1 saat önce

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Bostancı'daki toplu açılışta İmamoğlu'nun selamını iletti; zor şartlara rağmen hizmete ara vermeden devam edeceklerini söyledi.

İBB iştiraki İSPARK'ın işleteceği dört zemin altı otopark, Bostancı'da düzenlenen törenle İstanbulluların kullanımına açıldı. Bostancı Sahil, Yeşilpınar Metro, Giyimkent Tekstilkent Metro ve Yenimahalle Metro Park Et Devam Et otoparklarının toplu açılışına İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ev sahipliği yaptı. Törende Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen ve Aslan birer konuşma yaptı.

İmamoğlu'nun selamı ve "zor günler" mesajı

Konuşmasına tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun selamlarını ileterek başlayan Aslan, iki gün önce İmamoğlu'nu ziyaret ettiğini, kendisine "İstanbul da sizi çok özledi, Başkanım" dediğini anlattı. Aslan, 19 Mart 2025'ten sonra İmamoğlu'nun 2019'dan beri çalıştığı kadroların bir bölümünün tutuklandığını, kalan ekiple gece gündüz hizmete devam ettiklerini söyledi. Zor günlerin geçeceğini belirten Aslan, önemli olanın çalışmaktan ve üretmekten vazgeçmemek olduğunu vurguladı.

Otoparklar metroya bağlanıyor

Aslan, otoparkların metro istasyonlarına yakın ya da bağlantılı olduğunu, sürücülerin araçlarını bırakıp metroyla şehrin her yerine ulaşabileceğini anlattı. Bir gün önce Ümraniye-Ataşehir-Göztepe metro hattının test sürüşüne katıldıklarını, Eminönü Meydanı'nda ise Ahi Çelebi Sıbyan Mektebi'ni restore edip hizmete açtıklarını hatırlattı. Eminönü sahil düzenlemesinin 28 bin 150 metrekarelik ikinci bölümünün de bir gün önce kullanıma sunulduğunu, yanına bir sosyal kafe yapıldığını söyledi. Kasım ayının 11-12'sinde COP31'de İstanbul'un çalışmalarını anlatacaklarını da ekledi.

35 bin 704 yeni kapasite

Aslan'a göre İBB 2019'dan bu yana 35 bin 704 araçlık yeni otopark kapasitesi kazandırdı; bu, yılda yaklaşık 5 bin araçlık alan açıldığı anlamına geliyor. Mevcut otopark sayısının yaklaşık 140 bin olduğunu belirten Aslan, olağan gidişatta bu sayının 200 bine yaklaşacağını öne sürdü. Farkın nedeni olarak BELTUR kafelerinin ve bazı otopark sözleşmelerinin İBB'nin elinden alınıp başkalarına verilmesini gösterdi.

Siyaset zamanı gelince, şimdi hizmet

2017'de metro inşaatlarının durdurulmasına karar verildiğini hatırlatan Aslan, yönetimin 2019'da değişmesinin ardından şantiyelerin altı ay içinde yeniden harekete geçtiğini anlattı. Başarıyı yalnızca İmamoğlu'na mal etmediklerini, 16 milyon İstanbullu ve kadrolarla birlikte başardıklarını söyledi. Her açılışa AK Parti, CHP, YENİ Parti, MHP ve İYİ Parti'li isimleri davet ettiklerini belirten Aslan, siyasetin zamanı geldiğinde yapılacağını, şu an tek amaçlarının İstanbul'a hizmet olduğunu ifade etti.

KaynaklarToplumsal Haber, Ekonomi Manşet, https://www.babaocagi.com/
Son güncelleme01.11.2026 00:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
8 saat önce

Silivri'de 17 aydır tutuklu olan Mehmet Pehlivan, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı ağabeyi Abdülhamit Pehlivan'ın tutuklanmasına sosyal medyadan tepki gösterdi. Soruşturmada 39 kişi tutuklandı.

Mehmet Pehlivan, ağabeyinin tutuklanmasının ardından sosyal medyadan seslendi. Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını yaptığı için İBB davasında 17 aydır cezaevinde bulunan Pehlivan, Bakırköy'deki soruşturma sonucunda ağabeyi Abdülhamit Pehlivan'ın da tutuklanmasına tepki gösterdi. Abdülhamit Pehlivan, belediyede başkan yardımcılığı görevini yürütüyordu. Mehmet Pehlivan, Silivri'den yaptığı paylaşımda ailenin bakımını üstlenecek kimsenin kalmadığını yazdı.

Soruşturmada 39 tutuklama

Soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, belediyenin satın alma ihalelerinde usulsüzlük yapıldığını ve kamunun zarara uğratıldığını öne sürüyor. Hakimlik, sevk edilen şüphelilerden 39'unu tutukladı; 18 şüpheli için adli kontrol kararı verdi. Tutuklananlar arasında Abdülhamit Pehlivan'ın yanı sıra başkan yardımcıları olarak Cemalettin Özdemir, Arda Karadağ ile Ali Rıza Akyüz de yer alıyor. Akyüz'ün, eylül ayındaki bir İBB Davası duruşmasında tahliye edilen isim olduğu aktarıldı.

"Kapısı çalınabilir" uyarısı

Pehlivan, cezaevindeki ilk günlerinden itibaren ağabeyini ziyaret ettikçe uyardığını anlattı. Ona göre hukuka aykırı olmayan bir iş bile gerekçe yapılıp kapısı çalınabilirdi. Ağabeyinin kardeşinin suçsuzluğuna inandığını, fakat hayatının yarısını devlet memuru olarak geçirdiğinden devletten böyle bir uygulama beklemediğini yazdı. Pehlivan'ın aktardığına göre ağabeyi, kendisiyle ilgisi bulunmayan konularda sorguya çekildi, her soruyu mevzuata dayanarak yanıtladı ve yine de tutuklandı.

