Rûdaw TV'de konuşan Prof. Dr. Mesut Yeğen, Kürt toplumunda hem rahatlama hem hayal kırıklığı olduğunu söyledi; DEM Parti'nin iki yönlü baskı altında kaldığını savundu.
Akademisyen Mesut Yeğen, Rûdaw TV'nin Rawin Sterk'in sunduğu haber bülteninde çözüm sürecine, Rojava ile Şengal'deki gelişmelere ve DEM Parti'nin geleceğine dair görüşlerini paylaştı. Yeğen'e göre Kürt tarafı üzerine düşeni yaptı; sıra Türkiye devletinde.
Şengal ve Rojava Ankara'nın beklentisiyle örtüşüyor
Yeğen'e göre Rojava'da atılan entegrasyon adımları ve YBŞ'nin Şengal'de Irak ordusuyla bütünleşmesi, Ankara'nın uzun süredir talep ettiği gelişmelerle örtüşüyor. Şengal'in bir dönem Kandil ile Suriye arasında geçiş noktası olarak Türkiye'yi rahatsız ettiğini anımsatan Yeğen, bu durumun artık sona erdiğini belirtti.
Sürecin son iki yıldır sorunlarla birlikte ilerlediğini söyleyen Yeğen, gecikmenin artık karar gerektirdiğini ifade etti. MGK'nın yapması beklenen tespit ve onayın hızla gerçekleşmesini talep etti.
PKK kadroları için öneriler
Yeğen, mevcut yasanın bütün PKK üyelerini kapsamadığını, özellikle lider kadronun ve onları koruyanların durumunun çözülmesi gerektiğini savundu. Bazı PKK'lıların silahlı biçimde bulundukları bölgede kalmasına Ankara'nın izin vermesini sürecin sonraki aşamaları için önemli saydı. Onlarca yıldır örgüte yön veren kadroların Süleymaniye veya başka bir kampta silahsız toplanacağını varsaymayı gerçekçi bulmayan Yeğen, birkaç yıl sonra yasanın bu kişileri de kapsayacak biçimde genişletilmesini önerdi. Türkiye'ye dönmek isteyenlerin de güvende hissedecekleri bir ortam bulması gerektiğini söyledi.
DEM Parti "iki taraftan sıkıştırılıyor"
Yeğen, DEM Parti'nin iki farklı yönden baskı gördüğünü savundu. Öcalan'ın çizdiği çerçevenin Kürt toplumunda uzun mücadelenin karşılığının ne olduğu sorusunu doğurduğunu, bunun sürece olan desteği zayıflattığını söyledi. Öte yandan DEM Parti'nin eskiden birlikte hareket ettiği muhalefet kesimlerinin desteğini de yitirdiğini söyledi. Bu tabloyu iki taraflı kayıp diye niteledi.
Ona göre parti, askeri başlığı devletle PKK arasındaki temaslara devredip çabasını Kürt sorununun siyasi yönüne ve genel demokratikleşmeye yöneltebilir. Selahattin Demirtaş gibi isimlerin tahliyesinin ve Avrupa'da siyaset deneyimi edinmiş kişilerin Türkiye'ye dönüşünün partiye yeni enerji katabileceğini de söyledi. Ana dil kampanyasını bu yönde bir değişimin işareti olarak değerlendirdi.
Toplumda rahatlama ve sitem birlikte
Yeğen'e göre çatışmaların durması, Suriye'de yıkıma yol açılmadan bir çözüm bulunması ve silahların bırakılması Kürtlerde rahatlama yarattı. Buna karşın uzun yıllara yayılan mücadelede yaşanan kayıpların sorgulandığını, "aldıklarımız bunlar mı" duygusunun bulunduğunu belirtti. Kürtlerin yasal siyasetle haklarını aramayı sürdürebileceğini de ekledi.
Süreç karşıtı partiler
Süreci reddeden İYİ Parti ve Zafer Partisi'nin daha fazla ön plana çıkmasını toplumdaki karşıtlığın yükselmesine bağlamayan Yeğen, bunu DEM Parti ve diğer muhalefet aktörlerinin zayıflamasıyla ilişkilendirdi. Devletin sıkıştığı dönemlerde farklı partilerin aynı çizgide buluşabildiğini belirten Yeğen, bunun İYİ Parti için olduğu kadar CHP için de geçerli olabileceğini söyledi.