Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Dilek İmamoğlu'nun da yer aldığı fener alayında belediyeye yönelik operasyonu anlattı; hukukun herkes için işlemesini ve hakkında hüküm verilmeden kimsenin mahkûm edilmemesini istedi.
Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için düzenlenen fener alayının ardından Cumhuriyet Meydanı'nda halka seslendi. Konuşmasında belediyesine yönelik operasyonu ve ardından yaşanan gözaltıları gündeme getiren Ovalıoğlu, hukukun işlemesini ama masumiyet karinesinin de korunmasını istedi. Alayda, tutuklu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu da yer aldı.
Dikiltaş'tan meydana meşaleli yürüyüş
Bakırköy Belediyesi'nin 29 Ekim'de düzenlediği fener alayına çok sayıda vatandaş katıldı. Bando takımının eşlik ettiği kalabalık, bayrak ve meşale taşıyarak İncirli Caddesi'ndeki Dikiltaş'tan yola çıktı, Cumhuriyet Meydanı'nda toplandı. Meydandaki büyük ekranda gün içinde Cumhuriyet konulu görüntüler izletildi; DJ performansı sırasında çok sayıda kişi şarkılara eşlik etti.
Operasyon ve gözaltılar üzerine çağrı
Ovalıoğlu, Bakırköy'ün ağır bir gündemle karşı karşıya kaldığını söyledi. Belediyeye yönelik operasyonun ardından çalışma arkadaşlarının ve aile bireylerinin gözaltına alındığını hatırlatan başkan, iddiaların araştırılması gerektiğini kabul etti. Ancak bu süreçte hukuk devleti ilkelerinin eksiksiz uygulanmasını, işlemlerin şeffaf yürütülmesini ve kimsenin hakkında hüküm verilmeden kamuoyu önünde mahkûm edilmemesini istedi.
Kendilerinin yargıç ya da savcı olmadığını, kimse adına hüküm vermediklerini belirten Ovalıoğlu, taleplerinin hukukun gereğinin yerine getirilmesi olduğunu söyledi. Konuşmasında "adalet, hepimize lazım" ifadesini kullandı. Bir başkasının hakkı için bugün ses çıkarabilmenin, yarın kişinin kendi hakkını savunabilmesinin de güvencesi olduğunu vurguladı.
Görev bilinci ve halkın güveni
Belediye başkanı, görevi kişisel bir makam olarak görmediğini, Bakırköylülerin oylarıyla üstlendiği sorumluluğun büyüklüğünün farkında olduğunu anlattı. Yaşanan sürece rağmen kente hizmet etme kararlılığından vazgeçmeyeceklerini belirten Ovalıoğlu, bağlılıklarının kişilere değil halka ve hukuka dayandığını söyledi. Bir belediyenin asıl gücünün binalardan, makam odalarından ya da unvanlardan değil, halkın güveninden geldiğini savundu.
Cumhuriyet ve gelecek vurgusu
Konuşmasının büyük bölümünde Cumhuriyet'i tanımlayan Ovalıoğlu, bu rejimi eşit yurttaşlık, çocukların imkânlardan bağımsız hayal kurabilmesi, gençlerin geleceğe umutla bakması ve kadınların her alanda eşit olması üzerinden anlattı. Atatürk ve silah arkadaşlarının ülkenin geleceğini milletin iradesine emanet ettiğini hatırlattı.
Türkiye'nin ihtiyacının daha çok kutuplaşma değil adalet, daha çok baskı değil özgürlük, daha çok belirsizlik değil güven olduğunu söyleyen Ovalıoğlu, milletin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir güç olmadığını, egemenliğin sahibi olduğunu belirtti. Hiçbir makamın milletin iradesinin, hiçbir siyasi hesabın da hukukun üstünlüğünün önüne geçemeyeceğini ifade etti.
Konuşmasını bir taahhütle bitiren başkan, Atatürk'ün emanetine sahip çıkacaklarını, Cumhuriyet değerlerini yaşatacaklarını ve hukuk, demokrasi ile halk iradesinden yana duracaklarını söyledi.