Ailenin bakım yükü

Pehlivan, ağabeyinin yaşlı anne ve babasına baktığını, kendi iki çocuğunun yanında Pehlivan'ın kızının ihtiyaçlarına da 17 aydır koştuğunu belirtti. Paylaşımında "Onu tutukladınız. Kimsemiz kalmadı" diye yazdı ve metni Ahmed Arif'in dizeleriyle bitirdi.

Pehlivan'ın kendi dosyası

Mehmet Pehlivan, İBB soruşturması kapsamında 19 Mart 2025'te ilk kez gözaltına alınmış, adli kontrolle serbest kalmıştı. Aynı yılın haziranında bir kez daha gözaltına alınıp örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Savcılığın iddiasına göre Pehlivan, bazı şüphelilere baskı yapılmasında aracı oldu ve avukatları yönlendirdi; iddianamede "özel vasfa haiz örgüt üyesi" olarak anıldı. Nisan 2026'daki savunmasında bu suçlamaları reddeden Pehlivan, İmamoğlu'nun avukatı olduğu için hedef alındığını söyledi. Avukatları ise iddiaların birbiriyle çelişen iki beyana dayandığını belirterek tahliyesini istedi. Pehlivan, 2 Ekim 2026 gecesi Kandıra'daki cezaevine nakledilmişti ve sevk nedeninin kendisine bildirilmediğini söylemişti. Mahkemede, nakil yüzünden hem duruşmalara hem de kızına ulaşmanın zorlaştığını, duruşma günlerinde şafak vakti yola çıkarıldığını dile getirmişti.

Kaynaklarhttps://www.babaocagi.com/, Anka Haber, Kısa Dalga, birgun.net
Son güncelleme31.10.2026 16:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·10 saat önce

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bakırköy soruşturmasında tutuklanan 39 kişi için X hesabından açıklama yaptı; gözaltıların YENİ Parti'ye geçiş duyurusunun yapılacağı günün sabahına rastladığını belirtti.

Bakırköy Belediyesi soruşturmasında verilen tutuklama kararlarına, cezaevindeki cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu sosyal medyadan tepki gösterdi. Hakimliğe sevk edilen 57 şüpheliden 39'u tutuklanmıştı.

İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi adlı X hesabından yaptığı paylaşımda operasyonun zamanlamasını eleştirdi. Şafak vakti yapılan gözaltıların, YENİ Parti'ye geçiş açıklamasının yapılacağı günün sabahına denk geldiğini yazdı. Belediye başkanının 86 yaşındaki babasının da gözaltına alınanlar arasında bulunduğunu belirten İmamoğlu, 16 ay tutuklu kaldığı davadan tahliye olan belediye başkan yardımcısı Ali Rıza Akyüz'ün de yeni soruşturmada yeniden tutuklandığını ifade etti.

Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ile eşinin tutuklanmasına da değinen İmamoğlu, paylaşımını "Bu millete kötülük yapıyorsunuz" sözleriyle sürdürdü. Kimsenin yargılanamaz olmadığını, ancak herkesin adil ve eşit koşullarda yargılanma hakkı bulunduğunu vurguladı.

KaynaklarToplumsal Haber, Aydın Haber, Son Dakika Aydın Haberleri | Aydinpost.com, ABC Haber, Ege Postası ve +9 kaynak
Son güncelleme31.10.2026 14:12
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

Aile Dayanışma Ağı, Esenyurt operasyonunun ikinci yıl dönümünde toplandı. Dilek Kaya İmamoğlu, yargının seçilmiş yöneticileri kıskaca aldığını savundu.

Aile Dayanışma Ağı (ADA), 50. buluşmasını Esenyurt Cumhuriyet Meydanı'nda yaptı. Toplantı için seçilen yer ve gün sembolikti: belediyelere yönelik ilk operasyon, tam iki yıl önce, 30 Ekim 2024'te Esenyurt'ta yapılmış, Belediye Başkanı Ahmet Özer o gün gözaltına alınmıştı. Özer bir süre tutuklu kalmış, sonrasında görevden uzaklaştırılmıştı. Buluşmaya o da katıldı.

Kimler katıldı

19 Mart operasyonu mağdurlarının kurduğu ADA'nın buluşmasına, ağın kuruluşuna öncülük eden eşi Dilek Kaya İmamoğlu da orada. Ekrem İmamoğlu'nun eşi sıfatıyla katılan İmamoğlu'nun yanı sıra parti genel başkan yardımcılarından Suat Özçağdaş, Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, parti İstanbul il yöneticileri ve çok sayıda vatandaş da meydandaydı.

Dilek Kaya İmamoğlu: Yargı kıskaç oluşturuyor

Mikrofona ilk gelen Dilek Kaya İmamoğlu, konuşmasına 103. yılı geride kalan Cumhuriyet'e vurgu yaparak başladı. Cumhuriyet'in eşitlik, özgürlük, adalet ve millî iradeyi esas aldığını söyleyen İmamoğlu, bugün seçilmiş yerel yöneticilerin siyasallaşmış yargı eliyle sıkıştırıldığını savundu. Esenyurt'ta başlayan sürecin hâlâ devam ettiğini söyleyen İmamoğlu, yeni bir belediyeye her gün operasyon yapıldığını savundu.

Üç gün önce Bakırköy Belediyesi'ni hedef alan operasyonu da örnek veren İmamoğlu, onlarca kişinin gözaltına alındığını hatırlattı. Gözaltındakiler arasında belediye başkanı Ayşegül Özdemir Ovalıoğlu'nun babasının, 86 yaşında olmasına rağmen, bu işlemin muhatabı olduğuna dikkat çekti ve bu uygulamayı yapanların "toplum vicdanında yargılandığını" söyledi.

