DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, iki yılın ardından devletin somut adım atmadığını savundu. Sarıtaş, Abdullah Öcalan'ın statüsünün ve sürece ilişkin yasal düzenlemelerin netleşmesini istedi.
DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin geldiği noktayı ANF'ye değerlendirdi. Sarıtaş, iktidarın yasal ve siyasi düzenlemelerde somut adım atmamasının sürecin geleceğine dair kaygıları büyüttüğünü söyledi.
MGK kararı ve takvim
Sarıtaş, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) kurumsal rolünden çok, sürecin ilerlemesinin idari ve güvenlik odaklı bir karar mekanizmasına bağlanmasını eleştirdi. Devletin bir takvimi olabileceğini, ancak bunun süreci geriye çeken değil hızlandıran nitelikte olması gerektiğini belirten milletvekili, son iki yılda devletin süreci daha çok yavaşlattığını öne sürdü. Toplumda, atılması gereken adımların MGK kararlarına takıldığı algısının güçlendiğini söyleyen Sarıtaş, "MGK kararı duvarının" bir an önce aşılması gerektiğini her platformda dile getirdiklerini ifade etti.
Karşılıklı adım vurgusu
Sarıtaş'a göre Kürt Özgürlük Hareketi, taahhüt ettiği adımları yerine getirdi. Milletvekili, hareketin kendini feshettiğini, silahları bıraktığını ve Türkiye sınırları içinden çekildiğini bildirdiğini, bunun somut karşılığını görmenin en doğal hakları olduğunu söyledi. Devletin de Kürt meselesine bakışını değiştireceğine dair işaretler vermesi gerektiğini belirtti.
Dağdan geri dönüşler konusunda devletin ne kadar hazırlıklı olduğunu bilmediklerini söyleyen Sarıtaş, geri dönecek kişilerin güvenliğini garanti eden kapsamlı yasalara ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Geçen yaz Meclis'ten geçen kök yasayı sürecin hukuki yolundaki ilk adım olarak niteleyen Sarıtaş, bunun devamının gelmesi gerektiğini ekledi.
Güven ve strateji vurgusu
Sarıtaş, barış süreçlerinde güvenin kendiliğinden sürmediğini, verilen mesajların uygulamayla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Devletin adım atmayı geciktirmesinin, sürece destek vermesi beklenen toplumda soru işaretleri doğurduğunu belirtti. Milletvekili, son iki yılda devlet kanadının somut adım atmamasının süreçte "sisli bir hava" oluşturduğunu, bu sisi dağıtmanın devletin elinde olduğunu ifade etti. Sarıtaş'a göre iki yıllık pratik, devletin Kürt meselesinin çözümü için stratejik bir plan ve programının olmadığını, daha çok taktiksel bir yaklaşım izlediğini gösteriyor.
Öcalan'ın statüsü
Sarıtaş, Abdullah Öcalan'ın süreç başlamadan önce koşullar oluşursa süreci hukuki ve siyasi zemine çekebileceğini söylediğini, iki yılda bunu yaptığını anlattı. Öcalan'ın statüsünün ise hâlâ netleşmediğini, bunun belirsizliği ve güvensizliği derinleştirdiğini savundu. Devletin çoğu zaman sözünü siyasi danışmanlar aracılığıyla söylemeye çalıştığını, Cumhurbaşkanı başdanışmanının düzenli açıklamalarını bunun örneği saydığını belirtti. Milletvekili, ilgili kurulun Öcalan'ın Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü olarak bulunacağını artık açıkça duyurması gerektiğini söyledi.