"Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor" konferansının ilk gününde konuşan akademisyenler ve siyasetçiler, kalıcı barışın siyasi aktörlerle sınırlı kalamayacağını savundu.
Ankara'da kadınların bir araya geldiği "Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor" konferansı, ilk gününde barış tartışmasını eşit yurttaşlık ve adalet ekseninde sürdürdü. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası salonundaki programda konuşan akademisyenler, siyasetçiler ve yazarlar, kalıcı barışın yalnızca siyasetçilerin masa başı görüşmeleriyle sağlanamayacağını söyledi. Konuşmacılara göre Kürt sorununun demokratik çözümü, kadınların özgürlüğünden ve toplumsal eşitlikten ayrı düşünülemez. Salonda DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, çeşitli partilerin temsilcileri ve kadın örgütlerinden isimler de vardı.
Açılışta sanatçılar Feryal Öney ve Rugeş Filiz, Türkçe ve Kürtçe birer konuşma yaptı. İlk oturumu moderatör olarak gazeteci Cansu Çamlıbel yönetti. Bu oturumda Füsun Üstel, Feride Eralp, Gültan Kışanak, Zeynep Altıok Akatlı ve Hidayet Şefkatli Tuksal konuştu.
Üstel: Eşitlik yalnızca hukuki bir statü değil
Siyaset bilimci Füsun Üstel, kâğıt üzerindeki eşitliğin gündelik hayatta aynı olanakları getirmediğini vurguladı. Sınıf farklarının, ayrımcılığın ve hak aramanın zorlaşmasının eşitliği daralttığını anlatan Üstel; Alevilerin inanç özgürlüğü, anadilde eğitim, parti ve seçim mevzuatı ile Anayasa'nın 66. maddesindeki vatandaşlık tarifini tartışma başlıkları olarak sıraladı. Kadınların ve LGBTİ+ bireylerin taleplerini de içeren, toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan yeni yurttaşlık anlayışlarının tartışılmasını önerdi.
Kışanak: Kürt sorunu ortak sorumluluk
Gültan Kışanak, Kürtlerin kimliğinin ve dilinin tanınmamasının çatışmayı büyüttüğünü söyledi. Meseleyi yalnızca Kürtlere ait görmenin yanlış olduğunu belirten Kışanak, "Bu Kürtlerin sorunu değil, hepimizin sorunu" dedi. Demokrasiyi seçim ve temsile indirgemenin yetersiz olduğunu, insanların günlük ihtiyaçlarının ve karar süreçlerine katılımlarının da gözetilmesi gerektiğini ekledi.
Eralp: Kadına şiddet barışın parçası
"Barışa İhtiyacım Var" inisiyatifinden Feride Eralp, kadınlara yönelik şiddeti ve failler için cezasızlığı barış gündeminin merkezine koydu. İpek Er'in ölümüne değinen Eralp, failin devletle ya da güçlü çevrelerle bağı varsa yargılanmaktan kurtulabildiğini savundu. Kadınlara adalet sağlanmadan barış olmayacağını söyledi.
Altıok Akatlı ve Tuksal: Yüzleşme ve katılım
Eski CHP milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, geçmişin acılarıyla ve cezasızlıkla hesaplaşmadan kalıcı barışın kurulamayacağını belirtti; Sivas Katliamı sanıklarının serbest kalmasına ilişkin tartışmalara değindi. Muhalefetin de kendi tartışmalarında iktidarın sert dilini yinelediğini söyleyen Altıok Akatlı, "Başkalarının barışı diye bir şey yok" dedi.
Yazar Hidayet Şefkatli Tuksal ise geçmiş çözüm girişimlerinin hayal kırıklığı bırakmasının toplumda güvensizlik yarattığını anlattı. Sürecin ayrıntılarını bilmeyen ve kararların dışında bırakılan insanların konuya ilgisinin zayıfladığını söyleyen Tuksal, herkesin kendi koşullarında katkı verebileceği çeşitli katılım yöntemlerini önerdi.
Forum ve ikinci gün
Konferansın ikinci bölümünde iki oturumluk bir forum yapılıyor; burada kapitalizm, emeğin sömürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve özgürlük mücadelesi ele alınacak. Konferans yarın da devam edecek.