Tutuksuz yargılama vurgusu

İmamoğlu, adil bir yargılama için tutuksuz yargılamanın esas olması, masumiyet karinesi, savunma dokunulmazlığı, tarafsız mahkemeler ve doğal hâkim ilkesi gibi güvencelerin gerekli olduğunu söyledi. Yaşananların adil yargılamadan çok, hedefte Ekrem İmamoğlu'nun, çevresindekilerin ve seçilmiş başkanların bulunduğu bir cezalandırma düzenine dönüştüğünü savundu. Hukukun siyasi görüşe, makama ya da kişiye göre değişmemesi gerektiğini belirtti.

Ekrem İmamoğlu'nun savunmasından bölümler

Konuşmasının son bölümünde Ekrem İmamoğlu'nun savunmasından parçalar okudu. Savunmada İmamoğlu, Cumhuriyet'in kuruluşunu anlatıyor, büyük dedesinin askerlikten dönüp Trabzon'a yerleşmesine değiniyordu. Aktarılan bölümlerde İBB soruşturmasının ikinci yıl dönümüne ve Özer'e yapılan ilk operasyona da atıf vardı. İmamoğlu bu süreçte Türkiye'nin bir operasyonlar ülkesine dönüştüğünü, Esenyurt'a kayyum atandığını ve Özer'in neden göreve iade edilmediğini sorduğunu söylüyordu. Savunmada operasyonların siyasi olduğu da öne sürülüyordu.

Kaynaklaristanbultimes, Ege Postası, Cumhuriyet, Toplumsal Haber ve +1 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 19:57
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·1 gün önce

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 90 günün ardından ev hapsiyle tahliye edilen Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'a X'ten geçmiş olsun mesajı gönderdi; Dedetaş'ın tahliye süreci ve Üsküdar'daki başkanvekilliği seçimleri ayrıntılarıyla ortada.

Cezaevindeki İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, evine gönderilen Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'a sosyal medyadan seslendi. İmamoğlu, mesajında Üsküdarlıların Dedetaş'ı kendi evinde değil, belediyenin başkanlık koltuğunda görmeyi beklediğini yazdı. Paylaşım, Dedetaş'ın tahliyesinden bir gün sonra, 30 Ekim'de yapıldı. ANKA'nın haberinde mesajın İmamoğlu Aday Ofisi adlı hesaptan paylaşıldığı kaydedildi; Cumhuriyet ise Dedetaş'ı seçilmiş Üsküdar Belediye Başkanı olarak andı ve yaklaşık 90 günlük tutukluluğa dikkat çekti.

İmamoğlu'nun paylaşımı

İmamoğlu, mesaja "Sevgili Sinem Dedetaş Başkanım" diye başladı. Cuma gününe atıfla büyük bir inançla konuştuğunu belirten İmamoğlu, bütün Üsküdarlı hemşehrilerinin Dedetaş'ı ayağında kelepçeyle evinde değil, "işgal ettikleri" belediyenin başkanlık makamında görmek istediğini söyledi. Mesaj kısa tutuldu, doğrudan Dedetaş'a hitap etti ve geçmiş olsun temennisiyle sona erdi. Bazı haberlerde İmamoğlu, cezaevindeki cumhurbaşkanı adayı olarak anıldı. Paylaşımda Dedetaş'ın kendi hesabı da etiketlendi.

Tutuklamadan ev hapsine

Dedetaş, Üsküdar Belediyesi hakkındaki soruşturmanın 29 Temmuz'daki operasyonunda gözaltına alındı ve 31 Temmuz'da tutuklandı. Soruşturmanın, ruhsat ve iskân işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialara dayandığı aktarıldı. Samanyolu Haber, tutuklamanın rüşvet, irtikap ve örgüt kurma-yönetme iddialarıyla yapıldığını yazdı. Soruşturmayı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Dedetaş'la birlikte üç kişi daha cezaevine gönderilirken iki kişi adli kontrolle serbest kaldı; Evrensel, tutuklananlar arasında Dedetaş'ın özel kalem müdürünün, bir mimarın ve bir müteahhidin bulunduğunu aktardı. Tutuklu Dedetaş Tekirdağ'daki Çorlu Karatepe Ceza İnfaz Kurumu'na yerleştirildi; İçişleri Bakanlığı 1 Ağustos'ta geçici tedbir olarak onu görevden uzaklaştırdı.

Yaklaşık 90 gün süren tutukluluğun ardından avukatlarının başvurusu sonuç verdi; mahkeme 29 Ekim'de Dedetaş'ın evden çıkmama koşuluyla serbest bırakılmasına hükmetti. Karar, avukatı Akın Atalay'ın sosyal medya paylaşımıyla kamuoyuna duyuruldu ve Dedetaş'a elektronik kelepçe takıldı. Samanyolu Haber, tedbirin konutu terk etmeme yasağı biçiminde uygulandığını, Dedetaş'ın bu kapsamda evinden çıkamayacağını yazdı. Dedetaş serbest kaldıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, hâlâ cezaevinde bulunan belediye personelinin de bir an önce çıkmasını temenni etti.

Üsküdar'da başkanvekilliği seçimleri

Dedetaş görevden uzaklaştırıldıktan sonra belediye meclisi başkanvekili seçimi için toplandı. Evrensel'in aktardığına göre 5 Ağustos'taki oylamayı CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 22 oyla kazandı, AK Partili rakibi 18 oyda kaldı. AK Parti'nin itirazının ardından mahkeme 25 Ağustos'ta oylamanın yinelenmesine hükmetti; Evrensel, gerekçe olarak usulsüzlük ve seçim güvenliğinin zedelendiği iddialarının gösterildiğini yazdı. 8 Eylül'deki yenilenen oylamada AK Partili Dündar Ziya Gültekin 23 oy alarak 19 oy alan Çetinkaya'yı geride bıraktı ve başkanvekili oldu.

