın hesabını yapıyor. Muhalefetin işinin muhalefet, iktidarın ise kendi işleri olduğunu belirtti.

Kampanyanın ana başlıkları

Üstel, kampanyanın ana başlıklarını hastane, yol, sosyal konut ve enerji yatırımlarıyla gençlere ve kadınlara dönük projeler ile yeni istihdam hedefleri olarak sıraladı. Kampanyada 2027'de hizmete girmesi planlanan hastaneler ile yol ağına katılacak 150 kilometrelik yeni güzergâhlar öne çıkarılacak. Başbakan, seçmenin karşısına hem yapılan hizmetlerle hem de yeni dönem projeleriyle çıkacaklarını belirtti.

KaynaklarStar Kıbrıs, Saray Medya, Kıbrıs Postası
Son güncelleme29.10.2026 16:54
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Oyların yaklaşık yüzde 85'i sayıldığında ne Netanyahu ne de Eisenkot bloğu çoğunluğa ulaşabildi. Ulusal birlik, Arap partilerinin desteği, sağ ittifak ve yeni seçim ihtimalleri masada.

İsrail'deki seçimde oyların yaklaşık yüzde 85'i sayıldığı aşamada tablo net: Başbakan Binyamin Netanyahu'nun bloğu da, rakibi Gadi Eisenkot'un başını çektiği muhalefet cephesi de Knesset'te çoğunluğu yakalayamıyor. Bu durum, yeni hükümetin nasıl kurulacağı sorusunu öne çıkardı. Kampanya vaatleri, partiler arasındaki fikir ayrılıkları ve özellikle askerlik hizmeti tartışması uzlaşmayı zorlaştırıyor. Dengeler kısa sürede değişmezse ülkenin yeniden sandığa gitmesi de mümkün.

Birinci senaryo: Netanyahu ile Eisenkot aynı hükümette

Seçeneklerden biri, iki rakibin ulusal birlik hükümeti çatısı altında buluşması. Böyle bir formül, parlamentodaki tıkanıklığı aşmanın yolu olabilir. Ancak iki lider kampanyalarını birbirlerine karşı yürüttü. Eisenkot, kampanyasında Netanyahu'yu görevden indirmeyi başlıca hedef olarak göstermişti; aynı kabinede oturması seçmenine söylediklerine ters düşebilir.

Netanyahu ise aşırı sağcı ve ultra-Ortodoks ortaklarından kopup yeni bir denge kurmak zorunda kalacak. Seçim sonrasında sağcı bir hükümet hedefini vurgulaması, ortaklarını korumak istediği şeklinde yorumlanıyor. İran kaynaklı yeni bir bölgesel çatışma çıkarsa, güvenlik nedeniyle ulusal birlik yönündeki baskı artabilir.

İkinci senaryo: Arap partilerinin desteği

Seçimin dikkat çeken başlığı, Arap partilerinin parlamentodaki ağırlığı. Bu partilerin toplamda yaklaşık 19 sandalye kazanması bekleniyor. Nüfusun yaklaşık beşte birini oluşturan Arap seçmenin sandığa daha güçlü yönelmesi, hükümet hesaplarını doğrudan etkileyebilecek bir gelişme.

Eisenkot cephesi için bu destek çoğunluğa giden yollardan biri olabilir. Fakat muhalefetteki Yahudi partilerin büyük kısmı, Arap partileriyle birebir koalisyona sıcak bakmıyor. Aktarılanlara göre Birleşik Arap Listesi hükümete katılmaya açık, Ortak Liste ise dışarıdan destek seçeneğini değerlendiriyor. Böyle bir hükümette, özellikle Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria olmak üzere güvenlik ve dış politika başlıklarında ciddi ayrılıklar yaşanabileceği değerlendiriliyor.

Üçüncü senaryo: Sağ partilerin Netanyahu'ya yaklaşması

Eisenkot'un bloğundaki bazı sağ partilerin Netanyahu ile anlaşması da bir ihtimal. Bu kapsamda Naftali Bennett ile Avigdor Lieberman'ın partileri öne çıkıyor. İkisi de güvenlik konusundaki sert tutumuyla biliniyor. Öte yandan her iki ismin Netanyahu'yu eleştirmesi ve ultra-Ortodoksların askerlik muafiyetine karşı çıkışları, böyle bir ittifakın önünde engel. Bu partiler mevcut ortaklarından ayrılıp Netanyahu'ya destek verse bile sandalye aritmetiğinin çoğunluğa yetip yetmeyeceği belirleyici olacak.

Dördüncü senaryo: Yeniden seçim

Koalisyon görüşmelerinden sonuç çıkmazsa erken seçim ihtimali güçlenebilir. Tarafların pozisyonlarından geri adım atmaması süreci uzatabilir. Bu durumda Netanyahu, yeni hükümet kuruluncaya kadar başbakanlığı geçici olarak sürdürebilir. Yeni seçimin ona yeniden iktidar şansı verebileceği de konuşuluyor. Katılım oranı, sağ partilerin baraj mücadelesi ve küçük partilerin hangi bloğa yaklaşacağı sonucu değiştirebilecek unsurlar. Arap seçmenin bu seçimdeki katılımının tekrarlanıp tekrarlanmayacağı da muhalefetin hesabı için önem taşıyor.

