Para Analiz'de yazan FÖŞ imzalı yazı, Çerçeve Yasa'nın barışa varmak için atılmış en yanlış adım olduğunu savunuyor; Özgür Özel'in grubuna serbest oy bırakmasını ise stratejik buluyor.
Para Analiz'de yayımlanan FÖŞ imzalı bir yazı, barış süreci ve Çerçeve Yasa tartışmasında yazarın kendi duruşunu ortaya koyuyor. Yazar, Türk-Kürt kardeşliğini desteklediğini söylerken Çerçeve Yasa'yı bu amaca ulaşmak için atılabilecek en isabetsiz adım olarak görüyor. Aşağıdaki görüşler yazara aittir.
Kimlik ayrımına bakış
Yazar, kimlikler arasındaki çekişmenin önce derin devlet, sonra AK Parti iktidarı tarafından beslenen yapay bir ayrım olduğunu ileri sürüyor. Devletin PKK ile mücadelede toplumsal desteği artırmak için Kürtleri önce şüpheli, sonra muhtemel suçlu gibi gösterdiğini, Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu illerde fiilî OHAL uygulandığını öne sürüyor. Türk kimliğini öne çıkaran vatandaşların çoğunun ayrımcılığa inanmadığını, eşitlik isteyen Kürtleri de hain saydığını yazıyor. Şehit ve gazi ailelerinin acısını anımsatarak, silah bırakan PKK'lıları affetmeyi hedefleyen bir yasanın nasıl destekleneceğini soruyor.
"Yola yanlış çıkıldı" tespiti
Yazara göre silahlı örgüt zaten dağlarda ve sınır ötesinde etkisiz hâle getirilmişti; son beş yıla yakın süredir Türkiye'de örgütün bir eylemi yok. Önce Erdoğan'ın CHP'ye yönelik baskısının bitirilmesi, barış sürecine DEM Parti aracılığıyla dile getirilen eşitlik ve özgürlük haklarının iadesiyle başlanması gerektiğini söylüyor. Kayyım düzenlemesinin iptali, tutuksuz yargılamanın kural hâline getirilmesi ve hukuki karşılığı olmadığını savunduğu suçlamalarla yatanların davalarının yeniden görülmesi önerileri arasında. Selahattin Demirtaş'la görüşme yapılabileceğini de öne sürüyor.
Toplumsal destek tartışması
Yazı, Çerçeve Yasa'ya DEM Parti seçmeni dışında toplumsal desteğin yüzde 35 civarında olduğunu öne sürüyor. Türk-Kürt barışını destekleyip desteklemediği sorulduğunda katılımcıların ortalama yüzde 65'inin olumlu yanıt verdiğini, soruya PKK ya da Öcalan geçtiğinde onay oranının ters döndüğünü yazıyor. Yazara göre yasa yoğun bir ikna çabasıyla benimsetilse bile hayata tutunamadı; PKK, Öcalan'ın serbest kalması ve tüm üyelerine Türkiye'de siyaset hakkı verilmesi olmadan silah bırakmayacağını açıkça duyurdu.
Özel'in tutumu
Yazar, Erdoğan açısından sürecin asıl hedefinin yeniden seçilmesini sağlayacak yeni anayasa için DEM Parti'nin desteğini sağlamak olduğunu savunuyor. Özgür Özel'in grubuna serbest oy bırakmasını ise "dahice" bir strateji sayıyor: Kürt seçmeni kırmanın vicdani ve siyasi hata olacağını, milletvekillerini evet oyuna zorlamanın ise tabanı ve belki partiyi bölebileceğini, hayır oyu önerisinin de süreç çöktüğünde sorumluluğu YENİ Parti'ye yıkma riski taşıdığını yazıyor. Yazar, kendisinin de empatiden kurtulamadığı için yasaya koşulsuz destek veremediğini belirtiyor.