Gültekin, 15 Ekim'deki bir trafik kazasının ardından yaşamını yitirdi. Evrensel, kazanın Anadolu Otoyolu'ndaki zincirleme kaza olduğunu ve Gültekin'in ardından kalp krizi geçirdiğini yazdı. 20 Ekim'de yapılan yeni seçimde AK Partili Muhammed Emin Sarıoğlu başkanvekili oldu. Evrensel, bu tabloyu AK Parti'nin seçimle kazanamadığı bir belediyeyi operasyonlar, gözaltılar ve transferlerle ele geçirmesi olarak yorumladı. İmamoğlu'nun mesajı, belediyenin Sarıoğlu tarafından yönetildiği bir dönemde geldi.

KaynaklarToplumsal Haber, Samanyolu Haber, 10Haber, Son Dakika ve +4 kaynak
Son güncelleme30.10.2026 13:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Dilek İmamoğlu'nun da yer aldığı fener alayında belediyeye yönelik operasyonu anlattı; hukukun herkes için işlemesini ve hakkında hüküm verilmeden kimsenin mahkûm edilmemesini istedi.

Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalıoğlu, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için düzenlenen fener alayının ardından Cumhuriyet Meydanı'nda halka seslendi. Konuşmasında belediyesine yönelik operasyonu ve ardından yaşanan gözaltıları gündeme getiren Ovalıoğlu, hukukun işlemesini ama masumiyet karinesinin de korunmasını istedi. Alayda, tutuklu olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu da yer aldı.

Dikiltaş'tan meydana meşaleli yürüyüş

Bakırköy Belediyesi'nin 29 Ekim'de düzenlediği fener alayına çok sayıda vatandaş katıldı. Bando takımının eşlik ettiği kalabalık, bayrak ve meşale taşıyarak İncirli Caddesi'ndeki Dikiltaş'tan yola çıktı, Cumhuriyet Meydanı'nda toplandı. Meydandaki büyük ekranda gün içinde Cumhuriyet konulu görüntüler izletildi; DJ performansı sırasında çok sayıda kişi şarkılara eşlik etti.

Operasyon ve gözaltılar üzerine çağrı

Ovalıoğlu, Bakırköy'ün ağır bir gündemle karşı karşıya kaldığını söyledi. Belediyeye yönelik operasyonun ardından çalışma arkadaşlarının ve aile bireylerinin gözaltına alındığını hatırlatan başkan, iddiaların araştırılması gerektiğini kabul etti. Ancak bu süreçte hukuk devleti ilkelerinin eksiksiz uygulanmasını, işlemlerin şeffaf yürütülmesini ve kimsenin hakkında hüküm verilmeden kamuoyu önünde mahkûm edilmemesini istedi.

Kendilerinin yargıç ya da savcı olmadığını, kimse adına hüküm vermediklerini belirten Ovalıoğlu, taleplerinin hukukun gereğinin yerine getirilmesi olduğunu söyledi. Konuşmasında "adalet, hepimize lazım" ifadesini kullandı. Bir başkasının hakkı için bugün ses çıkarabilmenin, yarın kişinin kendi hakkını savunabilmesinin de güvencesi olduğunu vurguladı.

Görev bilinci ve halkın güveni

Belediye başkanı, görevi kişisel bir makam olarak görmediğini, Bakırköylülerin oylarıyla üstlendiği sorumluluğun büyüklüğünün farkında olduğunu anlattı. Yaşanan sürece rağmen kente hizmet etme kararlılığından vazgeçmeyeceklerini belirten Ovalıoğlu, bağlılıklarının kişilere değil halka ve hukuka dayandığını söyledi. Bir belediyenin asıl gücünün binalardan, makam odalarından ya da unvanlardan değil, halkın güveninden geldiğini savundu.

Cumhuriyet ve gelecek vurgusu

Konuşmasının büyük bölümünde Cumhuriyet'i tanımlayan Ovalıoğlu, bu rejimi eşit yurttaşlık, çocukların imkânlardan bağımsız hayal kurabilmesi, gençlerin geleceğe umutla bakması ve kadınların her alanda eşit olması üzerinden anlattı. Atatürk ve silah arkadaşlarının ülkenin geleceğini milletin iradesine emanet ettiğini hatırlattı.

Türkiye'nin ihtiyacının daha çok kutuplaşma değil adalet, daha çok baskı değil özgürlük, daha çok belirsizlik değil güven olduğunu söyleyen Ovalıoğlu, milletin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir güç olmadığını, egemenliğin sahibi olduğunu belirtti. Hiçbir makamın milletin iradesinin, hiçbir siyasi hesabın da hukukun üstünlüğünün önüne geçemeyeceğini ifade etti.

Konuşmasını bir taahhütle bitiren başkan, Atatürk'ün emanetine sahip çıkacaklarını, Cumhuriyet değerlerini yaşatacaklarını ve hukuk, demokrasi ile halk iradesinden yana duracaklarını söyledi.

KaynakAnka Haber
Son güncelleme30.10.2026 12:54
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

İmamoğlu, Deniz Zeyrek'e gönderdiği mektupta Esenyurt'a kayyım atanma sürecini sorguladı, İBB'ye yönelik operasyonların rakamlarını verdi ve fon krizinde 120 milyar dolarlık bir vurgun olduğunu öne sürdü.

İBB davasında tutuklu bulunan İmamoğlu, Silivri'den Nefes yazarı Deniz Zeyrek'e gönderdiği mektupta İBB iddianamesine ve fon krizine dair değerlendirmeler yaptı. İmamoğlu, önüne konulan iddianamenin hukuki olmadığını savundu ve Esenyurt'taki gelişmeler üzerinden bir dizi soru yöneltti.