Belirsizlik sürüyor

İsrail 2019-2022 arasında art arda seçimlerle uzun bir istikrarsızlık dönemi yaşamıştı; hükümetin kurulamaması, o günlerin tekrarlanabileceği kaygısını büyütüyor. Bundan sonrasında üç soru belirleyici olacak: Netanyahu mevcut ortaklarını elinde tutabilecek mi, Eisenkot Arap partilerinin desteğini alabilecek mi ve sağ partiler yeni bir ittifaka yönelecek mi.

KaynakEkovitrin Haber
Son güncelleme29.10.2026 13:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Fitch, Sırbistan'daki erken seçimin siyasi belirsizliği azalttığını, ancak Öğrenci Listesi'nin ekonomi programının netleşmediğini bildirdi. Kuruluşun bir sonraki not değerlendirmesi 20 Kasım'da.

Fitch Ratings, Sırbistan'ın 25 Ekim'deki erken seçiminin seçimle birlikte siyasi muğlaklığın azaldığını açıkladı; öte yandan hükümetin ekonomik yol haritası hâlâ belirsiz. Derecelendirme kuruluşuna göre iktidardaki ekibin bütçe disiplini ve ekonomik istikrar konusunda atacağı adımlar ülkenin kredi notunu belirleyecek.

Öğrenci Listesi 141 sandalyeyle tek başına iktidarda

Kesin sonuçlarda Öğrenci Listesi oyların yüzde 53'ünü topladı ve 250 üyeli Meclis'te 141 koltuk elde etti. Daha önce yönetim tecrübesi olmayan hareket, böylece koalisyona ihtiyaç duymadan hükümet kurma imkânı yakaladı. Eski Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in Birleşik Sırbistan hareketi yüzde 38,8 oy ve 103 sandalye aldı; altı koltuğu azınlık temsilcileri kazandı. Sırbistan'da 14 yıl süren iktidar böylece el değiştirdi.

Seçim, planlanan tarihten altı ay erken yapıldı. Vucic başbakan adayı olabilmek için görevinden ayrıldığından yıl bitmeden cumhurbaşkanlığı seçimi de gerekiyor; Vucic bu yarışta yeniden aday olamayacak. Fitch, yeni cumhurbaşkanlığı makamının büyük ölçüde törensel bir nitelik kazanacağını, asıl yetkilerin hükümette toplanacağını öngörüyor.

Sokaktaki öfke sandığa taşındı

Kuruluşun analizine göre sonuç, Kasım 2024'te Novi Sad'daki tren istasyonunda çöken sundurma nedeniyle 16 kişinin ölmesiyle başlayan ve iki yıla yakın süren öğrenci protestolarının siyasi karşılığı oldu. Öğrenci Listesi kampanyasında hukuk devleti, yolsuzlukla mücadele ve basın bağımsızlığını öne çıkardı. Büyük kamu projelerini yeniden incelemek, seçim sistemi, yargı, eğitim ve sağlıkta reform yapmak da vaatler arasındaydı.

Fitch yine de önünde engeller görüyor. Hareketin yönetim deneyiminin az olması, merkezden idare edilmeyen bir yapıya sahip olması, içindeki ideolojik farklılıklar ve devlet kurumlarının ileri derecede siyasallaşmış olması, planların uygulanmasında sorun çıkarabilir.

Ekonomi programı boşluğu

Kuruluş, kampanya sözlerinin genel kaldığına, ayrıntılı bir ekonomi programının sunulmadığına dikkat çekti. Yerli üretimin teşviki, vergi adaleti ve girişimciler için öngörülebilir bir ortam başlıca amaçlar olarak sıralanıyor. Hareket ayrıca kamu yatırımlarının ve devlet ihalelerinin sıkı izlenmesinden yana.

Dış ilişkilerde ise yeni yönetimin, öncekiler gibi Rusya, Avrupa ve Çin arasında denge gözetmesi bekleniyor. Fitch, enerji alanındaki bağımlılıkların ve tırmanan jeopolitik gerilimin bu dengeyi etkileyebileceğini belirtti.

Gözler 20 Kasım'da

Fitch, temmuzda Sırbistan'ın notunu BB+ düzeyinde ve görünümünü pozitif olarak korumuştu. Bu karar, son yıllarda güçlenen istikrar, nispeten sağlam devlet maliyesi ve genişleyen dış finansman rezervlerine dayanıyordu. Sonraki değerlendirme 20 Kasım'da yapılacak ve hükümetin politika çizgisi, maliye disiplinini koruyup koruyamayacağı ve dış finansman yastığını sürdürüp sürdüremeyeceği masaya yatırılacak.

Kuruluşa göre siyasi geçişin büyümeye, istikrara ve dış finansmana zarar vermeyeceğine dair güven artarsa kredi profili olumlu etkilenir; kurumsal yönetimde ve devlet kurumlarının güçlenmesinde kaydedilecek ilerleme de notu yukarı çekebilir. Belirsizliğin derinleşmesi, ekonomi politikasında sapmalar ya da devlet maliyesi ve dış finansman tamponlarında zayıflama olursa görünüm durağana çevrilebilir. Kamu borcunun kalıcı biçimde artması da olumsuz sayılıyor.

KaynakForeks.com
Son güncelleme28.10.2026 19:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu