İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız, fon krizinin ekonomik etkilerinin yanında siyasi sonuçlar da doğurabileceğini söyledi. Gazeteci Fatih Yapar ise listelerin açıklanması çağrısına dikkat çekti.
Ümit Yaldız, fon krizinin yalnızca ekonomiyi değil siyaseti de etkileyebileceğini söyledi. Yaldız, gazeteci Fatih Yapar ile birlikte katıldığı SonSöz TV yayınında soruşturmanın son durumunu ve olası sonuçlarını değerlendirdi.
Yapar: Mal varlıkları donduruluyor, listeler merak ediliyor
Yapar, soruşturma kapsamında büyük şirketlere kayyum atandığını ve mal varlıklarının dondurulması süreçlerinin yürütüldüğünü hatırlattı. Göztepe Spor Kulübü'nün eski sahibi Altınbaş'ın mal varlığının dondurulması sürecini de örnek verdi. Yapar'a göre fona yatırım yapanlar, fondan çıkan siyasetçilerin kimler olduğunu ve kimin kimin yakını olduğunu merak ediyor. Muhalefet listelerin açıklanmasını isterken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en son "kararlıyız" mesajını verdiğini söyledi.
Yaldız: Çarpan etkisi büyük
Yaldız, krizin ekonomiye ve siyasete yansımasının büyük olacağını savundu. Uluslararası kuruluşların Türkiye borsasının statüsünü düşüreceklerini bildiren raporlar yayımladığını belirten Yaldız, bu gelişmelerin büyük bir devalüasyonun ya da 1994 krizine benzer krizlerin habercisi olabileceğini söyledi.
Yaldız, Ege'deki yerel haberlerde iflas ve konkordato başvurularının arttığını, ticaret mahkemelerinin bu başvurularla meşgul olduğunu anlattı. Sanayicinin, küçük işletmenin, üreticinin ve esnafın zor durumda olduğunu söyleyen Yaldız, İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği'ne sorulsa ciddi bir yardım çağrısı yapılacağını, esnafın perakendede yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu anlattı. Piyasadaki durgunluğa, kredi bulunamamasına ve fiyatların geri gelmesine dikkat çeken Yaldız, inşaat sektörünün de son iki üç yıldır durgun seyrettiğini ifade etti. Bu yıl tarımda rekolte beklentilerin üzerinde gerçekleşse de girdi maliyetleri nedeniyle çiftçinin kazanamadığını öne sürdü.
Yaldız: Siyasi maliyet gündemde
Yaldız'a göre geniş kesimlerin ekonomik sıkıntı yaşadığı bir dönemde iktidara yakın bir grubun küçük yatırımcının hisse senetlerine yönelmesi, ekonomik boyutun yanında siyasal bir boyut da yaratabilir. İktidarın bu sürecin siyasi maliyetini gördüğünü savunan Yaldız, fon krizinin siyaseten sonuçlarının olacağını öngördü.
Yaldız, muhalefetin parçalı olduğunu, milliyetçi cephenin beş, sosyal demokratların ise üç dört parçaya bölündüğünü söyledi. Buna rağmen herkesin aynı çağrıyı yaptığını belirtti: fonla ilgili sorumluların ifşa edilmesi. Yaldız'a göre tepki yalnızca muhalefetten gelmiyor; iktidar partisinde grup başkanvekilleri düzeyinde de benzer çağrılar yükseliyor. Önümüzdeki seçimi de hatırlatan Yaldız, Cumhurbaşkanı'nın ve kurulan komisyonun atacağı adımların izleneceğini, bunun hem ekonomik hem siyasi sonuçlarının olacağını söyledi.