Esenyurt'ta olayların sırası

İmamoğlu mektubuna, Esenyurt'a yönelik 30 Ekim 2024'teki operasyonu hatırlatarak başladı. Anlatımına göre Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Kent Uzlaşısı dosyası gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Özer gözaltındayken Beyoğlu Kaymakamı Can Aksoy'un İstanbul Vali Yardımcılığı'na getirildiğini yazan İmamoğlu, ardından Özer'in terörle bağlantılı diye tarif edilen başka bir dosyadan tutuklandığını, iki günlük vali yardımcısının hemen Esenyurt'a kayyım olarak atandığını aktardı.

İmamoğlu, bu sıralamanın ardından, bağımsız savcının ve hâkimin vereceği tutuklama kararını İstanbul Valiliği'nin ya da İçişleri Bakanı'nın önceden bilip bilmediğini sordu.

Kayyım yardımcısı ve terfi

Mektupta ayrıca yolsuzluk gerekçesiyle tutuklanan kayyım yardımcısı Yusuf Ulutaş da anıldı. İmamoğlu'na göre Ulutaş'ın konutunda ve kasa niyetine tuttuğu ikinci bir evde milyonlarca dolar, yüz binlerce euro ile ziynet eşyası, pırlanta ve saat ele geçirildi. Ulutaş tutuklandı; amiri olan Esenyurt kayyımı ise terfi ettirilerek İstanbul Vali Yardımcılığına getirildi. İmamoğlu, muhalif belediye başkanları ve onlarca kişinin delilsiz ve belgesiz, yalnızca beyanlara dayanılarak tutuklandığını öne sürdü.

İstanbul'daki operasyonların bilançosu

İmamoğlu'nun rakamlarına göre iki yıllık sürede İstanbul'daki 19 belediyeye toplam 60 operasyon düzenlendi. Bu operasyonlarda bin 568 kişi gözaltına alındı, toplam 336 kişi tutuklandı ve 203 kişi hâlâ tutuklu. İmamoğlu, bu aramalarda Ulutaş'ın evinde bulunanın binde birine bile ulaşılamadığını yazdı.

Öte yandan evinde çeyrek altın çıkan bir daire başkanının, küçük kızının küpesi bile kontrol edilen bir bürokratın, kasasında mühür aranıp bulunamayan bir belediye başkanının ve tabancasına ait mermiler bulunan bir güvenlik sorumlusunun cezaevinde olduğunu savundu. Asrın Yolsuzluğu diyerek 560 milyar liradan söz edenlerin bu davada 560 milyarı da 160 milyarı da bulamadığını, "16 kuruşu bile bulamadılar" diye yazdı. Aynı çevrelerin fon vurgununda 120 milyar doları ceplerine indirdiğini öne sürdü.

İBB'deki altı yılın hesabı

İmamoğlu mektubunda altı yıllık belediyecilik dönemini de dört başlıkta özetledi. Sosyal destek harcamalarını bir önceki döneme kıyasla beş katına çıkardıklarını söyleyen İmamoğlu, 127 kreş ve 16 yurdun yanı sıra 22 kent lokantasını, bir milyon anneye ücretsiz ulaşım sağlayan anne kartı, 583 bin üniversiteliye burs ve bir milyon çocuğa halk süt uygulamasını sıraladı.

İşçi haklarında sendikalı çalışan sayısını 4 katına çıkardıklarını, aynı anda üç sendikanın faaliyet gösterdiği tek kamu kurumu olduklarını ve haftalık 40 saatlik çalışma düzenine geçen tek kamu kurumu olduklarını aktardı. Metro konusunda İBB tarihinde en çok hattın yapıldığı dönemi yaşadıklarını, bunun dünyada da bir rekor olduğunu söyledi. Denetim başlığında ise önceki döneme göre 11 kat fazla denetimden geçtiklerini belirten İmamoğlu, sonucun kamu zararı bulunmaması ve açılmış bir dava olmaması olduğunu yazdı.

KaynakSerbestiyet
Son güncelleme30.10.2026 12:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
1 gün önce

İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Yenikapı'daki Cumhuriyet Bayramı programında Silivri'de tutulan Ekrem İmamoğlu'nun selamını iletti; konuşmada Cumhuriyet, adalet ve İBB hizmetleri öne çıktı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü Yenikapı'daki açık hava programıyla kutladı. Akşam saat 18.00'de başlayan etkinlikte binlerce kişi ellerinde Türk bayraklarıyla alana geldi. Sahnede en çok dikkat çeken isim ise İBB Başkanvekili Nuri Aslan oldu; Aslan, Silivri'de tutulan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun selamını getirdiğini söyledi.

Sahnede müzik, video ve dans

Aslan törene ailesiyle birlikte katıldı. Yanında Genel Sekreter Prof. Dr. Volkan Demir ile belediyenin üst düzey yöneticileri de vardı. Program, Arem&Arman ve Simge Sağın'ın sahne almasıyla açıldı. Ardından "Cumhuriyet" başlıklı bir video gösterildi, sonrasında dans performansı izlendi. Sahne gösterilerinin bitiminde protokol konuşmalarına geçildi; akşam Mert Demir'in vereceği konserle sürdü.

Aslan'dan Silivri'ye selam

Konuşmasında İmamoğlu'nu "seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı" olarak anan Aslan, İmamoğlu'nun Silivri'de 1,5 yılı geçen bir süredir tutulmasını haksız ve hukuksuz bulduğunu söyledi. Aslan'a göre İmamoğlu o akşam sahnede yoktu ama "kalbi burada, sizlerle birlikte atıyor". Başkanvekili, alandakilerle birlikte Silivri'ye ve özgürlüğü bekleyen bütün yol arkadaşlarına, ayrıca demokrasi ve adalet inancını taşıyan milyonlara selam yolladı.

