İmamoğlu, Deniz Zeyrek'e gönderdiği mektupta Esenyurt'a kayyım atanma sürecini sorguladı, İBB'ye yönelik operasyonların rakamlarını verdi ve fon krizinde 120 milyar dolarlık bir vurgun olduğunu öne sürdü.
İBB davasında tutuklu bulunan İmamoğlu, Silivri'den Nefes yazarı Deniz Zeyrek'e gönderdiği mektupta İBB iddianamesine ve fon krizine dair değerlendirmeler yaptı. İmamoğlu, önüne konulan iddianamenin hukuki olmadığını savundu ve Esenyurt'taki gelişmeler üzerinden bir dizi soru yöneltti.
Esenyurt'ta olayların sırası
İmamoğlu mektubuna, Esenyurt'a yönelik 30 Ekim 2024'teki operasyonu hatırlatarak başladı. Anlatımına göre Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Kent Uzlaşısı dosyası gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Özer gözaltındayken Beyoğlu Kaymakamı Can Aksoy'un İstanbul Vali Yardımcılığı'na getirildiğini yazan İmamoğlu, ardından Özer'in terörle bağlantılı diye tarif edilen başka bir dosyadan tutuklandığını, iki günlük vali yardımcısının hemen Esenyurt'a kayyım olarak atandığını aktardı.
İmamoğlu, bu sıralamanın ardından, bağımsız savcının ve hâkimin vereceği tutuklama kararını İstanbul Valiliği'nin ya da İçişleri Bakanı'nın önceden bilip bilmediğini sordu.
Kayyım yardımcısı ve terfi
Mektupta ayrıca yolsuzluk gerekçesiyle tutuklanan kayyım yardımcısı Yusuf Ulutaş da anıldı. İmamoğlu'na göre Ulutaş'ın konutunda ve kasa niyetine tuttuğu ikinci bir evde milyonlarca dolar, yüz binlerce euro ile ziynet eşyası, pırlanta ve saat ele geçirildi. Ulutaş tutuklandı; amiri olan Esenyurt kayyımı ise terfi ettirilerek İstanbul Vali Yardımcılığına getirildi. İmamoğlu, muhalif belediye başkanları ve onlarca kişinin delilsiz ve belgesiz, yalnızca beyanlara dayanılarak tutuklandığını öne sürdü.
İstanbul'daki operasyonların bilançosu
İmamoğlu'nun rakamlarına göre iki yıllık sürede İstanbul'daki 19 belediyeye toplam 60 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda bin 568 kişi gözaltına alındı, toplam 336 kişi tutuklandı ve 203 kişi hâlâ tutuklu. İmamoğlu, bu aramalarda Ulutaş'ın evinde bulunanın binde birine bile ulaşılamadığını yazdı.
Öte yandan evinde çeyrek altın çıkan bir daire başkanının, küçük kızının küpesi bile kontrol edilen bir bürokratın, kasasında mühür aranıp bulunamayan bir belediye başkanının ve tabancasına ait mermiler bulunan bir güvenlik sorumlusunun cezaevinde olduğunu savundu. Asrın Yolsuzluğu diyerek 560 milyar liradan söz edenlerin bu davada 560 milyarı da 160 milyarı da bulamadığını, "16 kuruşu bile bulamadılar" diye yazdı. Aynı çevrelerin fon vurgununda 120 milyar doları ceplerine indirdiğini öne sürdü.
İBB'deki altı yılın hesabı
İmamoğlu mektubunda altı yıllık belediyecilik dönemini de dört başlıkta özetledi. Sosyal destek harcamalarını bir önceki döneme kıyasla beş katına çıkardıklarını söyleyen İmamoğlu, 127 kreş ve 16 yurdun yanı sıra 22 kent lokantasını, bir milyon anneye ücretsiz ulaşım sağlayan anne kartı, 583 bin üniversiteliye burs ve bir milyon çocuğa halk süt uygulamasını sıraladı.
İşçi haklarında sendikalı çalışan sayısını 4 katına çıkardıklarını, aynı anda üç sendikanın faaliyet gösterdiği tek kamu kurumu olduklarını ve haftalık 40 saatlik çalışma düzenine geçen tek kamu kurumu olduklarını aktardı. Metro konusunda İBB tarihinde en çok hattın yapıldığı dönemi yaşadıklarını, bunun dünyada da bir rekor olduğunu söyledi. Denetim başlığında ise önceki döneme göre 11 kat fazla denetimden geçtiklerini belirten İmamoğlu, sonucun kamu zararı bulunmaması ve açılmış bir dava olmaması olduğunu yazdı.