Cumhuriyet'in anlamı ve İBB'nin hizmet vurgusu

Aslan, Cumhuriyet'in 103 yıl önce Türk milletinin kendi kaderini eline almasıyla doğduğunu hatırlattı. Kuruluş yıllarını işgale direnişle, bağımsızlıktan ve özgürlükten vazgeçmemekle anlatan Aslan, bu mücadelenin başında Mustafa Kemal Atatürk'ün bulunduğunu söyledi. Cumhuriyet'i; Anadolu'nun ayağa kalkması, yurdun demir ağlarla örülmesi, fabrika ve okul kurulması, işçiye iş, köylüye toprak, gence gelecek sağlanması olarak tarif etti. Aslan'ın tanımında Cumhuriyet korkmadan ve haysiyetle yaşamak anlamına geliyordu; kimsesizlerin kimsesi olan bu anlayışla İstanbul'da da çalıştıklarını ekledi.

Başkanvekili, İmamoğlu'nun öncülüğünde başlayan hizmet yolculuğunun aynı kararlılıkla sürdüğünü anlattı. Çocuklar için merkezler açıldığını, gençlerin eğitimine destek verildiğini, anneler, emekliler ve geçim sıkıntısı çeken İstanbulluların yanında durulduğunu söyledi. Kent Lokantaları ile sofraların büyütüldüğünü, metro hatlarıyla şehrin birbirine bağlandığını, kentin tarihi, doğası ve kültürünün korunduğunu belirtti.

Atatürk'ü ve şehitleri anma, 100. yıl videosu

Aslan, Cumhuriyet'i demokrasi, adalet, eşitlik ve özgürlükle büyüteceklerini vurguladı. Konuşmasında Atatürk ile silah arkadaşlarını, şehitleri rahmetle, gazileri minnetle andı. Sözlerini "Yaşasın Cumhuriyet" çağrısıyla bitirdi. Ardından sahnede, İmamoğlu'nun Cumhuriyet'in 100. yılında Maltepe Meydanı'ndaki konuşmalarından derlenen kesitleri içeren bir video gösterildi; alandakiler videoyu coşkuyla izledi.

Kaynaklarwww.istanbultimes.com.tr, Toplumsal Haber, Anka Haber, birgun.net
Son güncelleme30.10.2026 00:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, İmamoğlu'nun AİHM başvurusunda üçüncü taraf olmaya hazır olduğunu bildiren karara 94 evet oyu verdi. Raportör, kararın yargılamaya müdahale olmadığını söyledi.

Ekrem İmamoğlu'nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdığı dosyada yeni bir oyuncu devreye giriyor. Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, davada üçüncü taraf sıfatıyla yer almaya ve görüşünü Mahkemeye yazılı iletmeye hazır olduğunu açıklayan kararı 29 Ekim'de kabul etti.

Oylamada 94 evet çıktı

Kongre'nin 51. oturumunda yapılan oylamaya 113 üye katıldı. Karar 94 üyenin desteğini aldı, 11 üye karşı oy kullandı, sekiz üye çekimser kaldı. Taslağı oturumda Avusturyalı Kongre üyesi ve raportör Gudrun Mosler-Törnström sundu.

Mosler-Törnström, atılan adımın sürmekte olan yargılamaya müdahale sayılmayacağını vurguladı. Kongre'nin Mahkemenin yargı yetkisine de davanın kendisine de karışmadığını belirten raportör, "Devam eden bir davaya müdahale etmiyoruz" dedi. Kongre'nin yalnızca kendi raporlarına, Türkiye'ye yaptığı ziyaretlere ve görüşmelere dayanan bilgi ve deneyimini kullanacağını da ekleyen Mosler-Törnström, Türkiye makamlarıyla "iyi bir siyasi diyaloğu" sürdürmek istediklerini söyledi.

Başvurunun takvimi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı İmamoğlu tutuklu ve görevden uzaklaştırılmış durumda; AİHM'e 10 Kasım 2025'te başvurdu. Mahkeme dosyayı 23 Mart 2026'da ele aldı. Kongre ise 18 Haziran 2026'da, Mahkemeden üçüncü taraf olarak katılma ve yazılı görüş bildirme izni istenmesini kararlaştırmıştı. Aynı kararla, konuyla ilgili bir taslağın hazırlanıp onaylanması İzleme Komitesi'ne görev olarak verilmişti.

Kongre'nin Türkiye değerlendirmesi

Karara eşlik eden metinde Kongre, seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınmasının, tutuklanmasının ve hakkında ceza soruşturması yürütülmesinin uzun süredir kendi gündeminde olduğunu belirtiyor. Metin, Avrupa Konseyi'nin anayasal hukuk danışma organı Venedik Komisyonu'nun değerlendirmelerine de atıf yapıyor. Bu değerlendirmeler arasında, yargılanmadan önce tutuklu tutulan belediye başkanlarının yerel yönetimlere etkisini ele alan 2025 raporu da yer alıyor.

Kongre'ye göre, 2024'teki yerel seçimlerden sonra ülkede yerel demokrasiyle ilgili sorunlar ağırlaştı. Belgede, kayyum atamalarının, görevden almaların, tutuklamaların ve partiler arası geçişlerin yaklaşık 80 belediyede seçim sonuçlarının uygulanmasını zorlaştırdığı savunuluyor. Metne göre 20'den fazla belediye başkanı cezaevinde; ana muhalefetteki CHP üyelerinden yüzlercesi de yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklu. İmamoğlu 19 Mart 2025'te tutuklanmıştı; metin bu gelişmeyi yerel demokrasi tartışmasında yeni bir evre olarak tanımlıyor.

Tutuklu ve görevden uzaklaştırılanlar

Metindeki verilere göre 31 Mart 2024'teki yerel seçimlerden beri, İmamoğlu'nun da bulunduğu altı büyükşehir ya da il belediye başkanı tutuklu. Tutuklu ilçe belediye başkanı sayısı 31; bunların 13'ü İstanbul ilçelerinde görev yapıyordu. Görevden uzaklaştırılan il belediye başkanı sayısı İmamoğlu dahil sekiz, ilçelerde ise bu sayı 34'e ulaşıyor.

KaynakEuronews.com
Son güncelleme29.10.2026 14:56
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, Ekrem İmamoğlu'ndan aldığı mektubu köşesine taşıdı. İmamoğlu mektupta Esenyurt'taki kayyum atamasını örnek göstererek iktidarı 'milli irade vurgunu' ile suçladı.

Cumhuriyet yazarı Mustafa Balbay, Ekrem İmamoğlu'ndan hafta başında aldığı mektubu köşesine taşıdı. Balbay'ın yazısına göre tutuklu İmamoğlu mektubunda, iktidarın "milli irade vurgunu" yaptığını öne sürüyor ve Esenyurt'ta yaşananları bunun en çarpıcı örneği olarak sunuyor. Aşağıdaki iddialar İmamoğlu'na ve yazara aittir.

Silivri'den bir mektup

Balbay, tutukluluk koşullarında mektup almanın hücreye bir pencere açılmasına benzediğini yazdı. İmamoğlu ile geçen yıl izinle yaptıkları altı görüşmede onun hapishane koşullarından söz etmeyi sevmediğini anlatan yazar, İmamoğlu'nun "günler nasıl geçiyor" sorularına okuduğu kitaplarla yanıt verdiğini, sonra konuyu hemen davaya ve demokrasi mücadelesine getirdiğini aktardı. Balbay Silivri'de rutubetin başladığını da yazdı; havalandırmayı bir kuyuya benzetti.

Mektup, iktidarın yüz yılı aşkın Cumhuriyet'in bütün kazanımlarını hedef aldığı vurgusuyla başlıyor. İmamoğlu'na göre mücadelenin adı artık Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesi; sahibi de halk.

Dört 'vurgun' başlığı

İmamoğlu, mektubunda "saray rejimi" dediği yapının tercihini açık bir vurgun düzeni olarak niteliyor ve bunu fon, medya, adalet ve milli irade vurgunu olarak sıralıyor. 14-17 Ekim'deki savunmasında İBB iddianamesini yazdıranları ve yazanları halkın huzurunda yargıladığını belirten İmamoğlu, şimdi bu vurgunun en pervasız örneklerinden biri olarak Esenyurt'u işaret ediyor.

Esenyurt anlatısı

İmamoğlu'nun aktardığına göre halkın seçtiği Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 30 Ekim'deki bir operasyonda gözaltına alındı. Özer hâlâ gözaltındayken Beyoğlu Kaymakamı, İstanbul Vali Yardımcısı yapıldı; Özer tutuklanınca aynı isim o gün Esenyurt'a kayyum olarak getirildi. Mektuba göre kayyumun ilk adımı, AK Parti döneminde Beyoğlu'nda belediye başkan yardımcılığı yapmış birini Esenyurt'ta aynı göreve atamak oldu.

İmamoğlu, bu başkan yardımcısına ait evde ve "yedek kasa" olarak kullanılan ikinci evde 7 milyon 450 bin 854 dolar, 431 bin avro, altın, ziynet, pırlanta ve saat çıktığını yazıyor; toplamın 500 milyon lirayı geçtiğini belirtiyor. Faturanın tek bir kişiye kesildiğini savunan İmamoğlu, kayyumun cezalandırılmak yerine yeniden vali yardımcılığına atandığını, yerine Van'daki kayyumun genel sekreterinin getirildiğini öne sürüyor.

İki tablo karşılaştırması

İmamoğlu iki tabloyu yan yana koyuyor: Bir yanda, delil bulunmadığını savunduğu halde başkanlık mührü, mermiler ve birkaç çeyrek altın çıkması nedeniyle cezaevinde tutulan seçilmiş belediye başkanları ile İBB bürokratları; öbür yanda yardımcısının evinde yarım milyar liralık varlık bulunan kayyum. Mektup, 580 gündür tutuklu bir iş insanı için tahliye ihtimali düşünülerek yedek tutuklama kararı verildiğini de örnek gösteriyor.

Balbay yazısını Cumhuriyet'in 103. yılına bağladı: Cumhuriyet'in tacı olan demokrasinin temel direği milli iradenin vurgun üstüne vurgun yediğini yazdı.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme29.10.2026 13:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
2 gün önce

Cumhuriyet yazarı Bedri Baykam, Ekrem İmamoğlu'nun İBB davasındaki savunmasının 14 Ekim'deki ilk gününden başlıklar derledi. Yazıda basın, yargı ve egemenlik vurgusu öne çıktı.

Cumhuriyet yazarı Bedri Baykam, köşesinde Ekrem İmamoğlu'nun dört gün süren savunmasını iki yazıda özetleyeceğini duyurdu. İlk bölümde, İmamoğlu'nun 14 Ekim 2026'daki ilk gün konuşmasından seçtiği pasajlar yer aldı. Baykam yazısına Cumhuriyet Bayramı kutlamasıyla ve tutuklu siyasetçilere selamla başladı.

Yargılama süreci ve tutukluluk eleştirisi

Baykam'ın aktardığına göre İmamoğlu, salonda kendisiyle birlikte tutuklu bulunan arkadaşlarını andı ve yaşanan sürecin sıradan bir yargılamaya benzemediğini söyledi. Çocukların ebeveynlerini ziyaret ederken durumu anlayamadığını anlattı. İmamoğlu, lekelenmeme hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, soruşturma gizliliğinin tutukluların aleyhine işletildiğini, tutuklu yargılamanın ise cezaya dönüştürüldüğünü öne sürdü. Bunu "haysiyet cellatlığı" diye niteledi.

Cezaevi koşullarına da değinen İmamoğlu, haftada yalnızca 10 dakika telefonla bir kişiyi arayabildiğini belirtti. Kendisine destek verip vermediğine bakmaksızın herkese iyi yurttaş gözüyle baktığını, kimseyi terörist olarak görmediğini de ekledi.

Medya, seçim ve kitap iddiaları

İmamoğlu savunmasında soruşturmalarla Türkiye'nin başka bir döneme taşındığını iddia etti ve ülkeyi "operasyon cumhuriyeti" olarak tanımladı. Ona göre 87 milyon yurttaş iki yıldır şafak operasyonlarıyla güne uyanıyor. En çok izlenen haber kanalını susturma girişiminin de duruşmanın daha fazla ilgi görmesine yol açacağını söyledi.

Seçim iptaline değinen İmamoğlu, iptal sonrası aradaki farkın 13 binden 806 bine, ardından gelen seçimde 1 milyon 100 bine vardığını, şimdi ise en az 2 milyona dayandığını savundu. Kitabına yönelik işlemi de anlattı: Polisin, kitabın basımının başladığı gün matbaaya bandrolsüz baskı ihbarıyla gittiğini, ancak bandrolsüz kitap iddiasının dakikalar içinde ortadan kalktığını öne sürdü. Kitabın yasaklanmasını, davanın kendisini siyaseten saf dışı bırakma amacı taşıdığının kanıtı saydı.

Egemenlik, devlet ve yargı bağımsızlığı

Baykam'ın seçtiği pasajlarda İmamoğlu, Cumhuriyet'in egemenliğin sahibini millet olarak belirlediğini, devletin bir kişinin ya da ailenin malı olmaktan çıktığını anlattı. Bir iktidarın meşruiyetini, millet tarafından değiştirilip değiştirilemediğinin belirlediğini söyledi. Devletle iktidarı da ayırdı: İktidarın seçimle gelip gittiğini, devletin ise herkese eşit davranmakla yükümlü olduğunu belirtti.

İmamoğlu, AİHM'nin Türkiye açısından bağlayıcı kararlarının uygulanmadığını, bir siyasetçi ile bir iş insanının tutukluluğuna ilişkin ihlal kararlarının rafa kalktığını öne sürdü. Bugünkü Türkiye'yi "rekabetçi otoriterlik" kategorisinde değerlendirdi; seçimlerin yapıldığını ama yarışın adil olmadığını, asıl meselenin ülkenin gittiği yön olduğunu söyledi.

Diploma, borsa ve yoksulluk

Savunmada 18 Mart'taki diploma iptaline ve 19 Mart 2025 sonrasına da yer verildi. İmamoğlu, o tarihin ardından borsanın 2008'den beri görülen en sert düşüşe sahne olduğunu, müdahaleye karşın iki günde yüzde 16,3 değer yitirdiğini aktardı. Aynı sırada TERA'nın ağırlık verdiği hisse sepetinin ise yükselip zirveye çıktığını da dile getirdi. Hedefinin işsizliğin ve açlığın olmadığı bir Türkiye olduğunu belirten İmamoğlu, yoksulluğu yalnızca boş cüzdanla değil, hastane sırasında beklemekle ve ev sahibi olmayı hayal edememekle de tanımladı.

KaynakCumhuriyet
Son güncelleme29.10.2026 07:00
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu
Büyük Haber·2 gün önce

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun aday ofisi, Cumhuriyet'in 103. yaşında Atatürk'ü canlandıran bir kurguyla video yayımladı.

Cumhuriyet'in 103. yaşı için sosyal medyaya düşen paylaşımlardan biri, Ekrem İmamoğlu cephesinden geldi. Hâlen tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi, hesabından bir kutlama mesajıyla birlikte kısa bir video yayımladı. Videonun merkezinde, Mustafa Kemal Atatürk'e atfedilen bir söz yer aldı.

Dağ yolunda iki karakter

Kurgu, kayalık bir arazide ilerleyen iki figürle açıldı: Atatürk'ü canlandıran bir karakter ve yanında yürüyen küçük bir çocuk. Sahnelere eşlik eden anlatım, vatanın her köşesinin işgal altında olduğu günleri ve Mustafa Kemal hakkında idam hükmü verildiğini hatırlattı.

Çocuk bu karanlık tabloya rağmen merak ettiğini sordu: "Başarabilecek miyiz Paşam?" Videonun mesajı, bu sorunun cevabıyla şekillendi.

Çadırdan tüten duman

Atatürk karakteri, çocuğa Toros Dağları'na bakmasını söyledi. Orada tek bir Yörük çadırı görülüyorsa ve çadırda ateş yanıyor, duman yükseliyorsa, bu milleti yenebilecek bir gücün dünyada bulunmadığını anlattı. Böylece Anadolu insanının direnci, Cumhuriyet'in kuruluş hikâyesinin ana motifi olarak sunuldu.

Kapanış mesajı

Video, "Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!" cümlesiyle bitti. Paylaşım, İmamoğlu'nun cezaevinde bulunduğu bir dönemde, aday ofisinin resmî hesabı üzerinden yapıldı ve 29 Ekim kutlamalarına bu sahneyle katılım sağlandı.

KaynaklarEvrensel.net, Boyoz Haber, Toplumsal Haber, Sözcü Gazetesi ve +2 kaynak
Son güncelleme29.10.2026 01:40
Yorumlar
Benzer Haberler
Haber Kataloğu